Uygulama kadastrosuyla taşınmaz yüzölçümünün azaldığı iddiasıyla açılan düzeltme davasının, önceki kadastral hataların düzeltilmesi gerekçesiyle reddedilerek kesinleşmesi.
Özet: Uygulama kadastrosu sırasında taşınmazının yüzölçümünün azaldığını iddia ederek hata düzeltme talebinde bulunan davacının açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, önceki yüzölçüm ölçümünün planimetre hatasından kaynaklandığını, güncelleme kadastrosunda yapılan tespitin ve belirlenen sınırların hava fotoğrafları ile de desteklendiğini, dolayısıyla bir hatanın bulunmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiş; temyiz incelemesinde de bu kararların usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilerek onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
... ili ..... ilçesi .... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, eski 709 parsel sayılı 1.979 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeri 1 55... parsel numarasıyla ve 1.911,24 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince uygulama kadastro çalışmaları sırasında davaya konu taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek uygulama kadastrosunda yapılan hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ‘’..Davaya konu taşınmazın geldisi 616 parselin bu kapsamda tarla vasfıyla tespitinin yapılarak Hazine adına tescilinin yapıldığı, 1995 yılında 7 09... parsellere ayrıldığı, 709 parselin 1.779 m² olarak tarla vasfıyla tescil edildiği; ifraz işleminin teknik belgeler esas alınarak yapıldığı, kök taşınmazın yüz ölçümünün planimetre aletinin kollarının hassas çevrilmemesinden dolayı hatalı hesaplandığı, ifraz işlemi sırasında da bu hatalı yüz ölçümü esas alınarak işlem yapıldığı, güncelleme kadastrosunda bu hatalar düzeltildiği için taşınmazın tescil yüzölçümüne göre yüzölçümünün azaldığı; davaya konu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile kök parselden ayrılarak oluşturulan sınırının birbiriyle uyumlu olduğu; bu uyumun 19 71... tarihli hava fotoğrafları tarafından doğrulanıp, belgelendiği; güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı....’’ gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın uygulama kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine) karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiği ve kadastrosuna dönülmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dava Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!