Danıştay 8. Daire, maden arama ruhsatının iptali ve ilgili kanun maddelerinin anayasaya aykırılığı iddialarını içeren davada, usul eksiklikleri ve menfaat ilişkisi kurulamaması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verdi.
Özet: Davacılar tarafından, Tokat ilinde verilen bir maden arama ruhsatının iptali ile ilgili maden mevzuatının belirli hükümlerinin Anayasa Mahkemesine götürülerek iptalinin istendiği davada, mahkeme davacıların dava dilekçesini usul yönünden incelemektedir. İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerine göre, davacıların dava konusu idari işlemle kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi kurduğunu gösteren somut bilgi ve belgeleri sunmaması, dava konusunu açıkça belirtmemesi ve ilgili işlem örneklerini eklememesi gibi daha önce tespit edilen eksikliklerin, yenilenen dilekçede de devam ettiği belirlenmiştir. Bu bağlamda, mahkeme, dilekçenin idari yargılama usulü kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle reddi gerektiği yönünde bir değerlendirme yapmaktadır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : 1-... 61- ...
VEKİLİ : Av. ...
62-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Müdürlüğü
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce Tokat ili ... Köyü sınırları içinde dava dışı ... Mad. San. ve Tic. şirketine verilen ... sayılı ve ... ruhsat numaralı █████/2021-█████/2028 tarihleri arasında geçerli IV. grup maden arama ruhsatının iptali ile davaya konu edilen ruhsatın tabii olduğu █████/022 tarih ve 32040 sayılı Maden Yönetmeliğinin tamamı ile Maden Kanunu'nun 14. maddesi, 17. maddesi ile 7. maddesine 5995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle █████/2010 tarihinde eklenen ek-4., 5. ve 6. fıkraları, █████/2019 tarihli ve 7164 sayılı kanunla eklenen değişik 15. fıkrasının Anayasaya aykırı olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 5. maddesinde "(1) Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
(2) Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi yönünden incelenmesi:
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte; her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile bu işleme karşı dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır.
Dava açma ehliyeti, davanın esasının incelenebilmesinin ön koşulu olup bu aşamada davacıların iddialarının hukuken doğru olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamaz. İptal davasının içtihatla ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Menfaat ihlalinin olup olmadığının saptanabilmesi için ise öncelikle davacı tarafın iddialarının ele alınması gerekmektedir.
Dairemizin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; dava konusu edilen işlemlerin hangileri olduğu açık ve net bir şekilde belirtilmesi (birel işlem yönünden ruhsat bilgilerini, dava konusu edilecek düzenleyici işlem yönünden Resmi Gazete'de tarih ve sayı bilgilerini de içerir şekilde) ve işlemlerin birer örneğinin dava dilekçesi ekine eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca dava konusu edilen ruhsatın bulunduğu Tokat ilinde ikamet eden veya ilgili yerde taşınmazı bulunan davacıların bu durumlarını gösterir tapu belgelerinin bir örneği dosyaya sunularak, dava konusu edilen işlemler ile Anayasa Mahkemesine iptali istemiyle başvurulması istenen maddeler arasındaki illiyet bağı açıklanarak dava dilekçesinin yenilenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yenilenen dava dilekçesinde, bu sefer Tokat ili Şehitler Köyü sınırları içinde dava dışı Emsa Enerji Mad. San. ve Tic. şirketine verilen 3308997 sayılı ve 202101283 ruhsat numaralı █████/2021-█████/2028 tarihleri arasında geçerli IV. grup maden arama ruhsatının iptali ile davaya konu edilen ruhsatın tabii olduğu █████.2022 tarih ve 32040 sayılı Maden Yönetmeliğinin tamamının iptalinin istenildiği belirtilmiştir.
Dava konusu edilen █████/2022 tarih ve 32040 sayılı Maden Yönetmeliğinin tamamının iptali istenilmişse de, yönetmeliğin tamamının iptali istemi yönünden her bir madde açısından ayrı ayrı iddialara yer verilmeksizin ve dava konusu birel işlemle bağlantı kurulmaksızın, genel olarak maden arama ruhsatlarının arama dönemine ilişkin hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu görülmekle birlikte dilekçenin bu haliyle kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle dava konusu Maden Yönetmeliğinin hangi maddeleri dava konusu edilmek isteniyorsa açıkça belirtilmek ve dava konusu birel işlemle arasında bağlantı kurulmak suretiyle dava dilekçesinin yenilenmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi yönünden incelenmesi:
Yukarıda ilgili kısmına yer verilen mevzuata göre, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması zorunludur.
Yenilenen dava dilekçesinde Tokat ilinde ikamet eden bir kısım gerçek kişi ile İstanbul ilinde ikamet eden ancak Tokat ili Şehitler köyü sınırlarında gayrimenkulleri olduğu belirtilen bir kısım gerçek kişi ile birlikte Ziraat Mühendisleri Odası tarafından dava açılmıştır.
Bu durumda, davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde de birliktelik bulunması gerekmekte olup, dava konusu işlem açısından davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunmadığından, müşterek dilekçeyle açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davacı oda tarafından sahip olunan menfaatin ortaya konulması konularak ayrı bir dava, davacı gerçek kişiler bakımından, sahip olunan menfaatin somut şekilde her bir davacı açısından belirtilerek ayrı bir dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıların vekillerine bildirilmesine,
3. Aşağıda dökümü yapılan ...TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, artan posta giderinin istemi halinde davacılara iadesine █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!