İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 2024/170 esas numaralı trafik kazası kaynaklı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında müteveffanın %100 kusurlu bulunması.
Özet: Trafik kazasında oğlunu kaybeden bir annenin, oğlunun vefatıyla ilgili destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, davacı anne karşı tarafın kamyon şoförünün sola dönüş yasağına rağmen manevra yaparak kazaya neden olduğunu ve tam kusurlu olduğunu iddia etmiştir; davalı kamyon şoförü ve sigorta şirketi ise kendilerinin kusursuz olduğunu ve kazanın ölen motosiklet sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını savunmuş, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda müteveffa sürücünün %100 kusurlu, davalı kamyon şoförünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili muris ...nın babası ve mirasçısı olduğunu, ... 06.09.2023 tarihinde saat 19:00 sıralarında, ... plaka sayılı motosiklet ile Büyükçekmece - ... yolu üzerinde seyir halinde iken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı tır ile yaşanan çarpışma sonucu kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle ... vefat ettiğini, davalı ağır vasıta ile yolda seyir halinde iken sola doğru manevra yaparak yolun karşı yönündeki trafik için ayrılan bölüme girdiğini, dönüş yasağı olmasına rağmen manevra yapmasının yanı sıra kontrolsüz bir şekilde doğrudan manevra yaptığı da anlaşıldığını, bu nedenlerle kazanın meydana gelmesinde davalı ... asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya ait araç diğer davalı olan ... Sigorta tarafından ... no.lu poliçe ile sigortalandığını, oğlunu bu elem trafik kazasında kaybeden müvekkili yaşadığı büyük manevi üzüntünün yanında aynı zamanda maddi desteğinden de yoksun kaldığını, 82 yaşında olan ve eşini de evvelce kaybetmiş olan müvekkilinin günlük olağan talepleri, hastaneye götürülüp gelmesi, ev alışverişi gibi ihtiyaçları müteveffa oğlu tarafından yapıldığını, müvekkili ihtiyacına göre oğlundan ayrıca parasal destek de aldığını, 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000,00 TL manevi tazminatın yalnız davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın oluşumunda müvekkilinin hiç bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında tüm kusurun müvekkiline ait olduğu iddia edilmiş ise de bu tutanak alelacele tutulmuş bir tutanak olmadığı için gerçekleri yansıtmadığını, müvekkili meydana gelen kazada kusursuz bulunduğunu ve soruşturma dosyasına █████/2023 tarihinde sunulan Trafik Adli Bilirkişisi ... ... tarafından kusur bilirkişi raporun kusurunun olmadığı yönünde tespit yapıldığını, savcılık makamınca adli bilirkişiden alınan raporla yetinilmeyerek dosya kusur tespitinin yapılması amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce dosya incelendiğini, müvekkilin söz konusu kazada kusurunun olmadığı sonucuna varıldığını, bu davada müvekkiline herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinden dolayı müvekkiline bakan yönüyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddi ile karşı vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itarazlarının doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket 3. kişilerin zararından, ancak ve ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve ancak poliçe teminat limiti kadar sorumlu tutulabileceğini, dava konusu talep bakımından müvekkili şirketin tazmin sorumluluğu bulunmadığını, mahkeme nezdinde ikame edilen başvuruda ispat külfeti davacıda olduğunu, bu kapsamda müteveffanın, davacılara “destek” olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirket dava tarihinden ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davanın reddini, huzurda görülen başvurunun ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : ibraname, sigorta poliçesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... Soruşturma sayılı dosyası UYAP sureti, sosyal ekonomik durum araştırması, polnet araç sorgusu, SGK kaydı, hasar dosyası, ATK kusur raporu ve tüm dosya kapsamı.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunda; "...SONUÇ :Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Davalı sürücü ...’in, kusursuz olduğu,
B)-Müteveffa sürücü ...’nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur..."sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 06.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle muris ... vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin tazminat davasıdır .
Davalı ... kazaya sebebiyet olduğu iddia edilen ... plaka sayılı tırın kaza anında sürücüsü diğer davalı ... sigorta ise kazaya karışlan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır .
Davacı taraf dava tarihinden önce davalı Sigorta Şirketi aleyhine arabuluculuk yoluna başvurduğu alternatif dava şartını yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Eldeki davada davalılardan ... sigorta zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava TTK'da düzelenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından açılan dava TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmıştır . (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 gün ve ██████████E. - █████████K. sayılı; █████/2017 gün ve █████████E. - █████████K. sayılı; yine █████/2017 gün ██████████ E. - █████████K. sayılı kararları).
KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Somut uyuşmazlıkta, davalı Nuh'un sürücü, davalı ...'in araç maliki diğer davalının ZMM sigortası olduğu olayda maddi tazminat yönünden müteselsil sorumluluğu bulunmakta olduğundan pasif husumetleri bulunmaktadır.
Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere “...Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan ATK ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 13.09.2017 tarihli raporunda davalı sürücü ...’ın yönetimindeki ambulans ile seyri sırasında seyir istikametine göre yolun sol tarafından orta refüj üzerinden kontrolsüz ve aniden yola giren yaya Gültekin’e çarptığı, kazanın ani şekilde olduğu, mahal şartları ve CD çözüm tutanağı dikkate alındığında, davalı ...’a atfı kabil kusur bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Olayın gece saati 22:15 sıralarında karanlıkta ve aniden meydana gelmesi, davacılar murisinin dava dışı kişiler tarafından kovalanması sonucu yola atlaması gözetildiğinde, dosyada bulunan ATK ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur raporunun oluşa uygun olup, bu haliyle davalı sürücünün kusursuz olduğu kabul edilerek davalı tarafın sorumlu tutulmaması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince davalı sürücünün (2/8) oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğu ve sorumlu tutulmaması gerektiği halde sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Anılan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.”
Emsal içtihatlar, tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, olay anında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı, soruşturma dosyası bilirkişi raporları, ATK raporu dikkate alınarak; davalının kusurunun bulunmadığı yönünde ATK raporunun dosyaya sağlandığı , kaza anından sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı ile ATK raporu ,ceza dosyasına sağlanan saporlar arasında .elişki olduğu , keza davalı sürücünün kazada kusurlu olmadığı müteveffanın kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı vekilince rapora süresinde itiraz edildiği, ceza soruşturması takipsizlik ile sonuçlandığından ceza hakiminin olay kabulünün olmadığı bu minvalde yerleşik içtihat doğrultusunda mahkememizce kusur tespiti yönünden araştırma yapılması gerektiği, raporlar arasındaki çelişki olması nedeniyle itiraz doğrultusunda heyet raporu alınması yönünde ara karar kurulduğu , davacı tarafça masrafın yatırılmadığı bu haliyle ATK raporunun davacı aleyhine kesinleştiği, davaya konu edilen kazanın meydana gelmesinde müteveffanın % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in atfı kabil kusur bulunmadığı, bu nedenle davalıların davacının zararından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın ... nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Vekalet ücreti yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4 maddesi uyarınca manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedileceği için, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti hükmü kurulmuştur.
Davalı ... Sigorta Yönünden :
Davacı vekilince Uyap üzerinden sunulan dilekçe ile davalı hakkındaki davasından feragat ettiği, dilekçe içeriğinde anlaşma tutanağından bahsedildiği, bu hususta davalı sigorta şirketine beyan için süre verildiği verilen cevapta banka ödeme dekontu ile ibraname feragatname ve makbuz isimli belgenin sunulduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 315/1. maddesinde “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmü düzenlenmiş olup; bu hüküm gereğince dava devam ederken tarafların sulh sözleşmesi düzenlemeleri, sulh olduklarını mahkemeye bildirmeleri ve bu sulh sözleşmesi gereğince hüküm kurulmasını talep etmeleri halinde mahkemece sulh sözleşmesine göre hüküm kurulacak, taraflar yalnızca sulh olduklarını beyan etmeleri, sulh sözleşmesine göre hüküm kurulmasını talep etmedikleri takdirde ise mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilecektir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından █████/2024 ve 19.09.2025 tarihli davadan feragat dilekçesiyle davalı ... Sigorta Aş. ile maddi tazminat yönünden anlaşma sağladıklarını, maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini mahkemeye bildirmiş olduğu, dilekçedeki beyanının hakkın özünden feragat olmayıp, ödeme nedeniyle yapılmış bir feragat beyanı olduğu ve sulh sözleşmesine göre mahkemeden karar verilmesinin taraflarca talep edilmemiş olduğu, davacı tarafça hakkın özünden feragat edilmemiş olduğundan davalı ... sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddi ile lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sigorta yanından Feragat nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-Davalı ... yönünden ispatlanamayan DAVANIN REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 1.878,53-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.146,53-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-MADDİ TAZMİNAT yönünden; Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
6-MANEVİ TAZMİNAT yönünden; Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
7-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yargılama sırasında yapılan gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!