İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini talebiyle açılan maddi tazminat davası.
Özet: Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden doğan bir alacağın uzun süren bir yargılama süreci sonucunda kesinleşerek icra yoluyla tahsil edilmesinin ardından, davacı şirket, geciken ödeme nedeniyle yasal faizi aşan "munzam zarar" oluştuğu iddiasıyla 50.000 TL maddi tazminat talep ederken; davalı taraf, ödemenin eksiksiz ve zamanında yapıldığını, kendisinin temerrüde düşmediğini, munzam zarar şartlarının oluşmadığını, davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını ve hak arama hürriyetinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında hizmet alanında mevcut olan, 1 trafodan oluşan ----- yer altı kablosu tesisi işine ilişkin █████/2011 tarihinde geçici kabul işlemlerinin yapıldığını, davacı şirket tarafından yapılan yatırıma istinaden davalı tarafından geçici kabul yapılmasına rağmen müvekkil şirkete yatırım bedelinin ödenmediğini ve --. Asliye Ticaret Mahkemesinin --- esas sayılı dava dosyasından yatırım bedelinin tahsili talebiyle dava açıldığını, açılan dava neticesinde, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---. Sayılı dava dosyasından verilen kaldırma kararı akabinde ---. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dava dosyasından tesis edilen ----- karar sayılı kararla "Davanın kısmen kabulü ile 1.425,200 TL'nin dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verılmesıne" şeklinde karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, anılı ilamın davacı tarafından ----. İcra Dairesinin----- sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, davalı tarafından 22.07.2025 tarihinde icra müdürlüğü dosyasına 6.744.498,61 TL ödeme yaptığını ve davacı şirkete 3.093.693,18 TL iade yapıldığını ve davacı şirkete 3.508.783,92 TL reddiyatın yapıldığını, sonuç olarak; davacı şirketin munzam zararına karşılık şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsilat tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin m.21 hükmü kapsamında yatırım tesis bedellerinin iadesine ilişkin ortaya çıkan uyuşmazlığa ilişkin olarak açıklamalar yaptığını, davacının ----projesine ait --- nolu TM ve YG yer altı kablosu tesis işine ilişkin ortaya çıkan maliyetin yatırım bedelinin iadesi talebi ile 27.12.2018 tarihinde dava açıldığını, yargılama süreci sonucunda kararın 26.06.2025 tarihinde kesinleştiğini ve müvekkil şirket tarafından 22.07.2025 tarihinde icra dosyasına 6.744.498,61 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından davacının alacağına ilişkin ödemenin eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini, davacının munzam zarar iddialarından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen munzam zarar taleplerinin Hazineye yöneltilmesi gereken tazminat davasına konu edilmesi gerekirken munzam zarar adı altında müvekkil şirkete karşı ikame edilen davaya konu edilmesi karşısında husumet itirazında bulunduğunu, davacının işbu dava ile ileri sürdüğü taleplerin tamamının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından işbu dava ile ileri sürülen taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, TBK m. 122 hükmünde düzenlenen munzam zarar şartlarından borçlunun para borcunun ifasında temerrüte düşmesi, temerrüt faizini aşan bir zararın bulunması, munzam zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı ve kusur şartlarının somut olayda mevcut olmadığını, taraflar arasındaki yatırım tesis bedeli kaynaklı alacak iddiası kapsamında ihtilaf mevcut olup alacağın varlığı ve miktarının ancak yargılama neticesinde belirlenebilir durumda olduğunu, borcun taraflar arasında süren yargılamanın neticelenmesi ile doğduğunu ve müvekkil şirket tarafından davacıya ödendiğini, müvekkil şirketin temerrüte düşmediğini, müvekkil şirket tarafından karara karşı tehir-i icra talepli olarak istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulmasının yargılamanın uzatılmasına neden olunduğu şeklinde değerlendirilemeyeceğini zira müvekkil şirketin Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetini kullandığını, yargılamanın uzun sürmesinin sonuçlarının müvekkil şirkete yüklenmesinin munzam zararın tazmini değil kanunla düzenlenen bir hakkın kötüye kullanımı suretiyle hak elde etme girişiminden ibaret olduğunu, davacının alacağını gecikmeli olarak tahsil etmesinden dolayı nasıl bir ek zararının oluştuğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir somut beyanının, delilinin ve gerekçesinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın, açılan dava ve yargılama sürecine bağlı olarak geç tahsil edildiği iddiasıyla faizi aşan (munzam) zararın bulunduğu ileri sürülerek açılan maddi tazminat davasıdır.Mahkememiz ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; davacının alacağını zamanında tahsil edememesi nedeniyle munzam zarara uğrayıp uğramadığı, uğradı ise bunun miktarı ve davalının sorumluluğunun kapsamı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın Mali muhasip bilirkişi ve borçlar hukuk mevzuatında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularında rapor tanzim olunmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Temin edilen █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
"... Mahkemenizce munzam zararın ispatında somut yöntemin benimsenmesi halinde, davacının dava dilekçesinde somut zarar kalemi ileri sürmediği ve genel ekonomik göstergelere dayandığı görülmekte olup, somut ispat şartının yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Mahkemenizce Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ----sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesi'nin --- ve ---- başvuru numaralı kararları doğrultusunda soyut yöntemin benimsenmesi halinde, ekonomik göstergeler sepetine göre hesaplanan toplam munzam zarar 10.639.038,48 TL olarak hesap edilmiştir." belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zarar talebine ilişkin olduğu munzam zararın borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan durum arasındaki farktan ibaret olduğu, başka deyişle; temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı zarar şekilde tanımlanabileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 122 nci maddesi kapsamında munzam zararın talep edilebilirliğinin bir şartının da alacaklının mevcut olan zararını açık ve somut bir şekilde ispat etmesi olduğu, faizi aşan zararın ödenebilmesi için uğranılan zararın varlığı ile miktarının ispatlanması gerekeceği, bu açıklamalar ışığında davacının zararını somutlaştırarak zarar iddiasını ispat edecek delilleri ortaya koyması gerekeceği ancak dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlar uyarınca, sadece ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeni ile paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zararın ispatı için yeterli sayılamayacağı, nitekim cereyan eden ekonomik olumsuzlukların karine olarak kabul edilip davacıyı somut zarar ispat yükümlülüğünden de kurtarmayacağı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2022 tarih ----karar sayılı ilamı), 6098 sayılı TBK’nın 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekeceği, burada kanıtlanacak olgunun; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olacağı, (---- BAM ---.HD ----- yapılan tüm bu açıklamalar ışığında davacı tarafın munzam zararını ispat edecek her hangi bir delil ibraz etmediği bu itibarla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, somut ve davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki eser sözleşmesi niteliğindeki yer altı kablo tesisine ilişkin yatırım bedelinin iadesi için açılan davanın ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----esas sayılı dosyası ile ilk olarak açıldığı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nin --- Karar numaralı ilam ile davanın kısmen kabülüne karar verildiği, anılı kararın Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin -----.sayılı ilamıyla 26/6/2025 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ilam üzerine de davalı şirketçe ilgili takip dosyasına 22/7/2025 tarihinde 3508783,92 Türk Lirası yatırılmakla icra dosyasının infazen tüm ferileri ile birlikte kapatıldığı, safahat kronolojik olarak izah edilip görüldüğü üzere davacının alacağına geç kavuşmasının esasen yargılamanın uzaması sebebi ile olduğu, yargılamanın uzamasında ise davalının kusurunun olamayacağı, davalının yasal hakları olan istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurmuş olmasının davalıya kusur olarak izafe edilemeyeceği, ezcümle somut olayda munzam zarar talep edilmesine ilişkin şartların oluşmadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yasal şartları oluşmayan davanın reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 853,88 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 121,88 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde -- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!