Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin işçi alacakları davasında, önceki bozmalara rağmen usuli kazanılmış hak ve faiz hesaplamalarındaki hataları düzelten içtihadı.
Özet: İşçinin kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma alacakları talebiyle açtığı davanın temyiz sürecinde, ilk derece mahkemesinin fazla çalışma alacağının hatalı hesaplanması, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı davranılması ve yıllık izin alacağı faiz türünün yanlış belirlenmesi gibi gerekçelerle hükmün birden çok kez bozulduğu; son kararda ise, mahkemenin önceki bozma kararlarında belirtilen hususları tam olarak yerine getirmediği, ancak Yargıtayın bu hataların yeniden yargılamayı gerektirmediği kanaatiyle dosya üzerinde düzelterek karar verme yoluna gittiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde temizlik işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekilleri; husumet ve zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 03.11.2015 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 03.11.2015 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarihli kararı ile; fazla çalışma alacağının hatalı hesaplandığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemenin 20.02.2020 tarihli kararı ile; bozmaya uyulmasına karar verilerek dosya kapsamındaki delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 20.02.2020 tarihli kararının davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.01.2021 tarihli kararı ile; Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda bütün alacaklar hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken "1-Mahkememizin █████/2015 tarihli 2014/3 23... /307 Karar sayılı ilâmı ile hükmolunan kıdem tazminatı, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacağı yönünden verilen karar kesinleştiğinden kıdem tazminatı, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacağı hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi ve bozma üzerine Mahkemece usulü kazanılmış hakların da korunması gerekirken fazla çalışma ücreti alacağı yönünden ilk hükümde 1/3 indirimle hüküm kurulduğu ve hüküm sadece davalılarca temyiz edildiği hâlde, Mahkemece taraf tanık beyanlarının biribiriyle uyuştuğu gerekçesiyle indirim yapılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde;1. Husumet itirazını tekrar ederek davacı vardiyalı çalıştığından haftalık 45 saatin aşılmadığını, 2. Usuli kazanılmış hakka riayet edilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bozma gereğinin yerine getirilip getirilmediği ve usuli kazanılmış hakka riayet edilip edilmediğine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemenin ilk kararı fazla çalışma ücretinin hesabı yönünden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, bilirkişiden ek rapor aldırılarak karar verilmiş; ancak bu kez de bozma dışı kalan alacaklar yönünden hüküm kurulmaması ve fazla çalışma alacağı yönünden usuli kazanılmış hak ihlal edilerek indirimsiz hüküm kurulması nedeniyle hüküm ikinci kez bozulmuştur. Mahkemece ikinci bozmaya uyulduğu belirtilmesine rağmen fazla çalışma ücreti alacağı yönünden ilk hükümdeki gibi hüküm kurulmuş olması, hem bozma gereğinin yerine getirilmediği hem de usuli kazanılmış haklara riayet edilmediğini göstermektedir. Dosya içeriğinde bulunan 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu fazla çalışma alacağı miktarının 1/3 indirimle alacak 1.525,98 TL olduğu belirtilmiştir. Ayrıca yıllık ücretli izin alacağı yönünden uygulanması gereken faiz türü yasal faiz olup ilk kararda da yasal faize hükmedilmiş olmasına rağmen, temyize konu son kararda en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dava tarihi ve dosyanın iki kez bozma geçirdiği gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muahkemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı Bakanlık vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı Bakanlık vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinde yer alan "mevduata uygulanan en yüksek faiziyle" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "yasal faiziyle" ibaresinin yazılmasına, (3) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "3- 1.525,98 TL net fazla çalışma ücreti alacağının 500,00 TL'lik kısmı için dava tarihinden, bakiye 1.025,98 TL'lik kısmı için ıslah tarihinden (06.10.2015) itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," (5) numaralı bendinin (a), (b), (c), (ç) ve (d) alt bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine; "5. a) Alınması gerekli 507,44 TL karar ve ilâm harcından, davalı ...'den tahsil edilen 558,65 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 51,21 TL harcın isteği hâlinde davalı ...'ye iadesine, davacı tarafından yatırılan 29,05 peşin harç ve 123,90 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 152,95 TL harcın talep hâlinde davacıya iadesineb) Davacı tarafça yapılan toplam 993,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 824,17 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,c) Davalı Bakanlıkça yapılan 270,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranı gözetilerek 46,00 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına, diğer davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığına, ç) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/2 hükmü gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,d) Davalı Bakanlık kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen tutar gözetilerek AAÜT'nin 13/2 hükmü gereğince hesaplanan 762,99 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Bakanlığa verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.