Hatay Büyükşehir Belediyesinin Kent Park ve çevresine yönelik imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırılığı nedeniyle iptali istemiyle açılan davanın temyizi.
Özet: Hatay Büyükşehir Belediyesinin kent parkı ve çevresini kapsayan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine yapılan itirazın reddine ilişkin karara karşı açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, planların mevcut il çevre düzeni planına, şehircilik ilkelerine, kamu yararına aykırı olduğu, yeşil alanları yapılaşmaya açtığı ve donatı alanlarını azalttığı gerekçesiyle itirazın reddi kararını hukuka aykırı bularak iptal etmiş; ancak Danıştay tetkik hakimi, bölge idare mahkemesi kararının bozulması yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay İli, Antakya İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 2016 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan kent park ve çevresinin yeniden düzenlenmesine yönelik hazırlanan ve Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ..... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında Özel Proje Alanı (ÖPA), 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise Kentsel Tasarım Projesi Alanı olarak belirlendiği dikkate alındığında, alanda yürürlükte olan Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan Hatay İli 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planında öngörülen “Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı” arazi kullanım kararlarına aykırı olduğu, dava konusu plan açıklama raporunda yer verilen yapılaşma koşullarına göre kent parkı niteliğindeki alanın şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olarak yapılaşmaya açıldığı, öngörülen kullanımlar nedeniyle alanda herhangi bir nüfus artışı meydana gelmese de sosyal-teknik donatı alanlarının azaltıldığı ve yapılaşma yoğunluğunun arttırıldığı, düzenleme ortaklık payından elde edilen açık yeşil alanların yerine eşdeğer nitelik ve büyüklükte alternatif alan öngörülmemesinin şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı bir durum ortaya çıkardığı anlaşıldığından, dava konusu 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının davacıya ait taşınmaz yönünden plan kademelenmesine, şehircilik ilkelerine, ilgili mevzuat hükümlerine ve kamu yararına uygun olmadığı, söz konusu plan değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hatay İli, Antakya İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan kent park ve çevresinin yeniden düzenlenmesine yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanmıştır.
23.12.2019 ve 22.01.2020 tarihleri arasında Hatay Büyükşehir Belediyesi zemin kat ilan panosu ve internet sayfasında eş zamanlı olarak ilan edilen söz konusu işleme karşı davacı tarafından askı süresi içinde, 17.01.2020 tarihinde, plan değişikliğinin davacının mülkiyetinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsadığı belirtilerek anılan taşınmazın özel proje alanı olarak belirlenen kullanım kararının konut alanına dönüştürülmesi istemiyle itiraz edilmiştir.
Söz konusu itirazın Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin Danıştay'da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş; aynı maddenin 6. fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş; Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3. fıkrasının (c) bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Yine Aynı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında, "1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990-███████ md.; Değişik:10/6/1994-███████ md.) Ancak, davanın ihbarı (…)[23] Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/███████-███████ md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş; anılan maddenin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114. maddesinde tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları ile davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması halleri dava şartları arasında sayılarak, "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. maddesinde, mahkemelerin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri ve dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda aktarılan 2. maddesinde yer verilen ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, yargı yerince her olayda uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca da dava ehliyeti, davanın açıldığı andan sonuçlanıncaya kadar mevcut olmalıdır.
İptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Bu bağlamda, taşınmaz maliki sıfatıyla, yani imar planının davacının taşınmazına ilişkin kullanım kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, incelemenin bu kullanım kararları ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Zira kişilerin imar planlarının kendilerini etkilemeyen kullanım kararlarının ya da tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaatleri bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, kişilerin belde sakini sıfatıyla, yani imar planının doğrudan kendi taşınmazına ilişkin olmayan ancak oturduğu çevreyi etkileyen kullanım kararlarının iptali istemiyle dava açmaları da mümkündür. Ancak bu durumda da yine imar planının hangi kullanım kararlarının kişiyi ne şekilde etkilediğinin açıklanması, bir diğer deyişle iptali istenilen kullanım kararları ile kişi arasındaki kişisel, meşru ve güncel menfaat bağının ne olduğu hususunun ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, Hatay İli, Antakya İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alana yönelik olarak hazırlanan ve Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan plan değişikliği kapsamında söz konusu taşınmazın daha önce park alanı ve yol olan kullanım kararlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planında özel proje alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kentsel tasarım projesi alanı olarak değiştirildiği; her ne kadar dava dilekçesinde söz konusu değişiklik kapsamında Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesine aykırı olarak kaldırılan sosyal ve teknik donatı alanına eşdeğer bir alan ayrılmadığı, daha önce düzenleme ortaklık payından elde edilerek park kullanımına ayrılan bu parsel ve çevresinde İmar Kanunu'nun 18. maddesinde sayılan kullanımlardan farklı bir kullanım kararı (özel proje alanı/kentsel tasarım projesi alanı) belirlenmesinin anılan maddeye aykırılık teşkil ettiği vb. plan değişikliğinin çevreyi etkileyen yanlarına ve genel olarak imar mevzuatına aykırılığına yönelik iddialarda da bulunulmuş ise de bakılan davada söz konusu plan değişikliğine karşı askı süresi içerisinde davacı tarafından yapılan itirazın -plan değişikliğinin, herhangi bir mülkiyete tabi olmayan planlama sahası içerisinde EXPO 2021 kapsamında yapılacak faaliyetlere olanak sağlayacak sergi salonu, anfi tiyatro vb. sosyal ve teknik altyapı alanlarının yapılması amacıyla tesis edildiği gerekçesiyle- reddine ilişkin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararının iptalinin istenildiği; 17.01.2020 tarihli itiraz dilekçesinde ise davacı tarafından ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğu belirtilerek yalnızca anılan taşınmazın özel proje alanı olarak belirlenmesine yönelik olarak itirazda bulunulduğu ve taşınmazın kullanım kararının konut alanı olarak değiştirilmesinin istenildiği görülmektedir.
Öte yandan, dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, 17.01.2020 tarihinde yapılan itirazdan önce, Hatay Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla tesis edilen parselasyon işlemiyle ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yerine davacıya plan değişikliği onama sınırları dışında ve yüksek yoğunlukta gelişme konut alanı lejantında kalan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği ve bu hususun 03.02.2020 tarihinde tapu kaydına işlendiği; parselasyon işleminin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E. ..., K: ... sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davacı tarafından feragat edilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli, E:..., K: ... sayılı kararına karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmadığı; dolayısıyla söz konusu parselasyon işleminin davacı açısından kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, Hatay İli, Antakya İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile davacı arasındaki mülkiyet bağının Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla gerçekleştirilen parselasyon işlemi uyarınca ortadan kalkmış olduğunun kabulü ile davacı tarafından var olduğu iddia edilen mülkiyet bağına dayanılarak, söz konusu taşınmazın plan değişikliği kapsamında özel proje alanı olarak belirlenen kullanım kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmış, dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkasının varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.
Bununla birlikte, Danıştay içtihatlarıyla çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda semt sakini olmanın dava açmak için yeterli görüldüğü, öte yandan, büyükşehirlerde aynı ilçe sınırları içerisinde dava açma ehliyetinin dava konusu alanla olabilecek etkileşim uyarınca her somut duruma göre değerlendirilmesi gerektiği ve planlardan etkilenebilme olasılığına göre plan değişikliklerine karşı dava açabilecekleri kabul edilmektedir.
Nitekim. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2019 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararları da aynı yöndedir.
Bu nedenle uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerektiği oyuyla, böyle bir inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığından bahisle bozulması yolunda verilen Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!