Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, yetkisiz temsilci ile akdedildiği iddia edilen sözleşme ve ayıplı mal sebepli cari hesap alacağına dayalı itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının özel sipariş üzerine ürettiği ve teslim edilmeyen malların bedelini tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir; davalı malların ayıplı olduğunu ve sözleşmenin yetkisiz bir çalışan tarafından yapıldığını ileri sürerken, yerel mahkeme ayıplı ürün nedeniyle büyük alacak talebini reddedip, davalının kabul ettiği küçük bir cari hesap borcu için itirazın kısmen iptaline ve takibin devamına karar vermiştir. Davacı ise yetkisiz personelin yaptığı sözleşmenin kendisini bağlamaması gerektiği gerekçesiyle bu karara istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...../...-..../.....
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : .../....KARAR NO : .../...BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında mal alışverişine ilişkin cari hesap ilişkisi bulunduğunu, cari ilişkiye dayanılarak yapılan icra takibinde davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, borcun para borcuna ilişkin olması nedeniyle alacaklı davalının yerleşim yerinin yetkili olması nedeniyle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın haksız olduğunu, davacının davalının sipariş ettiği ürünlerin sipariş formuna uygun şekilde üretilerek irsaliyeli fatura düzenlenerek ambar firması ile davalıya gönderildiğini, malların davalı firma çalışanına teslim edilmesine rağmen hiçbir gerekçe ileri sürülmeksizin iade edildiğini, söz konusu malların sipariş üzerine üretilen özel mallar olması nedeniyle başka bir yerde kullanılmasının mümkün olmadığını, bedellerinin de ödenmediğini, davalıya gönderilen ihtarnameye ve yapılan takibe rağmen bedellerinin ödenmediğini, itirazın haksız olduğunu belirterek Bursa ..... İcra Müdürlüğü’nün .../..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde bir anlaşma olmadığını, teslim edilen ürün de bulunmadığını, davacının Trabzon’da olumsuz tanınması nedeniyle davalının davacı ile çalışmadığını, ancak davacının aracı firması olan ..................... firmasının ısrarı üzerine davacının satış müdürü ............ ile 4/9/2015 tarihli sözleşmenin yapılarak bu sözleşmeye göre hazırlanmış Yalı Plastik firmasının 5/9/2015 tarihinde gönderdiği sipariş formunun faks yolu ile imzalandığını, daha sonra ürünlerin hazır olduğu ancak firma tarafından faks yoluyla gönderilen 10/9/2015 tarihli sipariş formunun imzalanmasının istenilmesi, davalının da ürünün bir an önce gelmesi ve davacının beyanları nedeniyle gönderilen formu sözleşme de bulunması nedeniyle incelemeden imzalayarak davacı şirkete faksladığını, davacının bu sözleşmeye dava dilekçesinde yer vermediğini, ürünler Trabzon’a gönderildikten sonra yapılan incelemede ürünlerin verilen siparişe uygun olmadığının belirlendiğini, satış müdürü .......... ile yapılan görüşme sonucunda ürünlerin talep üzerine davacıya iade edildiğini, davacının ihtarına karşılık cevap ihtarı düzenlediklerini, sözleşmede taahhüt edilen ürünlerin yapılmadığını, icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine, % 20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, para alacağı söz konusu olduğundan davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğünün yetkili olması sebebiyle yetki itirazının yerinde olmadığını, dava konusu ürünlerin █████/2015 tarihli sözleşme kapsamında ayıplı olduğu, ayıp sebebiyle ürünlerin kabul edilemeyeceği, sözleşmenin yetkili temsilci olmasa da davacı firma ile davalı Ünal Ay arasında örtülü olarak teamül oluştuğundan sözleşmenin davacıyı bağlayacağı, davacı tarafından satılan ürünler ayıplı olduğundan davalıdan █████/2015 tarihli faturaya dayalı 18.399,15.-TL alacağın talep edilemeyeceği, cari hesap ekstresinden kaynaklanan 91,77.-TL alacağın ise davalı tarafından, davacı ile █████/2015 tarihli faturadan önce ticari ilişkinin olduğunun ikrar edildiğinden bu miktar yönünden yapılan ticari defter incelemesi ile ispat edildiği, 91,77.-TL alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 91,77.-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın % 20 si olan 18,35.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece şirkette yetkili sıfatı olmayan, ne ticari vekil ne de ticari mümessil olmayan bir çalışanın ve hatta sözleşmenin yapıldığı tarihte çalışan dahi olup olmadığı belli olmayan bir kişinin yapmış olduğu sözleşmenin davacıyı bağlamasının davacıyı zarara uğratacağını, davalının dayandığı sözleşmeyi kabul etmediklerini, .................’ın şirket yetkilisi olmadığını, sözleşmede tarih ve şirket kaşesi bulunmadığını, bu kişinin şirket adına sözleşme yapma yetkisi bulunmadığını, aksi düşünülse dahi ..................... yetkisini aştığını, davacı adına sipariş formundan farklı ve sipariş formunda yer almayan hususlarda sözleşme imzaladığını, yetkisiz kişi tarafından imzalanan bu sözleşmenin davacı yönünden her hangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacının özel sözleşme düzenlemediğini, matbu sipariş formları düzenleyerek teyit aldıktan sonra bu sipariş teyit formu doğrultusunda işlem yaptığını, malların renk-ebat-mikron-mamul-hammadde vd. yönünden siparişe uygun biçimde üretilip davalı firmaya teslim edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin yetki itirazı hususunda karar vermemesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme olduğunu, sözleşmenin şirketin o dönem bölge satış müdürü ile yapıldığını, bu kişinin davacı şirketin bizzat sigortalı yetkilisi olduğunu, davacının alacak talep ettiği davaya dayanak sipariş formlarında dahi .....................'ın imzasının bulunduğunu, savcılıkta imzanın bu kişiye ait olduğunun belirlendiğini, sözleşme bulunmadığını varsayılsa bile üretilen ürünlerin objektif ölçülerde kabul edilebilir bir ürün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ürettiği ürünlerde kalsit olduğunu, bu da poşetlerin dayanaksız olmasına neden olduğunu, dava konusu faturaların icra takibine konu edildiğini, mahkemenin hükme esas aldığı cari hesabın dava konusu dahi olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Davacı, Bursa ....... İcra Müdürlüğü’nün ..../....... esas sayılı dosyası ile █████/2015 tarihinde 18.490,92.-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatmış, davalı borçlu vekili süresinde yetki itirazında da bulunarak takip konusu borcu kabul etmediğini bildirmiştir.Davacı icra takibinde borcun sebebi olarak cari hesap ekstresini göstermiş, yargılama sırasında ise 10/9/2015 tarihli sipariş teyit/kabul formuna dayanmıştır. Bu sipariş formuna göre siparişi alanın ....................., ürünün teslim tarihinin 22/9/2015 ve sevk adresinin Trabzon olduğu düzenlenmiştir.Davalı taraflar arasında poşet imaline ilişkin eser sözleşme ilişkisi kurulduğunu kabul etmiş ancak firma yetkilisi Ünal Ay ile davalı arasında düzenlenen 4/9/2015 tarihli sözleşme ile davacının aracı firması olduğunu ileri sürdüğü Yalı Plastik firması ile yapılan 5/9/2015 tarihli sipariş formuna dayanmış, sözleşme ile 5/9/2015 tarihli sipariş formunu imzaladıktan sonra ürünlerin hazır olduğunun bildirilip sipariş formu imzalanmasının istenilmesi üzerine davacının dayandığı 10/9/2015 tarihli sipariş formunun, önceki sözleşme ve sipariş formu nedeniyle okunmadan imzalandığını savunmuştur.Davacının dayandığı sipariş formu ile davalının dayandığı sözleşme o dönemde davacı şirketin pazarlama görevlisi olarak çalışan ................... tarafından düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki deliller ile taraf beyanlarına göre, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında poşet imaline ilişkin eser sözleşmesi kurulduğu sabittir. Ancak davacı yüklenici iş bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davacıya iade edildiğini savunmuştur. Taraflar arasında ürünlerin teslim yerinin Trabzon olduğu, davalıya teslim edilen ürünlerin davacıya geri gönderildiği, ürün bedelinin ödenmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ürün bedelinin tahsili için yapılan takipte icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı hususundadır.Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu tür uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinde İİK'nın 50. maddesi uyarınca 6100 sayılı HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacak olup icra takibinin davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde yapılması gerekir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HMK'nun 6.maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Davalının dayandığı iki ayrı belgede yetki sözleşmesi ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacının dayandığı sonraki tarihli sipariş formunda yetki sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmakta ise de, yargılama sırasında davacı söz konusu yetki sözleşmesine dayanmamıştır.İcra takibi Bursa İcra Müdürlüğü’nde başlatılmıştır. Davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa yeri ise Trabzon ili olup yetkili icra müdürlüğü de Trabzon icra daireleridir.Davalı süresinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, bu itiraz üzerine davacı alacaklı vekili 3/1/2016 tarihli dilekçesi ile yetki itirazını kabul ettiğini bildirerek dosyanın Trabzon’a gönderilmesini istemiş, icra müdürlüğü de 4/1/2016 tarihinde talebin kabulüne karar verip 5/1/2016 tarihinde Trabzon İcra Tevzii Bürosu’na hitaben yazdığı müzekkerede borçlu tarafından yasal süresinde yetki itirazında bulunulduğunu, alacaklı vekilince dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunulduğundan dosyanın yetkisizlik kararı verilerek ekte gönderildiğini belirtmiştir. Davacı alacaklı vekili 5/1/2016 tarihli dilekçesi ile bu defa dosyanın Trabzon icra müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiş olsa da, bu beyan ve taleplerinden vazgeçtiklerini, davayı icra müdürlüğünün bağlı olduğu mahkemede açacaklarından dosyanın kaydının açılmasını istemiş, bu talep üzerine aynı icra müdürlüğü 5/1/2016 tarihli karar ile talebin kabulüne karar verip Trabzon İcra Tevzii Bürosu’na yeniden müzekkere yazıp yetkisizlik kararı üzerine icra dosyasının gönderileceği bildirilmesine rağmen alacaklı vekilinin talebinden vazgeçerek itirazın iptali davası açacağını bildirmesi nedeniyle dosyanın gönderilmeyeceğini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta yukarıda açıklandığı şekilde Trabzon icra daireleri yetkilidir. Davacı alacaklı vekilinin davalı borçlunun yetki itirazını kabul edip icra dosyanın Trabzon İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesini istedikten sonra bu talebinin hata, hile gibi bir sebeple yapıldığına ilişkin geçerli bir sebep göstermeksizin yetki itirazının kabulüne ilişkin beyandan vazgeçilmesi de mümkün olmadığından bu yönden de Trabzon icra dairelerinin yetkili olduğu sabittir.Taraflar arasında eser sözleşmesinin ifasına yönelik uyuşmazlık bulunmasına rağmen mahkemece hatalı olarak uyuşmazlığın para alacağından kaynaklandığı kabul edilerek icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz reddedilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere Trabzon İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu sabittir. ( Yargıtay 15. HD’nin █████████- █████████ ve █████████ - █████████ s.k.)Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biri olup dava koşulunun mahkemece öncelikle gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir. Takip konusu alacak için Bursa İcra Müdürlüğü yetkili olmadığından davacı tarafından yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğinden tarafların istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü gerekmiştir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın yetki ilk itirazı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup tarafların istinaf başvurusunun bu sebeple kamu düzeni bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜNE, Bursa ......Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. tarih ve ......../..........-....../.........sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,a)Davanın REDDİNE, b)Alınması gerekli 54,40.-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 223,33.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 168,93.-TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,d)Davalı tarafından yapılan 28,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan gider avansının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,e)Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 4.080,00 .-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf başvuru aşamalarında davacı tarafından yapılan 194,40.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf başvuru aşamalarında davalı tarafından yapılan 121,30.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar tebliğ, gider avansı iade ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile █████/2021 tarihinde karar verildi. BaşkanÜye Üye Katip