Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 6136 sayılı Kanun ihlali suçunda seri muhakeme usulünün Anayasa Mahkemesi kararına rağmen uygulanmamasını kanun yararına bozdu.
Özet: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bozulması üzerine 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kesinleşen mahkumiyet kararına karşı Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş olup, bu talep, sanığın suç tarihi ile Anayasa Mahkemesinin geçici madde hükmünü iptal eden kararı göz önüne alındığında, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesindeki seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği ve bu usul uygulanmadan verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesine dayanmaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararSUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılıkİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıMalatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 15/1-1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Malatya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 04.12.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:...b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar...." şeklindeki ve aynı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…" ibaresinin aynı bentte yer alan "…seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte nazara alındığında,Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçlardan yalnızca 6136 sayılı Kanun'un 15/1 maddesinde düzenlenen suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesine göre seri muhakeme usulüne tabi olduğu, anılan Kanun maddesinin 11. fıkrasının son cümlesinde yer alan, "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemenin, 14.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile söz konusu maddeye eklendiği ve incelemeye konu suç tarihinin 04.02.2018 olduğu gözetildiğinde, anılan düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği anlaşılmakla, bu usul uygulanmadan yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇESanığın atılı suçu 04.02.2017 tarihinde, 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un ██████. maddesine eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki hükümden önce işlediği gözetilerek yapılan incelemede; İnceleme konusu dava dosyasında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, sanık hakkında 17.10.2024 tarihinde verilen mahkumiyet kararının 04.12.2024 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin, iptal kararı yürürlüğe girdiğinde henüz sona ermediği, iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Malatya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.