Hırsızlık suçunda çalınan motosikletin olay yeri ve değeri konusundaki çelişkili eksik inceleme sebebiyle istinafın reddi kararının temyizce bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun reddi kararının temyiz incelemesinde, çalınan motosikletin suç yeri olarak belirtilen adreste binanın eklentisi içerisinde olup olmadığına dair krokilerdeki çelişkiler ve bu konuda mahallinde keşif yapılmaksızın eksik araştırma yürütülmesi ile suça konu motosikletin değer tespiti konusunda farklı bilirkişi raporları ve mağdur beyanı arasında tutarsızlıklar bulunması nedeniyle, TCKnın 3 ve 61. maddeleri çerçevesinde adil bir ceza belirlenebilmesi için yeniden değer tespiti ve bilirkişi incelemesi dahil detaylı araştırma ve inceleme gerektiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin hükmünün eksik inceleme ve araştırma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin, sanığın suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile “...Derdest dosya ile birleşen ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası içerisinde yer alan krokide; mağdurun motosikletini park ettiğini iddia ettiği ... Mahallesi 278 Sokak No:28 sayılı adreste bulunan ikametin bahçesinin bulunmadığının, dört tarafının da açık olduğunun görüldüğü, asıl dosya olan ███████ esas sayılı dosya içerisinde bulunan krokide ise "suça konu adreste binanın sadece arka tarafında ve yan tarafında bahçe duvarı olduğunun, bina giriş tarafından ve arka bahçe kısmına geçiş kısmında herhangi bir bahçe duvarı ve bahçe kapısı bulunmadığının" belirtildiği, görüldüğü üzere, her iki kroki arasında çelişki bulunduğu, dolayısıyla suça konu motosikletin çalındığı sırada bulunduğu yerin mağdurun ikamet ettiği binanın bahçesi içerisinde olup olmadığı anlaşılamamakla; mağdurdan ayrıntılı olarak tekrar sorulmak suretiyle ve gerekirse mahallinde keşif de yapılarak; söz konusu motosikletin çalındığı sırada mağdurun ikamet ettiği binanın bahçesi içerisinde olup olmadığının belirlenmesi, eğer binanın eklentisi içerisinde ise, suça sürüklenen çocuk ile sanık hakkında TCK’nın 142/2-h maddesi gereğince, aksi halde TCK'nın 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre ise; sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçtan ceza tayin olunurken TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, madde ve fıkralarda öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, mahkemece mağdurun çalınan motosikletinin değerinin 2.500 TL olduğu gerekçesiyle sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu, ancak birleşen ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında yaptırılan değer tespitinde suça konu motosikletin değerinin 1.000 TL olarak, asıl dosya olan ███████ esas sayılı dosyada ise yaptırılan değer tespitinde suça konu motosikletin değerinin 4.500 TL olarak belirlendiği, mağdurun ise beyanında zararının 2.500 TL olduğunu beyan ettiği, görüldüğü üzere, suça konu motosikletin değeri hususunda her iki değer tespitinin kendi arasında, ayrıca, değer tespitleri ile mağdurun beyanı arasında da çelişki bulunduğu anlaşılmakla; mahkemece her iki değer tespit tutanağı ile mağdurun beyanı da eklenmek suretiyle yeniden değer tespiti yaptırılması, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre tespit olunacak değer ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak TCK'nın 3. ve 61. maddesindeki ölçütler çerçevesinde temel cezanın belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,...” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile “...Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet hırsızlık suçundan ceza tayin olunurken TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, madde ve fıkralarda öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, somut olayda, mağdurun bilirkişi raporuna göre 7.470,56 TL değerindeki motosikletini çalan sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında, olayın oluş biçimi ve kastlarının yoğunluğu meydana gelen zararın ağırlığı ile birlikte değerlendirilerek, temel cezanın alt sınırdan az bir miktar uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde ceza tayin edilmesi,,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararların hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!