Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinden, eser sözleşmesi kapsamında ayıplı makine teslimi, kapasite yetersizliği ve üretim kaybı iddiasıyla açılan tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacı şirketin davalıdan eser sözleşmesiyle tedarik ettiği 1.500.000 TL değerindeki konkasör tesisinin sözleşmede vaat edilen kapasiteye ulaşmaması ve garanti süresi sonrasında sıkça arızalanması üzerine ortaya çıkmış olup, davacı başlangıçta ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesi veya tazminat talep ederken, sonradan sözleşmeden dönme veya bedelde ayıp oranında indirim istemiş; davalı ise makinenin garanti süresinde sorunsuz çalıştığını, arızaların davacının bakım eksiklikleri ve uygunsuz yedek parça kullanımı gibi kendi kusurlarından kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Tazminat / Eser Sözleşmesinden Kaynaklı
DAVA TARİHİ : █████/2017
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR Y.TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında... teminine ilişkin 21.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin davalıya ödendiğini, teslim alınan makinenin bakımları düzenli yapılmasına rağmen bir çok defa arıza verdiğini, arıza nedeniyle şantiyedeki işlerin durduğunu, 03.03.2017 tarihinde meydana gelen son arızadan sonra tesisin bir daha faaliyete geçmediğini, tesisin çalışamadığı dönemlerde üretim kayıpları yaşandığını, makinenin çalıştığı dönemde bile sözleşmede taahhüt edilen saatlik 500 ton kapasiteye hiçbir zaman ulaşmadığını, yaşanan arızaların davalıya derhal bildirildiğini, en son keşide edilen 10.05.2017 tarihli noter ihtarına cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydı ile 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline ve ayıplı malın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, davalıya verilmiş olan 10.06.2017 tarihli 101.150 TL'lik son çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili 03.04.2018 tarihli dilekçede; ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi talebi hakkında, makinenin değerinin 1.500.000 TL olduğunu belirterek, bu tutar üzerinden eksik harcı tamamladığı görülmüştür.
3. Davacı vekili 13.02.2019 tarihli duruşmada davaya konu tesisin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebi dışında müspet zarar (kazanç kaybı) taleplerini atiye terk ettiğini bildirmiştir.
4. Davacı vekili 23.05.2019 tarihli dilekçesinde; TBK 475. maddesi kapsamında seçimlik hak olarak öncelikle sözleşmeden dönme aksi halde eseri alı koyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını talep ettiklerini bildirmiştir.
II-SAVUNMALAR
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin ... Ltd Şti ile imzalandığını, oysa ki davanın ... AŞ tarafından açıldığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, sözleşmeye konu makinenin 2016/Ocak ayında müvekkili tarafından montaj ve kurulumunun yapıldığını, dava konusu makinenin 1 yıl garantili olduğunu, garanti süresince makinenin ███████ ton/saat kapasite ile sorunsuz çalıştığını, makinedeki arızaların garanti süresinden sonra meydana geldiğini, bunun en büyük kanıtının 26.03.2016 tarihli ibraname olduğunu, davacının bu ibranameyi çekincesiz olarak imzaladığını, makine bakımlarının ve yedek parça değişimlerinin zamanında yapılmaması nedeniyle makinenin arızalandığını, müvekkili tarafından durum tespiti için davacı şirkete gidildiğinde; ... rotorun ters takıldığı ve aşındığı, standarttan büyük cıvata takıldığı, acilen paletlerin değişmesi gerektiğini davacıya bildirdiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... rotorun kırılması üzerine rotorun incelenmesi için atölyeye getirilmesinin istendiğini ancak davacının olumlu yönde dönüş yapmadığı gibi farklı bir şirketten rotor değişikliği yaptığını, rotor değişikliği yapıldıktan sonra makinenin yeniden arızalandığını, makinada meydana gelen arızanın davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklandığını, makinenin bakımlarının zamanında yapılmadığını, aşınır yedek parçaların müvekkili firmadan alınması gerekirken başka şirketten parça alımı yapıldığını, standardın altında olan bu parçaların arızaya sebep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
6. Taraflar arasında ... 3 Sekonder Kırıcı teminine ilişkin 21.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
7. Uyuşmazlık; 21.12.2015 tarihli sözleşme gereği davalı tarafından davacıya teslim edilen ... makinasının ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde uğranılan zararın tazmini ve ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
8. Taraflar arasında akdedilen 21.12.2015 tanzim tarihli 22.12.2015 imza tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin konusu 1.500 tonluk Konkasör Tesisi yapım işi olup sözleşme bedeli 1.500.000 TL + %1 Kdv olarak kararlaştırılmıştır. İmal edilecek tesisin bileşenleri ve teknik özellikleri sözleşmede belirtilmiştir (primer kırıcı + titreşimli besleyici + ızgaralı elek + sekonder kırıcı + konveyör vs). Satıcı konumunda olan davalının sorumlulukları sözleşmenin 5 ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Buna göre söz konusu işin imal, montaj ve devreye alma işi davalı tarafından yapılacaktır. Sözleşmenin 9.maddesinde; tesisin kapasitesinin ███████ ton/saat olacağı, üretici firmanın hatasından veya yanlış makine seçiminden dolayı kapasiteyi tutturamaz ya da her hangi bir makinede sorun çıkması durumunda üretici firmanın ücretsiz kurulum ve değişim yapacağı kararlaştırılmıştır.
9. Taraflar arasında imzalanan "İbraname" başlıklı ve 26.03.2016 tarihli belgede; 10.03.2016 t.li ve Kdv dahil 1.581.200 TL bedelli fatura içeriğindeki makinelerin eksiksiz olarak teslim edildiği, cari hesaptan kaynaklı 119.950 TL alacak ile birlikte toplam alacak tutarının 1.701.150 TL olup avans olarak ödenen 300.000 TL'nin düşümü ile kalan 1.401.150 TL'nin her biri 100.000 TL'lik 14 adet çek ile ödeneceği bu suretle tarafların birbirini ibra ettikleri belirtilmiştir.
10. Davacı tarafından keşide edilen 04.05.2017 t.li ve 10.05.2017 tarihli iki ayrı noter ihtarında; dava dilekçesinde anlatılanlar çerçevesinde makinenin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi ve sözleşmede taahhüt edilen ███████ ton saat üretim kapasitesine hiçbir zaman ulaşılamaması nedeniyle oluşan zararın tazmini , makinelerin arızalanmasından dolayı yapılan tamirat masraflarının karşılanması, yine arıza dönemlerinde tesisin çalışmamasından kaynaklı üretim kayıplarının tazmini talep edilmiştir.
11. Mahkemece alınan 20.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda; kırıcı üzerinde ve dosyada mevcut fotoğraflar üzerinde yapılan incelemede; ... serisi kırıcının yüksek sertlikte malzeme grubunun kırılması üzerine tasarlandığı, bu tür darbeli kırıcılarda en çok aşınan parçanın vurucu paletler olması gerektiği, ancak dosya içeriğinde ve yerinde yapılan incelemede vurucu palet yüzeyinde aşınma değil parça kopması-kırılmanın meydana geldiği, mevcut ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu nedenle tesisin sistemden beklenen tonaj kriterini sağlayamadığı belirtilmiştir.
12. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; kırılan ve arızaya yol açan paletlerin YİNMAK marka ilk orijinal paletler olmayıp davacı tarafından sonradan takılan markasız ve kalitesiz paletler olduğunu, yaklaşık 1 yıldır çalışmış aşınan orijinal paletlerin yerine davacının orijinal olmayan paletler taktığını belirtmiştir.
13. Mahkemece alınan 19.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından yapılan 04.05.2017 tarihli ayıp bildiriminde; makinenin 24.02.2017 ve 03.03.2017 tarihlerinde arızalandığının belirtildiği, beyan edilen arıza ile ayıp bildirimi arasında iki aylık bir zaman bulunduğu, TBK hükmü uyarınca eserdeki ayıp sonradan ortaya çıraksa iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bu hususun ve ayıp ihbarının süresinde olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulü halinde ise davacının davalıdan talepte bulunma hakkı olduğu belirtilmiştir.
14. Davalı vekilinin itirazı üzerine talimat mahkemesi aracılığı ile mahallinde keşif yapılmış olup keşfi müteakip düzenlenen 15.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; incelemeye konu ... sekonder kırıcı üzerinde paletlerin takılı olmadığı, bu nedenle kullanılan paletlerin vasıf ve modelinin belirlenemediği, kullanıcı hatasını gösteren bir durum saptanmadığı, dava konusu ...rotorunun kırık olduğu, rotordaki kırığın makinenin gizli ayıplı olmasından kaynaklandığı bildirilmiştir. Davalı vekili her ne kadar 24.03.2021 tarihli dilekçede keşif sırasında gösterilen rotorun müvekkili tarafından üretilip davacıya satılan rotor olmadığını dile getirmiş ise de; davalı vekilinin itirazı üzerine talimat yoluyla mahallinde yapılan 27.10.2021 havale tarihli bilirkişi inceleme raporunda; şirket yetkilileri tarafından gösterilen YS03 model darbeli kırıcının dava konusu olan sekonder darbeli kırıcı olduğu, kırıcının ana gövdesinin patlak ve demonte vaziyette olduğu, ve üzerinde yapan firmanın etiketinin olduğu, darbeli kırıcıya ait olduğu bildirilen rotör üzerinde kırıcı paletlerin olduğu, paletler üzerinde ...baresinin bulunmadığı ... sekonder darbeli kırıcı gövdesi ve kırıcıya ait sonradan gösterilen rötorun kırık olup, bu kırıkların makinenin gizli ayıplı olmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. █████/2021 tarihli duruşmada, davalının keşfin dava konusu kırıcı üzerinde yapıldığını bizzat beyan etmiş olmakla, buna göre dava konusu kırıcı üzerinde herhangi bir tereddüt kalmamıştır.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
15. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında imzalanan 21.12.2015 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından yapımı taahhüt edilen 500 Ton/Saat kapasiteli kırma eleme tesisinin ayıplı olduğu iddiası ile eserin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi olmadığı takdirde ayıp oranında bedelin indirilmesi istemine ilişkindir.
16. Mahkememizce █████/2021 tarihinde, davacı vekilinin kazanç kaybına yönelik talebinin atiye terk edilmiş olması nedeniyle açılmamış sayılmasına, davacı vekilinin sözleşmenin geriye etkili olarak feshi talebinin reddine, davacı vekilinin sözleşme bedelinden ayıp oranında indirim yapılması talebinin kabulü ile ... Sekonder kırıcı bedeli olan 191.900,00.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, sovtajı (sekonder kırıcı) mevcut haliyle davalıya iadesine dair karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ...sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür.
..., sayılı kararında, ayıplı kabul edilen rotorun davacı tarafça değiştirildiği belirli olup, sözleşme kapsamında davalı tarafından teslim edilen rotorun sökülerek atıl durumda olduğu, davalı tarafça sökülen ve keşif esnasında incelenen rotorun kendisi tarafından teslim edilen rotor olmadığı savunulmakla ve alınan rapor ile dosya kapsamında bu hususa ilişkin denetlenebilir bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, keşfen incelenen rotorun davalı tarafça teslim edilen rotor olduğunu ispat yükü davacı yanda olup, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olmakla, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı bildirilerek, mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
18. Davalı vekilinin husumet itirazının öncelikle incelenmesi gereklidir. Davalı vekili sözleşmenin ... Ltd. Şti. ile yapıldığını belirterek davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde davacı olarak "... İnş. A.Ş." gösterilmiştir. Ancak dava dilekçesinin davalıya tebliğinden ve husumet itirazından önce davacı vekili 06.06.2017 tarihli dilekçe ile; davanın asıl tarafının ...olduğunu, davanın ...adına açıldığını belirterek davacı kaydının düzeltilmesini istemiş ve mahkemece talep doğrultusunda davacı kaydının "... Ltd Şti" olarak düzeltilmiş olması ve en başta dava dilekçesine ekli vekaletnamenin ...adına düzenlenmiş olması karşısında davalı vekilinin husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
19. Taraflar arasında akdedilen 21.12.2015 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; Sözleşmenin konusu 1.500 tonluk Konkasör Tesisi yapım işi olup sözleşme bedeli 1.500.000 TL + %1 Kdv olarak kararlaştırılmıştır. İmal edilecek tesisin bileşenleri ve teknik özellikleri sözleşmede belirtilmiştir (primer kırıcı + titreşimli besleyici + ızgaralı elek + sekonder kırıcı + konveyör vs). Satıcı konumunda olan davalının sorumlulukları sözleşmenin 5 ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Buna göre söz konusu işin imal, montaj ve devreye alma işi davalı tarafından yapılacaktır. Sözleşmenin 9.maddesinde; tesisin kapasitesinin ███████ ton/saat olacağı, üretici firmanın hatasından veya yanlış makine seçiminden dolayı kapasiteyi tutturamaz ya da her hangi bir makinede sorun çıkması durumunda üretici firmanın ücretsiz kurulum ve değişim yapacağı kararlaştırılmıştır.
20. Taraflar arasında imzalanan "İbraname" başlıklı ve 26.03.2016 tarihli belgede; 10.03.2016 t.li ve Kdv dahil 1.581.200 TL bedelli fatura içeriğindeki makinelerin eksiksiz olarak teslim edildiği, cari hesaptan kaynaklı 119.950 TL alacak ile birlikte toplam alacak tutarının 1.701.150 TL olup avans olarak ödenen 300.000 TL'nin düşümü ile kalan 1.401.150 TL'nin her biri 100.000 TL'lik 14 adet çek ile ödeneceği bu suretle tarafların birbirini ibra ettikleri belirtilmiştir.
21. Davacı yan ile davalı arasında 21.12.2015 tarihli bir akit yapılmış olup bu sözleşmenin konusunun, 1.500 tonluk Konkasör Tesisi yapım işi olduğu, bu anlamda davanın yanları arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin “eser sözleşmesi” olduğu değerlendirilmiştir.
22. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır.
23. Öncelikle eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır.
24. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.
25. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1).
26. Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477).
27. Davacı yan, davalı ile müvekkili arasında ... 3 Sekonder Kırıcı teminine ilişkin 21.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin davalıya ödendiğini, teslim alınan makinenin bakımları düzenli yapılmasına rağmen bir çok defa arıza verdiğini, yaşanan arızaların davalıya bildirildiğin beyanla, ayıplı malın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
28. Davacı tarafından keşide edilen 04.05.2017 tarihli ve 10.05.2017 tarihli iki ayrı noter ihtarında; dava dilekçesinde anlatılanlar çerçevesinde makinenin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi ve sözleşmede taahhüt edilen ███████ ton saat üretim kapasitesine hiçbir zaman ulaşılamaması nedeniyle oluşan zararın tazmini , makinelerin arızalanmasından dolayı yapılan tamirat masraflarının karşılanması, yine arıza dönemlerinde tesisin çalışmamasından kaynaklı üretim kayıplarının tazmini talep edilmiştir.
29. Sözleşmede işin süresi montaj dahil 35 gün olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmede belirtilen tesisin kurulumunun yapılıp devreye alındığı uyuşmazlık konusu değildir. "ibraname" başlıklı belge kurulumu yapılan tesisin 26.03.2016 tarihi itibariyle davacıya teslim edildiğinin kanıtıdır. Sözleşmede üretici firma 1 yıl süre ile garanti taahhüdü vermiş olup davacı tarafından ilk ihtarnamenin 04.05.2017 tarihinde keşide edildiği dikkate alındığında ayıp ihbarının 1 yıllık garanti süresinden sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Gizli ayıplarda yüklenicinin sorumluluğunun garanti süresi ile sınırlandırılması mümkün değildir.
30. Ayıp sözleşmede tanımlanan veya işin niteliği gereği olması gereken vasıf ve niteliklerin olmamasıdır. Ayıp sözleşmenin ihlali niteliğinde olup sözleşmeye ihlal eden taraf diğer tarafın uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Ayıbın niteliği önemli olup açık ayıp veya muayene ile anlaşılabilen ayıplar teslim tarihinden itibaren yasada belirtilen sürede muhataba bildirilmelidir. Gizli ayıplar ise muayene ve inceleme ile anlaşılamayan ancak kullanım ile ortaya çıkabilen ayıplar olup ihbar yükümlülüğü ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren en kısa sürede yapılmalıdır.
31. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında imalata ilişkin teslimatın yapıldığı, davacı tarafça bir süre kullanıldığı, davacının 04.05.█████████ yevmiye numaralı ihtarıyla taraflar arasında akdedilen 21.12.2015 tarihli sözleşmeye konu makinelerin kendisine teslim edildiğini, bu makinelerden ... 3 Sekonder Kırıcının birçok defa bozulduğunu, müvekkili tarafından onarılmaya çalışılmakla birlikte arıza vermeye devam ettiğini, 24.02.2017 tarihinde arızalanması sonucu tesisin tamamen durduğunu, tamirat sonucu 03.03.2017 tarihinde aktif hale getirildiğini, telefonla davalı şirket yetkilisine bilgi verildiğini, tesisin fotoğraflarının gönderildiğini, yapılan tamirata rağmen aynı gün akşam saatlerinde tesisin tekrar durduğunu ve bir daha çalıştırılamadığını belirtmek suretiyle ayıbın davalıya bildirildiği, davalı tarafça rotorun incelenmek üzere atölyesine gönderilmesini talep ettiğini söylemekle ayıbın kendisine bildirildiğini kabul etmiş olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü doğru ise de; davalı tarafça yargılama süresince ayıbın varlığına karşı çıkılmış olmakla, ayıp iddiasının davacı iş sahibi tarafından ispatlanması gerekmektedir.
32. Davalı yan, taraflarınca sökülen ve keşif esnasında incelenen rotorun kendisi tarafından teslim edilen rotor olmadığını savunmuştur. Davalı tarafça teslim edilen rotor olduğunun ispat yükü davacı yandadır.
33. Mahkememizce █████/2024 tarihli duruşmada" Davacı yana “.... Karar sayılı Kaldırma kararı gereğince “ayıplı olduğunu iddia ettiği rotorun sözleşme kapsamında davalı tarafça teslim edilen rotor olduğu hususunda” davalı gerçek kişiye yemin teklifinde bulunulabileceğinin hatırlatılmasına, davacı yana yemin metni hazırlanması ve sunması için iki haftalık kesin süre verilmesine, davacı yanca iki haftalık kesin süre içerisinde davalı yana yemin teklifine bulunduklarına yönelik beyanda bulunulmaması halinde yemin teklifinde bulunmadıklarının kabul edileceğinin ihtarına" şeklinde ara karar kurulmuştur.
34. Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihinde yemin metni sunulmuştur. Yemin metni davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı taraf yemin teklifini kabul etmiş ve yemine yetkili şirket temsilcisini duruşmada hazır etmiştir.
35. Davalı ... █████/2025 tarihli duruşmada; davacı tarafından hazırlanan yemin metni okunmuş, yemini eda edeceğini bildirmekle usulen yemini yaptırılmış, keşif esnasında tespiti yapılan rotorun taraflarına ait rotor olmadığı, 15 - 20 yıl önce imal edilmiş paletleri olmayan hurda vaziyette bir rotor olduğunu ve taraflarınca satılmış olan rotorun ayıplı olmadığını beyan etmiştir.
36. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
37. Davacı vekilinin sözleşmeden dönme, olmadığı takdirde eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılması talebine ilişkin yapılan değerlendirmede;
38. Mahkememizce alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda tesisin üç parçadan oluştuğu (1-Premer Kırıcı 2-Sekonder Kırıcı 3-Tersiyer Kırıcı) bunların birbirine seri bağlanıp birbirini besleyen kırıcılar olarak çalışabileceği gibi üçünün de bağımsız çalışabilir nitelikte olduğu, davacının tersiyer kırıcıyı başka yere taşıyıp başka şantiyede kullandığı, keza davacının dava konusu ... sekonder karıcının yerine yeni kırıcı takarak tesisi çalıştırmaya devam ettiği, sistemi oluşturan parçaların bağımsız olarak çalışabilme özelliği olduğu dikkate alındığında sözleşmeden dönme talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup davacının bu talebinin reddi gerekmiştir.
39. Davacı vekilinin sözleşme bedelinin ayıp oranında tenkisi talebine ilişkin yapılan değerlendirmede;
40. Davalı yan, taraflarınca sökülen ve keşif esnasında incelenen rotorun kendisi tarafından teslim edilen rotor olmadığını savunmuş olup, davalı tarafça teslim edilen rotor olduğunun ispat yükünün davacı yanda olduğu, mahkememizce bu yönde, davalı şirket temsilcisine yemin eda ettirildiği, davalı şirket yetkilisi, keşif esnasında tespiti yapılan rotorun taraflarına ait rotor olmadığını, 15 20 yıl önce imal edilmiş paletleri olmayan hurda vaziyette bir rotor olduğunu ve taraflarınca satılmış olan rotorun ayıplı olmadığını beyan etmiş olmakla, bu durumda davacı yanın, ayıp hususunu ispat edemediği anlaşıldığından, subut bulmayan davanın reddi gerekmiştir.
41. Davacı vekili 13.02.2019 tarihli duruşmada davaya konu tesisin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebi dışında müspet zarar (kazanç kaybı) taleplerini atiye terk ettiğini bildirmiş olmakla, bu istemlere ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
42. Sonuç olarak; yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak davacının davasının tüm istemler yönünden reddine dair aşağıdaki biçimde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davacı vekilinin sözleşmenin geriye etkili olarak feshi talebinin REDDİNE
2-Sözleşme bedelinden ayıp oranında indirim yapılması talebinin REDDİNE,
3-Kazanç kaybına yönelik talebinin atiye terk edilmiş olması nedeniyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
Karar ve İlam Harcı
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.-TL harcın, peşin ve tamamlama harcı ile alınan toplam 25.787,78.-TL harçtan düşümü ile fazla alınan 25.172,38.-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
5-Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
7- Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 2.000,00.-TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı olarak 220,70.-TL olmak üzere toplam 2.220,70.-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Vekalet Ücreti
8-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 222.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!