Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminatı davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının babasının kullandığı aracın aniden duran bir araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında başından yaralanan ve psikolojik travma yaşadığını iddia eden davacının, kazaya karışan diğer aracın sahibi, sürücüsü ve sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat taleplerini konu alan bir istinaf dosyasını özetlemektedir; davacılar, 500 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat talep ederken, davalılar ise sigorta başvurusunun eksikliği, zamanaşımı, kendi araçlarının kusursuzluğu, davacının müterafik kusuru, poliçe limitleri ve yasal faiz başlangıcı gibi hususları ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas, ████████Karar
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR :1-
VEKİLİ : Av.
DAVA :Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin babasına ait ... plakalı araç ile sürücüsü ...'ın bulunduğu yoldaki hız limiti dahilinde seyir halinde iken davalı ...'e ait sürücüsü davalı ... olan ... plakalı aracın önünde aniden durması ile 10 metre fren yapmak suretiyle durmaya çalıştığını, ancak mevzuata aykırı duraklayan ... plakalı araca çarparak durabildiğini, kazanın 04/2/2022 tarihinde meydana geldiğini, davalı şirketine başvuru yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin kaza sonrasında başından yaralandığını, müvekkilinin uğradığı zararın maddi yanı ile birlikte yaşı nedeniyle yaşadığı psikolojik travmanın bir nebze tazmini için davalılar ... ve ...'dan 40.000 TL nin kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, davalı araç sahibi ile davalı sürücünün manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun sigorta poliçesi kapsamında olmadığından davalı sigorta şirketine karşı manevi tazminat talebi olmadığını, davalılara meydana gelen zararın karşılanması için talepte bulunulmuş ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış, arabulucuğa başvuru yaptıklarını anlaşmanın sağlanamadığından bahisle şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalı şahıslar yönünden kaza tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak kendilerine ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan alınarak kendilerine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış geçerli bir başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketine eksik evraklarla başvuru yapıldığını, bu eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidildiğini, zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Trafik Sigorta poliçesi Karayolları Motorlu Araçlar zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile █████/2021-2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, sigortalı aracın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyetinin olmadığını, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacı tarafa rücuya tabi yapılıp yapılmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, kazada mağdurun koruyucu ekipmanlardan sayılan emniyet kemerini veya motorsiklet kullanırken koruyucu ekipmanların kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen kullanılmaması, ehliyetsiz veya alkollü olması ve ehliyetsiz veya alkollü olduğunu bildiği araçta yolculuk etmesinin müterafik kusur teşkil ettiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin Sağlık Gideri Teminatı kapsamında olduğundan SGK tarafından karşılanacağını, hatır taşıması indiriminin müterafik kusur indirimi le birlikte uygulanabileceği konusunda duraksama bulunmadığını, hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, müvekkil şirket nezdinde bulunan sigortalı aracın hususi kullanıma özgü olması sebebiyle dava tarihinden itibaren yasal faizin hükme esas alınması gerektiğini, yargılama sırasında tespit edilecek yasa ve poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle diğer teminat dışı hallerin varlığı halinde müvekkil şirketin işletene rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasının hukuki yararının olmadığını, davacının hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, takip mesafesini korumayarak yasal hız sınırlarının üzerinde araçla seyir ederek ve müvekkili ...'in aracına arkadan çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet veren davacının babasına ait aracı kullananın ... adlı kişi olduğunu, müvekkili davalıların kazadan dolayı sorumlu tutulabilmesinin imkanının bulunmadığını, kaza tespit tutanağındaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, müvekkillerinin herhangi bir kusurunun söz konusu olmayıp talep edilen alacak kalemlerinden müvekkillerinin sorumlu tutulabilmesinin imkanı bulunmadığını, müvekkili ... Herhangi bir sorumluluğu olmamasına rağmen kazada kusurun davacının babasına ait olan aracın şoföründe olmasına rağmen davacının babasını tanıyor olması sebebiyle vicdani olarak ve yardım etmek amacıyla davacının babası tarafından yapılmış olan onarımların bedelini ödediğini, davacıyı hastanede ziyaret ettiğini ve ailesiyle ilgilendiğini, davacıda ortaya çıkan rahatsızlıkların kaza dışı olabileceği gibi bu rahatsızlıkların geçici olma ihtimalinin de söz konusu olduğundan bahisle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 24.09.2024 TARİHLİ KARARI: Somut olayda, █████/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın içerisinde bulunan davacı ...'ın yaralandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... nolu ZMMS poliçesi ile ███████/2021-2022 tarihleri arasında sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağı, dosyadaki diğer evraklar ve hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, usul ve yasaya uygun İlk derece mahkemesince aldırılan █████/2024 tarihli trafik bilirkişisinin hazırladığı kusur raporu ve Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan █████/2024 tarihli ... sayılı raporuna göre davacı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın kusursuz olduğu anlaşılmakla, TBK m.49 gereği koşulları oluşmadığından davacının maddi ve manevi tazminat istemli davalarının ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Yerel mahkemece dosyaya sunulan ATK raporu esas alınarak diğer deliller toplanmadan ve gerekli incelemeler yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, dosyaya sunulan 12.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerini sunduklarına, mahkemesinden alınan rapor dosyada ATK raporu ile çelişki oluşturmasına rağmen mahkemece bu hususun hiç değerlendirilmediğini, müvekkilinin hız limitlerine uyduğunu, şerit takibi yaparak ve takip mesafesini koruyarak seyir halinde iken öndeki aracın aniden fren yapması ile öndeki araca çarptığını, buna rağmen Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkilinin asli kusurlu, davalının ise kusurunun bulunmadığının bahsedildiğini, davalının alkollü olduğuna dair tespit yapılmaması ve sürücünün fren yapmasına sebebiyet verecek bir neden bulunmadığından müvekkilin zamanında frene basmasına rağmen kazayı engelleyemeyecek olması hususlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 56/C maddesindeki "yakın takip kuralını" ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 56/D maddesindeki "araçların zorunlu nedeni olmadan başkalarını tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamak" kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, ... plakalı aracın firari sürücüsünün aracının içinde çok sayıda kutu bira şişesinin olduğu belirtilmiştir.
Aynı olaya ilişkin olarak ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan 16.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/C maddesinde “Önlerinde Giden Bir Aracı Güvenli ve Yeterli Mesafeden İzlememek (yakın takip)” kuralını ihlal ettiği, tehlike anında etkin fren tedbirini kullanarak aracını makul mesafede durdurabilmesi ve önünde ilerlemekte olan diğer araçlarla takip mesafesini koruması gerektiği, 2918 sayılı kanunda belirtilen ve araçlar arası takip mesafesi kuralı olan “sürücülerin önlerinde giden aracı kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının yarısı kadar mesafeden izlemek zorundadır” “bu mesafe takip eden aracın 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar da olabilir.” olarak tanımlanmaktadır. Ancak sürücü ...’ ın kaza anında bu hususa yeterince dikkat etmediği, ön ilerisinde ilerleyen ... plakalı kamyoneti gereğinden fazla yakın takip ettiği sırada bu aracın bir nedenle ani yavaşlaması sonucu karayolu üzerinde bıraktığı 10 mt. fren izi ile birlikte arkasından şiddetlice çarpması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonetin firari sürücüsü ise; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun yavaş sürme ve yavaşlama 56/1d maddesi “Araçlarını Zorunlu bir neden olmadıkça diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretlerle belirtilen hız sınırının çok altında sürmek, başkalarını tehlikeye düşürmek, gereksiz ve ani yavaşlamak” kuralını ihlal ettiği, sürücüsünün firari olması nedeni ile alkollü olup olmadığı hususunda bir tespit bulunmayıp meydana gelen kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan 20.01.2024 tarihli raporda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ... kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobiliyle D/400 Adana Osmaniye karayolunu takiben Osmaniye istikametinden Adana istikametine yolun sol şeridi üzerinde seyir halindeyken kilometre 71 civarına geldiğinde önünde seyreden trafik akımını kontrol edip, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirerek olası bir olumsuzluk anında aracının teknik özelliğini de değerlendirerek etkili bir şekilde fren tedbirine başvurduğunda, aracını güvenli bir şekilde durdurabileceği bir hızla kontrollü bir şekilde seyrine devam etmesi gerekirken önünde kendisiyle birlikte aynı yönden gelerek aynı istikamete seyir halinde bulunan ... plaka sayılı araç ile arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmayıp olası bir olumsuzluk anında, etkili şekilde fren tedbirine başvurduğunda aracını güvenli bir şekilde durduramayacağı bir hızda, kontrolsüz seyirine devam ettiği, sürücünün mevcut bu seyri sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyip dikkatsiz tedbirsiz davrandığı ve önündeki trafik akımında seyrine devam eden araçların duraklamasının ardından kendisinin fren tedbirine başvurmakta geç kalması sebebiyle önünde seyrine devam eden aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK' nın 56/C "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar" maddesinde belirtilen kurallarını ihlal ettiği ve kazanın oluşumuna sebebiyet vererek % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil içerisinde yolcu konumunda olduğu belirtilen ...'ın araç içerisinde seyir halindeyken sürücüye herhangi bir müdahalesi bulunmamakla birlikte kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...; kendi sevk ve idaresindeki kamyoneti ile D/400 Adana Osmaniye karayolunu takiben Osmaniye istikametinden Adana istikametine seyir halindeyken km 71 civarına geldiğinde kendisinin önünde gerçekleştiği belirtilen bir trafik durumu sebebiyle duraklamasının ardından kendisin de fren tedbirine başvurarak durakladığı esnada aracının arka kısımlarına kendisi ile aynı istikametten gelerek aynı yöne seyir halinde bulunan ... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda; kendisinin D-400 Adana Osmaniye karayolunu takiben Osmaniye istikametinden Adana istikametine seyir halindeyken kilometre 71 civarına gelerek önünde gerçekleşen bir trafik durumu sebebiyle etkili şekilde fren tedbirine başvurmak durumunda kaldığı, kendisinin arka kısımlarında seyir halindeyken güveni takip mesafesi kurallarına uymayan ... plaka sayılı otomobilin kendisine arkadan çarpması ile ilgili tedbir alma fırsatının bulunmadığı, kendisinin önünde gerçekleşen bir trafik durumu sebebiyle fren yapmak durumunda kaldığı, kazanın arkadan gelerek yeterli takip mesafesi kurallarına uymayan araç sürücüsünün yapmış olduğu kural ihlali sebebiyle gerçekleştiği, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında her ne kadar ... plakalı kamyonetin tespit edilemeyen sürücüsünün 2918 KTK'nın 56/d maddesini ihlal ettiği belirtilerek bu yönde kusur tespiti yapılmış olsa da; soruşturma aşamasında verilen beyanların tetkiki neticesi sürücü ... ile aynı araçta yolcu konumunda olduğu belirtilen şahsın vermiş olduğu beyanları dikkate alındığında D/400 karayolu üzerinde seyir halindeyken bir trafik durumu sebebiyle fren tedbirine başvurarak duraklamak zorunda olduğu, bu haliyle ilgili maddece kusur izafe etmenin uygun olmayacağı, ancak her ne suretle olursa olsun arkadan seyir eden sürücünün olası bir olumsuzluk anında taşıt yolu üzerinde gerçekleşebilecek olumsuzluk anında yeterli ve güvenli takip mesafesi kurallarına riayet etmesi durumunda aracını güvenli bir şekilde durdurabileceği belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince kusur raporları arasında bulunan çelişkilerin giderilmesi amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 18.07.2024 tarihli ve 6381 sayılı raporda, sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini temkinli bir şekilde sürdürmediği, kendisiyle aynı istikamette önünde seyir halinde olan araçlarla arasında güvenli ve yeterli mesafe bırakmadığı, önünde yavaşlayan sürücüsü belirsiz ... plakalı aracın arka kısımlarına dikkatsizce çarptığı olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü olay mahalli devlet karayolunda seyir halinde iken yavaşladığı sırada aracının arka kısımlarına; gerisinde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki aracın ön kısmı ile çarpması neticesi meydana gelen kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece ATK'dan aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi mahkemece alınan 20.01.2024 tarihli rapor ile de uyumlu olduğu, kusur raporları arasındaki çelişkinin bu surette giderilmiş olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.22.06.2026
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!