İş kazası iddiasıyla taksi şoförünün iş yerinde beyin kanaması geçirmesi sonrası işverenin müdahale eksikliği nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi.
Özet: Taksi şoförü olan davacının işyerinde fenalaşarak beyin kanaması geçirmesi sonrası oluşan maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açtığı davada, davacının işverenin yeterli müdahalede bulunmaması ve hastaneye götürmek yerine eve bırakılması sonucu durumunun ağırlaştığı iddiasına karşılık, davalının olayın iş kazası olmadığını, davacının önceden gelen rahatsızlığı olduğunu ve hastaneye gitmeyi kendisinin reddederek eve gitmekte ısrar ettiğini savunması üzerine, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin, bilirkişi raporları doğrultusunda olay ile işyeri arasında illiyet bağı ve davalı işverenin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine dosya davacı vekilinin temyiziyle Yargıtaya gelmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlii davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının her gün saat 14:00-01:00 saatleri arasında davalının taksisinde şoförlük yaptığı, 12.02.2019 tarihinde gece saatlerinde şiddetli baş ağrısı yaşadığı, kusmaya başladığı, tuvaletini tutamayacak derecede bilincini kaybettiği, davalının olay üzerine davacıyı hastaneye götürmek yerine evine bıraktığı, davacının ailesi tarafından ambulans çağırılarak hastaneye götürüldüğü ve apar topar ameliyata alındığı, geçirdiği beyin kanaması sonrası 45 gün yoğun bakımda kalan davacının şu anda yürüyemez durumda olduğu, yaşanan olayda davacının ailesinin yoğun üzüntü ve acı çektiği, bu süreçte çok yıprandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.100,00 TL maddi tazminat ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı yan arasında taksinin yaptığı yol, kilometre üzerinden yapılan hesaplamaya dayalı paylaşım esaslı bir faaliyet, hasılat kirası ilişkisi olduğu, davacının davalıdan herhangi bir emir ve talimat almadığı, rahatsızlanması üzerine, gerek davalının, gerekse duraktaki diğer şoförlerin davacıyı hastaneye götürme ısrarlarına rağmen davacının eve gitme konusunda ısrarcı olduğu, eve götürüldükten sonra eşi ve yakınları tarafından hemen hastaneye götürülmediği, davacının rahatsızlığı ile alakalı davalının bir kusurunun olmadığı, davacının yaşadığı rahatsızlıkla alakalı olarak bu hususta bir takım teşhis ve tedavi sürecinde olduğu, kullanması gereken ilaçlar olduğu, ilaçlarını düzensiz kullandığı, yapılan tüm bu açıklamalar altında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; davacının davalıya ait takside şoför olarak çalıştığı, 12.02.2019 tarihinde taksi durağında bulunduğu sırada şiddetli baş ağrısı yaşadığı, tanık beyanlarından davacının taksi durağında iken sağlık durumunda bir anormallik olmakla birlikte konuşamama, ayakta duramama, bilinç kaybı vb. ağır bir durumun söz konusu olmadığı ve evine götürülmesini talep etmesi nedeniyle davalının oğlu tarafından eve bırakıldığı, gecenin ilerleyen saatlerinde durumunun kötüleşmesi üzerine davacının hastaneye kaldırıldığı ve davacıya beyin kanaması teşhisi konduğu, olayla ilgili olarak yapılan ... tahkikatı ve aldırılan bilirkişi heyet raporu ile bilirkişi ek raporda özetle; meydana gelen beyin kanaması olayının davacının mevcutta bulunan hastalığından kaynaklandığı, 3. kişilere atfedilecek bir kusurun bulunmadığının bildirildiği, davacı vekilinin de 21.12.2021 tarihli celsede; "bilirkişi raporuna yönelik itirazlarımızı tekrar ederiz, bizim iddiamız beyin kanamasının işyeri kaynaklı olması değildir, işyerinde fenalaşan müvekkile gereği gibi müdahale edilmemesi ve müvekkilimizin o zor halinde evine bırakılmış olmasıdır, yaşanan bu süreç nedeniyle müvekkilimizin durumu ağırlaşmıştır, bu nedenle davalının kusurunun olduğunu düşünüyoruz, bu yönden bilirkişiden ek rapor aldırılmasını talep ederiz, " şeklinde beyanda bulunduğu, belirtilen bütün bu nedenlerle dava konusu rahatsızlığın işyeri kaynaklı olduğuna ilişkin uygun illiyet bağının kurulamadığı ve olayda davalı işverene atfı kabil bir kusur da bulunmadığı anlaşıldığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davacı vekilinin, İzmir 19. İş Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili işçi taksi durağında kötü hissetmeye başlayıp kusmuş olmasına rağmen işverence hastaneye götürülmek yerine eve götürüldüğünü, işverenin işçiye herhangi bir ilk yardım uygulaması sağlamadığını, işveren üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyip davacının geçirdiği iş kazasının sonuçlarının ağırlaşmaması için herhangi bir aksiyon almadığını, işverenin dikkat ve özen yükümlülüğü ile işçiyi gözetme borcuna aykırı davrandığını, illiyet bağının tamamen kesildiğinden söz edilemeyeceğini, davacının iş akdini kısa süre sonra fesheden işverenin zaten çalışamaz durumda olan davacının iyice mağduriyete uğramasına neden olarak maddi ve manevi zararını artırdığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!