Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde gıda hammaddesi satım sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürün iadesi ve bedel iadesi talepli alacak davası.
Özet: Davacı taraf, davalıdan satın aldığı gıda katkı maddesi olan lesitin ürünlerinin ayıplı olması nedeniyle ticari sözleşmeden döndüğünü, iade edilen ürün bedelinin ticari faiziyle tahsilini talep etmektedir; davalı ise ürünlerin uluslararası standartlara uygun ve ayıpsız teslim edildiğini, davacının ayıp ihbarını yasal süresi içinde yapmadığını, ürünleri uygunsuz koşullarda depolayarak bozulmasına sebep olduğunu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ileri sürerek taleplerin reddini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacı ..... Gıda Pazarlama şirketinin gıda endüstrisi için hammadde ve katkı maddeleri tedarikiyle iştigal ettiğini, davalı taraf ile 24.03.2023 tarihinde ...... tedariki hususunda sözleşme akdedildiğini, 06.04.2023 tarihli fatura kapsamında 18.559,5 kilogram ürünün teslim alındığını ve 79.805,85 USD tutarında ödeme yapıldığını, davalı tarafından keşide edilen Bakırköy ...... Noterliğinin ..... Yevmiye numaralı ve 07.03.2024 tarihli ihtarnamesi ile ürünlerin ayıplı olduğunun sabit bulunduğunu, davacı tarafından üçüncü kişilere satılan ürünlerin insan sağlığına aykırı ve ayıplı olması nedeniyle 14.408,20 kilogramlık kısmının iade edildiğini, bu durumun 1 Kasım 2023 tarihinde davalıya e-posta yoluyla bildirildiğini,..... Kuruyemiş ve ..... gibi firmalarca ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, Kartal ...... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin geri alınması ve bedel iadesi talep edilmesine rağmen davalının sorumluluk kabul etmediğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca satıcının ayıptan sorumlu olduğunu, ürünlerin son kullanma tarihleri içerisinde piyasaya arz edildiği ve iade alındığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi kapsamında seçimlik hakların kullanılarak sözleşmeden dönüldüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde davacının muayene yükümlülüğünün bulunmadığının ve satıcının ayıplı ürünlerden sorumlu olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, sözleşmenin 7/C maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtilerek, HMK 109 kapsamında şimdilik 10,00 USD tutarındaki bedelin Kartal ...... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ve 05.03.2024 tarihli ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin toz gıda, sıvıyağ ve sıvı pastacılık sektörlerinde faaliyet gösteren, İstanbul ve Edirne'de entegre üretim tesisleri bulunan, 1960 yılından beri gıda sektöründe yer alan, ..... markasıyla üretim yapan, çok sayıda tescilli markaya ve uluslararası kalite belgelerine sahip, saygın ve itibarlı bir şirket olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame edilen davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin merkezinin Esenyurt'ta bulunması sebebiyle HMK 6. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yazılı bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu belgenin imza ihtiva etmediğini belirterek yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiğini, davacının müvekkil aleyhine Kartal .... Noterliğinden keşide ettiği 05.03.2024 tarih ve ..... yevmiye no’lu ihtarnamede ve İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyasında alacak miktarını 73.107 Euro olarak belirttiğini, buna rağmen işbu davayı kısmi dava olarak ikame etmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, davacıya eksik harcı tamamlaması için süre verilmesini, aksi takdirde davanın usulden reddini talep ettiğini, müvekkil tarafından davacıya satılan lesitin ürünlerinin ithalat öncesinde analiz sertifikaları, sağlık sertifikaları, orijin sertifikaları ve gümrük beyannameleri ile denetlendiğini, ürünlerin ..... Gıda Kodeksine uygunluğunun Gümrük Müdürlüğü tarafından onaylandığını, ürünlerin ayıptan ari olarak teslim edildiğini, davacının yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK 23/c maddesi uyarınca açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için sekiz günlük sürelerin geçirildiğini, davacının lesitin fiyatlarındaki düşüş nedeniyle yüksek kar elde etmek amacıyla ürünleri deposunda uygun olmayan koşullarda uzun süre beklettiğini, ürünlerin ayrışmasının fiziksel bir durum olduğunu ve karıştırılarak homojen hale getirilebileceğini, davalının aynı lesitin ürünlerini dava dışı başka müşterilerine de sattığını ve hiçbir şikayet almadığını, davacının ayıp iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın yetki yönünden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Vergi Dairesi kayıtları, ihtarnameler ve tebellüğ belgeleri, BA-BS formları, ticaret sicil kayıtları, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporu, talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davacı ve davalı taraf arasında akdedildiği beyan edilen █████/2023 tarihli satın alma sipariş sözleşmesine istinaden düzenlenen █████/2023 tarihli faturaya konu Ayçiçek Lesitini sıvısının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak uğramış olduğu zararının HMK 109 md.gereğince şimdilik 10 USD'sinin ticari faiz ile birlikte davalı şirketten tahsili isteminden ibarettir.
İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı, █████/2024 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen iş bu dosya ...... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle dava değerini 73.107,20 USD olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Türk Ticaret Kanunu 23'üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ö. Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)
6098 Sayılı TBK'nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK 222. Maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 Sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 Sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce ve talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına istinaden;
Somut olayda : davacı şirketin, davalı şirketten 06.04.2023 tarihinde 18.559,50 KG Ayçiçek Lesitin Sıvı satın aldığını, 07.04.2023-27.04.2023 tarihlerinde ise satın aldığı ürünün 3.033,50 kg miktarlı kısmını dava dışı şirketlere satmış ve bu ürünlerle ilgili ayıp ihbarı ve ürün iadesi söz konusu olmadığı, davacı şirketin ilk ayıp ihbarının 1 Kasım 2023 tarihinde gönderilen e-posta ile yaklaşık 6 ay sonra yapıldığı, bu bağlamda satın alınan ürünün uygun koşullarda saklanmasının önem taşıdığı, zira ürünün satın alındığı tarihte ayıplı olmadığı, davacı şirketin 07.04.2023-27.04.2023 tarihlerinde sattığı ürünler hakkında sorun yaşanmadığının anlaşıldığı, gizli ayıbın hangi aşamada gerçekleştiğinin tespiti için ürünlerin depoya ilk sevkiyat aşamasında geldiği durumunun bu konuda kuvvetli delil olduğu, iade talebi ve talebe karşılık olarak hergangi bir akredite laboratuvarda yapılmış kimyasal, mikrobiyolojik, toksikolojik muayene ve analiz sonuçlarını içeren belgelerin/raporların/yazılı kaynakların bulunmaması, iade sebebinin altını belgelerle doldurmaması da, sadece ürünün bozuk olduğundan dolayı iadesinin istenmesi de gizli ayıbın kendilerinden kaynaklandığını tetiklediği, oysa ki nem yüzdesi, serbest yağ asidi, oksidasyon göstergesi, iyot sayısı, gerektiğinde yoğunluğu, kontaminant ve kirletici analizleri, ağır metal analizi, pestisit kalıntıları gibi herhangi akredite kurumlarca muayene ve analiz raporu gibi belgelere dayanarak bir iade sebebi de belirtilmediği, ancak bu yönde herhangi bir delil tespiti de bulunmadığı, ürünün açıldıktan sonra da 3-6 ay içerisinde son kullanma tarihi boyunca belirtilen sıcaklık derecelerinde muhafaza edilmesi gerektiği, bu zaman zarfında da ürünün peroksit değeri ve asit sayısı izlenmesinin gerektiğiyle birlikte açık alev veya lokal aşırı ısı kullanılmaması gerektiği durumları da göz önünde bulundurulması, ilgili belirsizliğin (gizli ayıbın) ürün açısından değerlendirilmesinde; ...... Gıda Paz. ve San. Tic. A.Ş. firmasına ait depo koşullarının elverişsizliğinin ilgili unflower lecithin / ayçiçek lesitini (sıvı) ürününün bozulmasında rol oynadığı, eğer ürünler davacı deposunda kısa süre bekledi ise de; bu ürünle ilgili şikayet eden davacı müşterilerinin de ürünün depolanmasına ilişkin resmi denetim raporlarının bulunmadığı, 12 ay olması gerekli olan tüketim ömrünün, ürünlerin üzerinde üretim ve tüketim tarihleri arasındaki süre dikkate alındığında 18 ay olarak belirtildiği, analiz sertifikasında belirtilen süreden 6 aydan daha fazla olarak etiketleme yapıldığı yani 6 ay daha fazla son tüketim tarihi ömrü verildiği, ürünlerin etiket bilgilerine göre dosyaya sunulan sağlık sertifikasında belirtilen üretim ve son tüketim tarihi ile parti/lot numaralarının eşleşmediği, şikayete konu olayın aydınlatılması için, ürünün gıda sanayinde kullanıldığında emülsiyon yapıyı oluşturup oluşturmadığının tespiti için, Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddelerinin Spesifikasyonları Hakkında Yönetmelik kapsamında hidrolize lesitin testinin de bulunmadığı, davalı tarafından gıdada emülsiyon oluşturup oluşturmadığının ispatlanamadığı, davacının veya müşterilerin ürünleri depolama ve muhafazasından kaynaklı olarak ürünlerin ayıplı hale geldiği ürünlerin son tüketim tarihi geçmiş olması nedeniyle kesin olarak tespit edilememiş olsa dahi, davacının ayıp bildiriminde ile yukarıda detaylı anlatıldığı şekliyle somut bir delile dayanmadan ihbarda bulunduğu, depolama koşullarının ürüne uygun olduğunu da ispat edemediği, ürünlerin ilk kısmının sorunsuz ve şikayete konu olmadan satıldığı ve herhangi bir ihbarda bulunulmadığının görüldüğü, davacının ürünleri satın alırken tüketim ömrüne de dikkat de etmediği, ve bu ürünleri başkalarına da sattığı, bu şartlar altında davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 52.936,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.204,56 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 474.239,01 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, (█████/2026 M.B. Efektif Satış 1 USD=45, 48 TL)
6-Davalı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 1.220,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan .....
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Katip.....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!