Danıştay 13. Dairenin, İletişim Şirketinin Etkin Piyasa Gücü Olmadığı Gerekçesiyle Mobil Elektronik Haberleşme Azami Ücret Tarifesinin İptali Davası İncelemesi.
Özet: Kamu ortaklığına sahip bir iletişim şirketi, mobil elektronik haberleşme azami ücret tarifesinin iptalini talep ederek, ilgili pazarda etkin gücü olmadığını, imtiyaz sözleşmesinin farklılığını ve Bakanlığın yetkisini özel kanun 5809a aykırı şekilde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kullandığını öne sürmektedir; davalı idareler ise, kamu kontrolünün istisna yaratmadığını, tarifenin tüketiciyi koruduğunu ve Bakanlığın kanun ile kararname çerçevesinde politika belirleme ve tavan ücret tespit etme yetkisi bulunduğunu savunmaktadır.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
2- ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun E.10198 sayılı yazısı ve işbu yazıda belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı şirketin % 55 hissesinin Türkiye Varlık Fonuna devredilmek suretiyle toplamda %85 hissesi doğrudan kamuya geçen Türk Telekom'un tam hakim olduğu bir iştirak şirketi olduğu, dolayısıyla, davacı şirket hakkında tesis edilen hukuka aykırı işlemlerin doğrudan Devlet bakımından geri dönülmesi mümkün olmayan bir zarar doğuracağı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine göre davacı şirketin azami ücret tarifesi ile bağlı olabilmesinin yasal ön koşulunun ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak tespit edilmesi olduğu, davacı şirketin dava konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip olmadığı davalı idarenin Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:█████████ sayılı dosyasına sunulan █████/2019 tarihli ara karar cevabı ile sabit olduğu, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerindeki ve yetkilendirme belgesindeki "tarife" başlıklı maddesinin, dava konusu Kurul kararında belirtilen diğer işletmecilerin imtiyaz sözleşmelerindeki "tarife" başlıklı maddeden farklı olduğu, bu farklılığın davacı şirketin azami ücret tarifesinden muaf tutulmasını gerektirdiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile davalı idareye verilen yetkinin sınırlı olduğu, davalı idarelerin ise bu yetkiyi amacı dışında kullanarak, hukuka aykırı işlem tesis edildiği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin amacının aynı olduğu, bu nedenle Kararname ile Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilen yetkinin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerini bertaraf etmeyeceği, kaldı ki Kanunların Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri karşısında üstünlüğü bulunduğu, dolayısıyla davalı Bakanlığın da davalı Kurum gibi, konuya ilişkin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun ile bağlı olduğu, kaldı ki dava konusu azami ücret tarifesini belirleyenin davalı idare değil, davalı Kurum olduğu, geçmiş dönemlere ilişkin azami ücret tarifesi belirleyen ve bu tarifelere davacı şirketin de uymasına karar veren davalı idarenin işlemlerinin tümünün mevzuata aykırı olması nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesince iptaline karar verildiği, bu kararların onanarak kesinleştiği, davalı idarenin kanuni idare ilkesine aykırı işlem tesis ettiği ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Bakanlık tarafından, Türkiye Varlık Fonunun kontrolünde olmasının davacı şirkete Kanunların uygulaması bakımından bir istisna tanımayacağı davacının gelir kaybı olarak belirttiği yüz milyonlarca TL'nin azami tarife düzenlemesi olmasaydı daha yüksek tarife ücretleri ile tüketicilerden tahsil edilecek tutarı ifade ettiği, 5809 sayılı Kanun ile ilgili diğer mevzuata göre elektronik haberleşme sektöründe politika ve strateji belirleme konusunda Bakanlığın; rekabetin tesisi, denetleme ve düzenleme gibi konularda da Kurumun görevlendirildiği, 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi dikkate alındığında, elektronik haberleşme sektörünün serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye yönelik politika belirlemeye ve bu amaçla teşvik edici tedbirler almaya, haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir rekabet ortamında sunulmasını sağlamaya ilişkin olarak Bakanlığın görev ve yetkilerinin bulunduğu, mobil haberleşme hizmetlerinde tavan ücret tespit etmenin gerekliliği konusunda davalı Kurum tarafından Bakanlığa yazı gönderildiği, bu sayede mobil şebeke işletmecileri tarafından azami tarife çizelgesinde yer alan hizmetler için çizelgede belirtilen ücretlerden daha yüksek ücret alınmasının önüne geçildiği ve mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı, Bakanlığa verilen politika belirleme ve gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etme yetkilerinin kullanılmasıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, Kararnamede belirtilen yetkinin sınırlarını aşacak şekilde bir yetki kullanımının söz konusu olmadığı, azami ücret tarifesine tâbi olma hususunda davacı şirketin yükümlü olmadığı, diğer işletmecilerin yükümlü olduğu dönemde, davacı şirketin özellikle tüketicilerin pek de farkında olmadığı paket aşımı ücreti gibi kalemlerde ciddi artışlar yaptığı ve önemli ölçüde gelir elde ettiği, dava konusu Bakanlık işleminin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
Davalı Kurum tarafından, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin Kurum tarafından hazırlanan ve işletmecilerin son kullanıcılara uygulayacakları tarifelerin azami haddini gösteren bir tavan fiyat olduğu, söz konusu tavan fiyatın 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında elektronik haberleşme sektöründe etkin rekabetin tesisi ve korunması için getirilen bir tavan fiyat olmadığı, azami ücret tarifesinin amacının tüketici haklarının korunması olduğu, dava konusu Kurul kararında davacı şirkete getirilen yükümlülüğün hukukî dayanağının 5809 sayılı Kanun ve imtiyaz sözleşmeleri değil, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, dolayısıyla davacı şirketin emsal olarak gösterdiği Danıştay kararlarının somut olay bağlamında uygulanabilir olmadığı, dava konusu işlemin tesisindeki amacın, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını ve tüketicilerin haklarının korunmasını sağlamak olduğu, Avrupa Birliğine üye ülkelerin kendi ülke uygulamalarında hangi koşullarda azami tarife düzenlemesi yapabildiğinden bağımsız olarak Birlikte tüketici menfaatlerine ve serbest dolaşım amacına hizmet etmek maksadı ile pazar analizi yapmaksızın azami tarife yükümlülüğünün getirildiği, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerinde tarifelerine ilişkin Kurum düzenlemelerine tabi olacağına ilişkin hükmün davacı şirketin azami tarife düzenlemesinden muaf olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin korunması noktasında işletmeciler arasında yükümlülük farkının bulunmadığı, aksi durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 5809 sayılı Kanun kapsamında yapılan "pazar analizi" düzenlemeleri ile mobil elektronik haberleşme işletmecileri kapsamında tesis edilen "Mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesi" düzenlemesinin farklı amaç ve fonksiyonlarının olduğu, pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ise, ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve enflasyonist ortamda tüketicinin uğrayacağı zararların asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, sonraki mevzuat olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen kuralın 5809 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen konuları (adil rekabet) düzenlemesi nedeniyle "adil rekabet" ortamının kurulması açısından özel kural niteliğinde olduğu, adil rekabetin korunması bakımından 5809 sayılı Kanun hükümlerinin değil, anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen hükmün uygulanması gerektiği, Avrupa Birliği uygulamalarına bakıldığında, son kullanıcıların korunması ve serbest dolaşımın sağlanması amaçları ile Avrupa Birliği tarafından Birlik genelinde uygulanacak olan bir azami tarife yükümlülüğünün (Roam like at home) getirildiği, davacı şirketin Türkiye Varlık Fonu'nun kontrolünde olduğundan hareketle ileri sürdüğü iddiaların bir geçerliliğinin bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararlarına uyulması zorunlu olduğundan, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun E.10198 sayılı yazısı ve işbu yazıda belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; Danıştay idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı, hükme bağlanmış olup, ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay 13. Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve E:█████████ K:█████████ sayılı kararıyla; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden; "... Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile ... tarih ve ... sayılı Bakanlık işleminin davacı şirket bakımından iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Dairemizin E:█████████ dosyasında açılan davada, Dairemizce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin █████/2020 tarihli karara davacı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2020 tarih ve YD İtiraz No: ████████ sayılı kararı ile, hem ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının hem de davacı şirkete azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işleminin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu kararın davalı idareye █████/2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, anılan kararın ifasını teminen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, "... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve .... sayılı Kurul kararlarıyla ilgili davacı şirketin Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'ne uyma yükümlülüğü bulunmadığına ilişkin değişiklikler yapıldığı, ayrıca yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'nin davacı şirket için belirlenmemesine" karar verildiği, davacının azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğünden muaf tutulduğu ... sayılı Kurul kararı sonrası hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında davacı şirketin azami ücret tarifesinden muaf olacak şekilde yürürlüğe girdiği, Dairemizin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesi üzerine dava konusu ... tarih ve ... sayılı kararı ile; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının kaldırılması, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı Kurul kararlarının ekindeki Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'nde bir kısım düzenlemeler yapmak suretiyle geriye yönelik davacı şirketin de Mobil Azami Ücret Tarifesi'ne uyma yükümlülüğü olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiği, bu tarifeden sonra ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde onaylanmasına karar verildiği, buna göre, █████/2021 tarihinden ... tarihine kadar dava konusu ... sayılı Kurul kararının yürürlükte olduğu görülmüştür.
Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun █████/2020 tarih ve YD İtiraz No:████████ sayılı yürütmenin durdurulması kararının davalı idarece uygulanma tarihinden (█████/2020), Dairemizin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı davanın reddi karar tarihine (█████/2021) kadar geçen süreç içinde yürürlükte olan azami ücret tarifelerinin uygulanarak tükendiği, azami ücret tarifelerinin dayanağı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin söz konusu dönemde yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle hukuk aleminde bulunmadığı ve davacı şirketin de söz konusu süreçte azami ücret tarifelerinden muaf hâline geldiği, dolayısıyla uygulanarak tükenmiş olan azami ücret tarifelerinin tekrardan hukuk aleminde canlanamayacağı, hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri olan "hukuk güvenliği"nin de bunu gerektirdiği, bu kapsamda geriye dönük olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun █████/2020 tarih ve YD İtiraz No:████████ sayılı yürütmenin durdurulması kararının davalı idarece uygulanma tarihinden, Dairemizin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı davanın reddi karar tarihine kadar (█████/2020 ilâ █████/2021) geçen süreç içinde yürürlükte olan tarifelere davacı şirketin de uyması gerektiğine yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının █████/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olmasına yönelik kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile iptaline; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi, ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden sonra davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın davacı ve davalılardan Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.02.2025 tarihli ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla; Davacının temyiz isteminin reddi; davalının temyiz isteminin kabulü ile, Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyiz istemine konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden iptale ilişkin kısmının; " ... davacı şirket tarafından; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan ve Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:█████████ esasına kaydedilen davada, Dairece verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin █████/2020 tarih ve E: █████████ sayılı karara davacı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2020 tarih ve YD İtiraz No: ████████ sayılı kararı ile, hem ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının hem de davacı şirkete azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin dayanağı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin yürütülmesinin durdurulması sonucunda, söz konusu kararın ifasını teminen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'nin davacı şirket için belirlenmemesine karar verilmiş, davacının azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğünden muaf tutulduğu ... sayılı Kurul kararı sonrası onaylanan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, davacı şirketi azami ücret tarifesinden muaf tutacak şekilde belirlenerek yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu davada, yargılama sürecinin sonunda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2021 tarih ve E: █████████ K: █████████ sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş ve anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E: ████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Dolayısıyla, Danıştay Onüçüncü Dairesinin E: █████████ sayılı dosyasında dava konusu edilen işlem yargılama sonucunda yargı makamlarınca hukuka uygun bulunmuş olup; bu aşamada anılan dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararının etkisi de, yargılama sonucunda verilen ve kesinleşen davanın reddi yolundaki karar ile sona ermiştir.
Bu durumda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2021 tarih ve E: █████████ K: █████████ sayılı kararıyla, azami ücret tarifesi belirlenmesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E: ████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, yargı kararları doğrultusunda davacı şirket yönünden azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğüne ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu kararının dava konusu işlemlerin iptaline yönelik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesi ile bozulmasına, davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına karar verildiği anlaşılmış olup, bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığı da dikkate alındığında; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen "kısmen bozma" kararında yer alan gerekçeyle, uyuşmazlığın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.02.2025 tarihli ve E:█████████, K:████████ sayılı kararında belirtilen gerekçelerle, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı davanın kısmen reddine, dava konusu işlemlerin kısmen iptali yolundaki kararına yönelik yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████ K:████████ sayılı kararıyla Dairemiz kararının redde ilişkin kısmının onanması, iptale ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dosya incelendiğinde, Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kısmen iptal, kısmen ret kararının temyiz edilmesi üzerine anılan kararımızın dava konusu işlemlerin iptaline yönelik ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████ K:████████ sayılı kararıyla, "idari yargı makamlarınca "yürütmenin durdurulması" kararı verilebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birarada olması gerekmektedir. İdari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması kararlarının, yukarıda da aktarıldığı üzere, idarelerce gecikmeksizin uygulanması zorunludur. Bu durumda, idari işlemlerin uygulanması durdurulmaktadır yani idari işlemin uygulanması, yargılama sonuçlanıncaya kadar askıya alınmaktadır; bu kararlar, bir nevi yürütmenin durdurulmasına karar verildiği tarih itibariyla anılan idari işlemi işlemez hale getirmektedir fakat bu kararlar, doğrudan işlemin iptali sonucunu doğurmamaktadır; yargı makamlarınca hukuki denetim yapılmaya devam edilirken işlemin yürütmesi durdurulmaktadır. Kısacası, yürütmenin durdurulması kararları, idari işlemin denetimi ile ilgili yargılama sonucunda verilecek "iptal" ya da "ret" kararına kadar anılan işlem yönünden iptal kararı etkisi yaratan ve bu süreçte işlemin uygulanmasını durduran, işlemin askıya alınmasına neden olan kararlardır. Bu kararlar sonucunda, hukuk devleti ilkesi uyarınca, ilk aşamada hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından ve uygulanmasının da bireyler ya da kamu açısından telafisi güç veya imkansız zararlar oluşturacağı da saptandığından, bu zararlardan bireylerin ve kamunun korunması amaçlanmıştır. Yargı makamlarınca, yargılama sürecinin sonunda verilen "iptal" ya da "ret" kararı ile yürütmenin durdurulması istemine ilişkin verilen kararlar son bulur ve etkisini yitirir; aksi bir düşünce, yürütmenin durdurulması kararı verildikten sonra devam eden yargılama sürecini anlamsız hale getirecek ve yargılama sonunda sadece "iptal" kararı verilmesi sonucunu doğuracaktır.
Bu noktada, uyuşmazlığa geri dönülecek olursa; davacı şirket tarafından; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan ve Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:█████████ esasına kaydedilen davada, Dairece verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin █████/2020 tarih ve E:█████████ sayılı karara davacı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2020 tarih ve YD İtiraz No:████████ sayılı kararı ile, hem █████/2019 tarih ve 2019/DK-EDT/200 sayılı Kurul kararının hem de davacı şirkete azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin dayanağı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin yürütülmesinin durdurulması sonucunda, söz konusu kararın ifasını teminen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'nin davacı şirket için belirlenmemesine karar verilmiş, davacının azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğünden muaf tutulduğu ... sayılı Kurul kararı sonrası onaylanan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, davacı şirketi azami ücret tarifesinden muaf tutacak şekilde belirlenerek yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu davada, yargılama sürecinin sonunda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş ve anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Dolayısıyla, Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:█████████ sayılı dosyasında dava konusu edilen işlem yargılama sonucunda yargı makamlarınca hukuka uygun bulunmuş olup; bu aşamada anılan dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararının etkisi de, yargılama sonucunda verilen ve kesinleşen davanın reddi yolundaki karar ile sona ermiştir.
Bu durumda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, azami ücret tarifesi belirlenmesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, yargı kararları doğrultusunda davacı şirket yönünden azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğüne ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Aktarılan kanun düzenlemelerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması halinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin █████/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden de DAVANIN REDDİNE,
2. Dava ret ile sonuçlandığından, aşağıda gösterilen davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Davalı idare tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarların kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!