T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kambiyo senedinde tahrifat iddiasına dayalı menfi tespit davasında borçsuzluk mücadelesi.
Özet: Davacı, kendisine karşı başlatılan kambiyo senetlerine dayalı icra takibinde borçlu olmadığının tespiti amacıyla, takibe konu bonoda tahrifat yapıldığını, imzaların şirket adına atıldığını ve şahsi sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış; davalı ise davacının hukuki yararı olmadığını, bonoda tahrifat bulunmadığını, sahtecilik suçlamasıyla hakkında açılan ceza davasından beraat ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkeme bu iddialar doğrultusunda senedin geçerliliğini ve davacının şahsi sorumluluğunu değerlendirmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizin .... Esas, ... Karar, █████/2025 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar █████/2025 tarihli ilamı ile Mahkememizin kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle, davanın yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu senette tahrifat yapıldığını, müvekkilinin borçlu çıkartılmaya çalışıldığını, bononun üzerine davalı tarafından kefil kısmına müvekkilinin yazıldığını, müvekkilinin senette yer alan şirketin kurucularından olduğunu, aynı zamanda imza yetkilisi olduğunu, takip dayanağı bonoda yer alan iki imzanın da keşideci firmanın kaşesi üzerine atıldığını, müvekkilinin kaşe dışında açıkta herhangi bir imzası bulunmadığını, müvekkilinin kaşe üzerine atılan imzaların şahsı adına değil, kaşesi bulunan firmayı temsilen attığını, Küçükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi .... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda senette tahrifat yapıldığının tespit edildiğini, rapor sonrasında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı hakkında düzenlenen iddianame uyarınca Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, davanın derdest olduğunu beyanla öncelikle takibin ihtiyati tedbiren durdurulmasını, adli yardım taleplerinin kabulünü ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kısmi menfi tespit davası açtığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, icra takibi Euro üzerinden yapıldığını, yabancı para birimi üzerinden açılan davalarda kabul edilen yabancı para miktarının dava tarihindeki Merkez bankası tarafından ilan edilen efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı hesaplanıp belirlenecek bu miktar üzerinden harç alınması gerektiğini bu nedenle eksik harcın yatırılması gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava menfi tespit davası olduğunu, istirdat davasıda olmadığını, davacı belirttiği müddeabih kadar icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, Sayın Mahkeme tarafından icra dosyasının tüm kapak hesabının dosyaya yatırılmaması halinde sadece %15 lik teminat karşılığı dosya girmiş ve girecek tümü için ihtiyati tedbir kararı verilmesine itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir kararı yasaya aykırı olduğunu, davacının açtığı dava müddeabih ile icra dosyası hesabı arasında en az 3 kat fark olduğunu, davacının huzurdaki davada temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının yazılı delille ispatı gerektiğini, davacının ispat yükü altında olduğu davasında tanık deliline dayanmasına muvafakat etmediklerini, ispat külfetini üstlenmemek ve hiç bir iddiayı kabul anlamına gelmemek üzere davacının kambiyo senedi vasıflarına ve imzasını inkar etmiş de olmadığını, takibe konu senet kambiyo senedi vasfında olduğunu, senet üzerinde herhangi bir çizinti, kazıntı veya silinti bulunmadığını, senette tahrifat iddiası nendeniyle Küçükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporu doğrultusunda da davanın reddine karar verildiğini, dosyanın istinafta olduğunu, senet metnindeki hiçbir yazı imza müvekkili davalıya ait olmadığı gibi davacı imza inkarında da bulunmadığını, davacının resmi evrakta sahtekarlık nedeniyle şikayeti üzerine açılan Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından da müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, senetteki matbu yazılı TL nin yerine yazı ile de yazılmış Avrupa para birimi € işaretinin yazılmış olması da, yasa ve yerleşik içtihatlar gereği senedi düzenleyen borçlunun imza veya parafını da gerektirmediğini, bu paraf imza gerektirmeyen durum da yine müvekkili tarafından yapılmadığını, davacı kendi borcu için düzenlediği senede tek ortağı ve yetkilisi olduğu şirket kaşesini basarak, tüzel kişilik perdesi arkasına saklandığını yine takip dayanağı senette yer alan davacı isminin de yazması, iki imzanın olması, imzaların ve senedin reddilmemiş olması ve yukarıda ayrıntılı açıkladığımız üzere haksız ve kötüniyetli davanın reddi gerektiğini beyanla davacıya karşı inançlı temlik nedeniyle araç ruhsatının kendi adına tescili, mümkün olmadığı takdirde değerinin tahsili yönünde dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla haksız açılan davanın reddini reddini, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, dava konusu █████/2019 düzenleme tarihli, █████/2019 vade tarihli, 15.000 Euro bedelli bonodaki tahrifat iddiasına dayalı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde; davacı vekiline Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinden borçlu olup olmadığının tespitini mi, yoksa █████/2029 tanzim tarihli, █████/2019 vade tarihli, 15.000 Euro bedelli senetten dolayı mı borçlu olup olmadığının tespitini mi talep ettiğini HMK 31 Maddesi uyarınca açıklamak ve talep sonucunu somutlaştırmak ve noksan harcı yatırmak üzere 1 haftalık ihtarlı kesin süre verildiği görülmüştür. İhtarlı kesin süre içerisinde davacı vekilinin sunduğu █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; huzurdaki davada davacı olarak taleplerinin "Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında dayanak yapılan █████/2019 tanzim tarihli, █████/2019 vade tarihli, 15.000 Euro bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin" olduğunu bildirdiği ve senet bedeli olan 15.000 Euro üzerinden hesaplanan noksan harcı ikame ettiği görülmüştür. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372)Kambiyo senedi ve bononun hukukî niteliğine değinmek gerekirse; Hukuk Genel Kurulu'nun ... E.,... K. Nolu 20.12.2022 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere; Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir amaca ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda şekil şartları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono" ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir.Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 12.06.2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı emsal nitelikteki ilamında; "Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Senet altında keşideci hanesinde ... isim ve soy isim bulunmakta ise de, o tarihte şirket yetkilisi davacının her iki imzasının da şirket kaşesi üzerinde yer almasına ve bu kişinin el yazıyla isim ve soy isminin yazması imza mahiyetinde değerlendirilebilecek ise de, senet metninden de görüleceği üzere, ayrıca şekil kullanmak suretiyle imza attığı bu durumda senetten şahsen sorumlu olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir" şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.Somut olayda, bono üzerindeki şirket kaşesi üzerinde iki tane imzanın bulunduğu ayrıca ve açıkça başkaca bir imzanın bulunmadığı, emsal nitelikteki Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere borçtan şirketin sorumlu olabileceği ve tahrifat iddialarının da keşideci şirket ile davalı arasında görülebilecek bir davada uyuşmazlık konusu olabileceği, şirket yetkisi olarak kaşe üzerine şekil ile imza atan davacının isim ve soy ismini yazarak da imza atmış sayılamayacağı, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği ve senet miktarı üzerinden harcını yatırdığı bu nedenle İİK 72/5 maddesi uyarınca tazminat değerlendirilmesinin de yapılamayacağı anlaşılmakla usul ekonomisi ilkesi uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın kabulü ile; davacının █████/2029 tanzim tarihli, █████/2019 vade tarihli, 15.000 Euro bedelli senetten borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 40.890,61 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 5.437,57 TL peşin harç ve 4.785,08 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 30.667,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 5.437,57 TL peşin harç ve 4.785,08 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.838,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 671,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,AAÜT gereğince hesap edilen 95.776,56 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır