Danıştay 13. Daire, mobil elektronik haberleşme 5G frekans ihalesi kararı ve şartnamesinin iptali davasında davacı derneğin dava açma ehliyetini inceliyor.
Özet: Mobil elektronik haberleşme hizmet ve altyapılarına yönelik frekans ihaleleri için belirlenen asgari değerler ile 5G ihalesi ilanı ve şartnamesinin iptali talebiyle bir dernek tarafından açılan davada, mahkeme öncelikle davacı derneğin dava konusu idari işlemlerle arasında menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığını, yani somut, güncel ve meşru bir menfaatinin olup olmadığını ve derneğin amaçları doğrultusunda bu davayı açmaya ehliyetli olup olmadığını ayrıntılı olarak incelemiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1) ...
2) ... Bakanlığı
3) ... Kurumu
DAVANIN KONUSU: █████/2025 tarih ve 32988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Kapsamında İhaleye Çıkılacak Olan Frekanslara Dair Asgari Değerlerin Belirlenmesi Hakkındaki Karar"ın yürürlüğe konulmasına ilişkin █████/2025 tarih ve 10208 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile işbu karar gereğince Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından tesis edilen █████/2025 tarih ve 33003 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tarafından Yapılacak Mobil Elektronik Haberleşme Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Yetkilendirme ve █████/2029 Tarihinde Sona Erecek Olan Mevcut Yetkilendirmeler Kapsamındaki Altyapı ve Hizmetlerin Bu Yetkilendirmeye Tabi Edilmesi İhalesi" ilanı ve eki 5G İhalesi Şartnamesi'nin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlem ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunması nedeniyle davacının ehliyetli olduğu anlaşıldığından, davanın esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendinde, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, idarenin işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alakasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idari işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin somut, güncel ve meşru bir menfaat olması ve iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 56. maddesinde, derneklerin, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olduğu; 90. maddesinde, derneklerin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunacakları kurala bağlanmıştır.
Telekomünikasyon Hukukçuları Derneği Ana Tüzüğü'nün "Derneğe üye olma" başlıklı 3. maddesinde, "a) 1- Hukuk Fakültesi mezunları; hukuk fakültesi mezunu olup, süre veya halen çalışma veya fiilen görev yaptığı kadro/unvanının statüsüne/niteliğine bakılmaksızın elektronik haberleşme sektöründe de faaliyet gösteren kamu, gerçek veya tüzel kişilerin iş akdi, kadrolu veya vekalet sözleşmeli avukat, danışman, hukuk müşaviri veya başka kadro veya unvanlarda çalışmış olmak veya tüzel kişiliklerin organlarında üyelik olarak görev almış olması, 2 - Hukuk Fakültesi dışındaki üniversite mezunları; Hukuk fakültesi müfredatını da içeren eğitim veren başka üniversite mezunları olup, süre ve halen çalışma şartı aranmaksızın elektronik haberleşme sektöründe de faaliyet gösteren kamu, gerçek veya tüzel kişilerin kadrolu, sözleşmeli veya organlarında üye olarak görev yapmış olması, (...)" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, █████/2025 tarih ve 32988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Kapsamında İhaleye Çıkılacak Olan Frekanslara Dair Asgari Değerlerin Belirlenmesi Hakkındaki Karar"ın yürürlüğe konulmasına ilişkin █████/2025 tarih ve 10208 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile işbu karar gereğince Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından tesis edilen █████/2025 tarih ve 33003 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tarafından Yapılacak Mobil Elektronik Haberleşme Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Yetkilendirme ve █████/2029 Tarihinde Sona Erecek Olan Mevcut Yetkilendirmeler Kapsamındaki Altyapı ve Hizmetlerin Bu Yetkilendirmeye Tabi Edilmesi İhalesi" ilanı ve eki 5G İhalesi Şartnamesi'nin ilan edilmesi üzerine, davacı Dernek tarafından dava konusu işlemlerin, Anayasa ile güvence altına alınan rekabet, şeffaflık ve eşitlik ilkeleri ile 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nda yer alan emredici hükümlere aykırı olduğundan bahisle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı Dernek tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ile davacı Derneği oluşturan üyelerin nitelikleri dikkate alındığında, dava konusu işlemlerin davacının tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin doğrudan etkilemediği gibi davacı tarafından söz konusu işlemlerin, davacının ve üyelerinin ne tür bir menfaatini ihlal ettiğinin de ortaya koyulamadığı, dava konusu işlemler ile söz konusu Dernek arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alakasının bulunmadığı, davacı Derneğin bakılan davada, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!