Danıştay 13. Daire, Batman hazine arazisi ihalesinin iptali davasında idare mahkemesi tarafından verilen süre aşımı kaynaklı red kararının temyiz incelemesi.
Özet: Hazineye ait bir taşınmazın açık teklif usulüyle satışına ilişkin ihalenin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, ihaleden doğan uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğunu ve son ilan tarihinden itibaren otuz günlük dava açma süresinin dolduğunu belirterek davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiş; davacı taraf, ihalenin usulüne uygun yapılmadığı ve davanın yasal süresi içinde açıldığı iddialarıyla, davalı idare ise mahkeme kararında vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle temyiz talebinde bulunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:█████████TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... ValiliğiVEKİLİ : Av.... 2- (DAVACI) ...VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...1 sayılı kararının davacı tarafından esas, davalı idarece vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Batman ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde bulunan ... ada, ...parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait 63.129,36 m² yüz ölçümlü taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin █████/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Mahkemece davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın Dairemizin █████/2025 tarih ve E:█████████ K:█████████ sayılı kararıyla bozulması üzerine verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usulde dava açma süresinin otuz gün olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı, 2886 sayılı Kanun uyarınca da ihalede tebliğin ilan yoluyla yapılmasının yeterli olduğu açık olup, son ilanın yapıldığı █████/2024 tarihinden itibaren otuz gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süreler geçtikten sonra yapılmış olan ve dava açma süresinini canlandırmayan başvurunun reddine ilişkin işlemin tebliği üzerine █████/2024 tarihinde açılmış olan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından,... tarih ve ... sayılı yazı ile savunma ve ara karar cevap dilekçesinin sunulduğu, Mahkemece sunulmuş olan dilekçe dikkate alınarak karar verildiği, dolayısıyla kararın verilmesinde hukuki yarar sağlandığı, davanın avukat ile temsil edilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davacı tarafından, █████/2023 tarihli taşınmaz tespit tutanağının hatalı olduğu, Mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, arazinin taşlık yapıda olduğu ve kendisi tarafından uzun yıllar emek verildiği, taşınmazı ihale yoluyla satın alan kişinin köyle hiçbir bağının bulunmadığı, ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre yapılmadığı, ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine dair kararın █████/2024 tarihinde bildirildiği, yasal süre içerisinde davanın açıldığı, dolayısıyla süre aşımından bahsedilemeyeceği, ihale onay belgesinde mevzuata aykırı olarak ihale konusu olan işin nevi, niteliği, miktarı, tahmin edilen bedeli, kullanılabilir ödenek tutarı, ihalede kullanılacak usul, yapılacaksa ilanın şekli ve adedi, alınacaksa geçici teminat miktarı, şartname, sözleşme veya taahhüt senedi gerekip gerekmeyeceği, ihaleyi yapıp yapmamakta idarenin serbest olduğu, vergi, resim ve harçlarla sözleşme giderlerinin kimin tarafından ödeneceği, ödeme yeri ve şartları, ihtilafların çözüm şekli gibi hususların açıkça belirtilmediği, ihale ilanının en az bir gün aralıkla yayımlanmak suretiyle iki defa ve defterdarlık veya malmüdürlüğü ile hükümet ve belediye binalarının ilan tahtalarına asılacak yazılar ve belediye yayın araçları ile yapılmadığı, tahmini ihale bedeli genel bütçe kanunu ile belirlenecek miktarı aşan bir miktar olduğu için bir başka şehirde Basın İlan Kurumunca tespit edilecek günlük gazetelerden birinde ayrıca ihale ilanının yapılması gerekirken anılan usulün de uygulanmadığı, tüm bunların dışında ihale ilanı köy muhtarlığınca ilan tahtasına asılmadığı ve tutanak tutulmadığı ileri sürülmektedir.TARAFLARIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ihale ilanının usulüne uygun olarak hazırlandığı, 2886 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca ihalenin ... isimli gazetede █████/2024 tarihinde, www.....com.tr adresinde █████/2024 tarihinde, ... isimli gazetede █████/2024 tarihinde, www.....com.tr adresinde █████/2024 tarihinde ilan edildiği, ayrıca, davacının ikamet ettiği ... köyünde ihale ilanı yapıldığının muhtarlık tarafından düzenlenmiş █████/2024 ve █████/2024 tarihli tutanaklar ile sabit olduğu, 2886 sayılı Kanuna göre ihalede tebliğin ilan yoluyla yapılmasının yeterli olduğu, Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının; davacı yönünden gerekçeli onanması, davalı yönünden düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :USUL YÖNÜNDENMADDİ OLAY : Batman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü'nde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın █████/2023 tarihli Taşınmaz Tespit Tutanağında "Boş ve İşgalsiz" olduğu belirtilmiş, Batman Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 63.129,36 m² yüz ölçümüne sahip, mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 3.787.800,00-TL tahmini bedel üzerinden satışına ilişkin ihaleye çıkma kararı alınmıştır.İdarece dosyaya sunulan belgeler uyarınca, █████/2024 tarihinde ihaleye konu taşınmazın bulunduğu köyden farklı adreslerde bulunan ve kullanıcısı/talepçisi olduğu belirtilen dava dışı üç gerçek kişi ihaleye davet edilmiş, idarece dosyaya ihalenin duyurulmasına yönelik yazışma ve belgeler sunulmuş, █████/2024 tarihinde dava konusu ihale gerçekleştirilmiş, ihaleye idarenin █████/2024 tarihli yazısıyla davet edilen dava dışı... ve adresi Bakırköy/İstanbul olan bir ticaret şirketi katılmış, tahmini bedelin 3.787.800,00-TL olarak açıklandığı ihale 3.820.000,00-TL teklif bedeliyle dava dışı ...'nın uhdesinde bırakılmış, satış bedelinin tamamının ödendiği belirtilerek... tarih ve ... sayılı Batman Valiliği işlemiyle taşınmaz için ... lehine tapuda ferağ verilmiştir.Davacı tarafından █████/2024 tarihli dilekçeyle, “ihaleye konu ... ada... parsel sayılı taşınmazın 1000 m²'lik kısmının gerekli iyileştirmeler yapılarak tarım amacıyla kullanıldığı, taş oranı fazla olduğu için geriye kalan kısmın ihya edilmesine imkan bulunamadığı, tarım amacıyla kullanılan kısmın satın alınmasına milli emlak dairesi nezdinde muvaffak olunamadığı, köy halkının ihaleye konu taşınmazı kendisinin kullandığını bildiği, köye gelen birisinin ... ada ... parsel sayılı taşınmazı satın aldığını köylülerden duyduğu, köy ihtiyar heyetinin habersiz olması nedeniyle ihalenin usulsüz olduğu ve köy halkına yeterli bilgilendirme yapılmadığı iddialarıyla birlikte usulsüzce yapılmış olan ihalenin iptal edilip kendisine bilgi verilerek yeniden ihale yapılması” davalı idareden talep edilmiş, ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemiyle, “... ada ... parsel sayılı taşınmazın satışı ile ilgili davacı tarafından yapılan itirazın incelendiği, söz konusu taşınmazın █████/2024 tarihinde 2886 sayılı Kanun hükümleri uyarınca satışa çıkarıldığı, ihalenin 2886 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca yerel gazete, yerel internet haber sitesi, ulusal gazete ve ulusal internet haber sitesinde yayınlandığı, köy muhtarlığına ilan edilmek üzere bildirildiği, söz konusu taşınmazın ihale sonucunda satıldığı ve ihale kararının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylandığı, yapılan işlemlerde herhangi bir eksiklik veya usulsüzlük bulunmadığı” davacıya bildirilmiştir.Daha sonra █████/2024 tarihinde davacı vekili tarafından ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik ihalenin iptali ile konuyla ilgili tüm tebligatın vekil sıfatıyla kendisine yapılması talep edilmiş, ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemiyle vekilin başvurusuna ilişkin konuda... tarih ve ... sayılı işlemle cevap verildiği davacı vekiline bildirilmiştir.Bunun üzerine söz konusu taşınmazın satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle █████/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı; 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kural altına alınmıştır.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mahkeme kararının davacının temyiz istemi yönünden incelenmesi;Mahkemeye başvuruyu aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Bununla birlikte, dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkansız kılacak ölçüde kısa olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararı, Remzi Durmaz Başvurusu, B.No: █████████, █████/2013, §27).Süre sınırı getiren kuralların iyi adalet yönetiminin güvence altına alınması amacına dayandığına işaret eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bu kuralların veya bunların uygulanmasının ilgililerin başvuru yollarını kullanmalarını engelleyecek mahiyette olmaması gerektiğini değerlendirmektedir. AİHM, bu bağlamda her bir olayın somut başvuru yolunun özellikleri ışığında ve Sözleşme'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının amaç ve hedefleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir (AİHM kararı, Eşim/Türkiye, B.No: ████████, Karar tarihi: 17/9/2013, §20-21). Mahkemeye erişim hakkının yasal birtakım şartlara tabi tutulması kabul edilebilir olsa da, mahkemelerin, usul kurallarını, uyuşmazlığın esasında mündemiç hakkı ihlal edecek kadar katı veya bu kuralları ortadan kaldıracak kadar da geniş yorumlamaktan kaçınmaları gerekir (AİHM Kararı, Walchli/Fransa, B.No. ████████, § 29). AİHM, kuralların belirliliği ve iyi adalet yönetimini sağlama amacına hizmet etme işlevlerini yitirmesi halinde ve ilgililerin davalarının esasının yetkili mahkeme tarafından karara bağlanmasını önleyecek birtakım engeller oluşturma fonksiyonu görmesi durumunda mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmaktadır (Eşim/Türkiye, §26).2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddelerinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlaması, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan davalara yöneliktir.Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Bu durumda, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden, ihaleye konu taşınmazın Batman Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle satışına ilişkin ihaleye çıkma kararı alındığı, bu kapsamda █████/2024 tarihinde dava konusu ihalenin gerçekleştirildiği, ihalenin dava dışı ...'nın uhdesinde bırakıldığı, satış bedelinin tamamının ödendiği belirtilerek ...tarih ve ... sayılı Batman Valiliği işlemiyle taşınmaz için ... lehine tapuda ferağ verildiği, davacı tarafından █████/2024 tarihli dilekçeyle usulsüz yapılan ihalenin iptali istemiyle başvuruda bulunduğu, bu başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine █████/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, taşınmaz satış işleminin davacı tarafından █████/2024 tarihi itibarıyla öğrendiğinin kabulü gerektiği, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptali istemiyle █████/2024 tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2025 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkeme kararının davalının temyiz istemi yönünden incelenmesi;2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştayın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalı idarenin savunması alınmaksızın davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine dava dilekçesinin █████/2025 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idare vekili tarafından süresi içerisinde, █████/2025 tarihinde dosyaya savunma dilekçesi sunulmasına rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, İdare Mahkemesince, süresinde avukat aracılığıyla savunma dilekçesi sunan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "2. Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 5.317,50,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinden sonra gelmek üzere "karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,3. Davalının temyiz istemi yönünden temyize konu Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan, "2. Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinden sonra gelmek üzere "karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTEREK ONANMASINA,4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.