Danıştay, bir polis memurunun yasa dışı el bombası bulundurma suçlamasıyla meslekten çıkarılma cezasının, yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle iptal kararını onadı.
Özet: Bir polis memurunun, menşei belli olmayan yasa dışı silah bulundurma iddiasıyla verilen meslekten çıkarma cezasının, iddianın tek tanığının güvenilmez bulunması, HTS kayıtları ve fotoğrafların kesin delil sunmaması ile aynı konuda açılan ceza yargılamasında beraat etmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu; ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin bu iptal kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu; davalı idarenin temyiz isteminin reddedilerek, bölge idare mahkemesi kararının onandığı, disiplin hükümleri karşılaştırmasında farklı kanun hükmünde kararnameye atıfta bulunulsa da bunun sonuca etkili olmadığı kararlaştırılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : ... olarak görev yapan davacı, "Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/40 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; polis memuru M.H.'nin, davacı ve emniyet amiri olarak görev yapan İ.F.'nin iki adet el bombasını Beykent köyü yakınlarında boş arazide bir kayanın altına bıraktıklarını iddia etmesi ve yer göstermesi ile anılan yerde iki adet el bombasının bulunması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde; iddia edilen olayın tek tanığının şikayetçi M.H. olduğu, tanık olarak dinlenen başpolis memuru E.Y.'nin ifadesinde, M.H. ile sohbet ettikleri sırada M.H'nin Baykan ilçesine tayin olmasından dolayı hergün 70 km yol yaptığını, kendisine haksızlık yapıldığını ve dönemezse elinde kozları olduğunu, İ.F.'ye bir oyun oynayacağını söylediği, HTS kayıtlarından da davacının olay günü ve saatinde olay yerinde olduğunu ispat eder nitelikte kesin bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, şikayetçi M.H.'nin olay günü, olay yerinde cep telefonu ile çektiğini iddia ettiği fotoğraflarda da davacının görüntülerinin bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu fotoğrafların da davacının kendisine isnat edilen fiili işlediğini ispatlama konusunda herhangi bir kesinlik ifade etmediği, davacı hakkında "Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması" suçundan dolayı yapılan ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiğinin anlaşıldığı, davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği, işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava konusu disiplin cezasına ilişkin fiilin 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de de yer aldığı, Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, fiilin sübuta erdiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/40 maddesinde yer alan disiplin cezasının, temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile karşılaştırılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile karşılaştırma yapılmak suretiyle karar verilmiş ise de; 682 sayılı KHK hükümleri ile 7068 sayılı Kanun hükümlerinin aynı olması karşısında kararda sonuç itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.