Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, üç yıl olağan genel kurul yapmaması nedeniyle münfesih kooperatifin tespiti ve tasfiye memuru atanması hakkındaki istinaf kararı.
Özet: Davacı tarafından, davalı kooperatifin üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısı yapmaması sebebiyle yasal olarak dağılmış olduğunun tespiti ve tasfiye memuru atanması istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi kooperatifin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince münfesih olduğuna hükmetmiş; tasfiye memuru atama sürecinde, mevcut üyelerden uygun kişi bulunamaması üzerine kararın kesinleşmesinin ardından mahkemece resen atama yapılacağını ve tasfiye masraflarının kooperatifin malvarlığı yetersizliğinden dolayı davacı bakanlık tarafından karşılanacağını karara bağlamıştır.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
TEMSİLCİLER: 1- ........
2- ........
DAVA : Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatifin münfesih olduğunun tespiti
istemli davada █████/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin, 09.01.1992 tarihli 2941 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde kuruluş ilanı yayımlanarak faaliyetine başladığını ve en son olağan genel kurul toplantısını 25.06.2012 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısı yapılmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 81/6 maddesinde; "(Değişik: 6/███████ - ███████ md.) Kooperatif: ... üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde ... dağılır." hükmünün bulunduğunu, her ne kadar davalı kooperatif, üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısını yapmaması nedeniyle dağılmış olsa da bu durumun kooperatifin tasfiye edilip sicilden silindiği anlamına gelmediğini, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve ücreti kooperatifin malvarlığından karşılanacak tasfiye heyetinin atanması gerektiğini beyan ederek ........ Kooperatifi'nin münfesih olduğunun tespitine, kooperatife tasfiye heyeti atanmasına, 659 sayılı KHK (R.G.: 02.11.2011)‘nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve idare lehine vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2023 gün ve 2022/(15)6-1056 E. ████████ K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, davacı Bakanlığın bu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapmayan kooperatiflerin genel kurul yapılması için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılacakları anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını █████/2013 tarihinde yaptığı, dava tarihinden geriye dönük 3 yıl süreyle olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle davalı kooperatifin dağıldığı belirlenmiş, bu nedenle davacının davasının kabulü ile davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasının da istenilmesi nedeniyle, davalı kooperatife tasfiye memuru atanması da gerekmiştir. 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/7. maddesine göre tasfiye memuru olacak kişilerin aynı Kanun'un 56/1-3. maddesindeki şartlara ve 62. maddesindeki sorumluluklara sahip olması gerektiği anlaşılmış, davalı kooperatifin en son yönetim kurulu üyelerinden ........, yaş ve sağlık mazeretleri nedeniyle tasfiye memuru olamayacağını beyan etmiş, mazereti yerinde görülmüş, son yönetim kurulu üyelerinden ........'in de yaşı itibariyle tasfiye memuru olarak görevlendirilmesinin uygun olmadığı belirlenmiş, tasfiye memurunun kararın kesinleşmesinden ve avansın yatırılmasından sonra re'sen Mahkememizce seçilmesinin daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Davalı kooperatifin son temsilcileri ........ ve ........'in görev süresi █████/2017 tarihinde sona ermiş ve Mahkememizce kendilerinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmeleri uygun görülmemiş ise de; Yargıtay 12. HD.nin █████/2017 gün ve █████████ E. ████████ K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "Görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin yasalarımızda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle yeni yönetim seçilinceye kadar süresi biten üyelerin zorunlu olarak görevlerinin devam edeceğinin kabulü gerekeceğinden" kendilerinin tasfiye memuru görevlendirilinceye kadar davalı kooperatifin temsilcileri olduğu sonucuna varılmış ve karar başlığında da davalı kooperatif temsilcileri olarak gösterilmişlerdir.
2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 18. maddesine göre, "Hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacak olması ve angaryanın yasak olması" nedenleriyle Mahkememize re'sen takdir edilen tasfiye memuru ücreti ile ayrıca tasfiye masraflarının (davalı Kooperatifin bu masrafları karşılayacak malvarlığı olmadığı belirlendiğinden) davacı bakanlık tarafından yatırılması gerektiği belirlenmiştir.
Kural olarak davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi ve davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekli ise de; davalı kooperatifin tasfiyesinin yapılabilmesi için tasfiye memuru tarafından bütün malvarlığı, alacak ve borçlarının tasfiye edilerek kapatma bilançosu hazırlanması gerektiğinden ve davalı kooperatifin malvarlığının borçlarını karşılayamaması halinde tasfiyenin tamamlanamayıp çıkmaza girmesi, tasfiye memurunun ticaret sicil müdürlüğünden terkin yerine iflasın açılmasını istemek yoluna gitmek zorunda kalması (6102 s. TTK'nin 542/3), iflas halinde de yeterli malvarlığı olmayacağı için iflas giderlerinin yine Hazine'den karşılanmak zorunda kalınacak olması gibi riskler bulunduğundan, davalı kooperatifin tasfiye esnasında malvarlığının bulunması halinde tasfiye ücret ve giderleri ile diğer yargılama giderlerinin tasfiye memuru tarafından öncelikle davacı Bakanlığa ödenmesine ancak, malvarlığı yoksa tasfiyenin çıkmaza girmemesi için bu masrafların davacı Bakanlık üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı Bakanlık ile davalı kooperatif arasında bu davada gerçek bir ihtilaf bulunmayıp, davacı Bakanlığın Yargıtay HGK.'nin yukarıda yazılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, kanundan doğan görevlerini yerine getirmek için bu davayı açtığı görüldüğünden davacı vekili için davacı lehine vekalet ücreti tayin edilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Seydişehir Ticaret Sicili Müdürlüğünün ........ ticaret sicil sırasında kayıtlı, ........ Kooperatifinin 1163 s. Kooperatifler Kanunun 81/1-6 maddesi gereğince, münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde, ikinci bir yazı veya tebligat beklenmeksizin davacı bakanlık tarafından şimdilik 10.000,00 TL tasfiye masrafı ve 15.000,00 TL tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 25.000,00 TL'yi mahkeme dosyasına yatırılmasına, davacı vekili için davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulü ile davalı ........'nin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiyesi yönünde hüküm kurulduğunu, ancak nihai kararda tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücreti müvekkili Bakanlığın ödemesine, müvekkili Bakanlık lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar verildiğini, kararın bu yönlerinin eksik inceleme sonucu tesis edildiğini, dosya münderecatına göre usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili Bakanlık tarafından ödenmesine ve müvekkili Bakanlık lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına hükmedilmesi yönünden kaldırılmasına, 659 sayılı KHK (R.G.: 02.11.2011)‘nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve idare lehine vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacı Bakanlık tarafından, davalı kooperatifin 3 yıl üst üste olağan genel kurul toplantısını yapmadığı belirtilerek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davacı Bakanlığın talebi kabul edilerek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, ancak tasfiye memurunun kim olduğunun belirlenmediği, ayrıca tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının davalı kooperatifin bu masrafları karşılayacak mal varlığı olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı tarafça karşılanmasına karar verildiği ve davacı Bakanlık ile davalı kooperatif arasında bu davada gerçek bir ihtilaf bulunmadığı, davacı Bakanlığın kanundan doğan görevlerini yerine getirmek için bu davayı açtığı gerekçesiyle davacı Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davacı Bakanlık tarafından tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının kendileri tarafından karşılanması kararının ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu beyan edilerek bu yönlerden istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle ilk derece mahkemesince verilen kararda atanan tasfiye memurunun kim olduğu belirlenmediğinden hükmün bu kısmı infaza elverişli değildir. Atanan tasfiye memuru belirlenerek kimlik bilgilerinin kararda yer alması gerekir. Bu husus kamu düzenindendir.
Yargıtay (Kapatılan) 23.Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas-████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, tasfiye iş ve işlemleri için gerekli masraflar ile tasfiye memuru ücretleri, ilgili kooperatifin malvarlığından karşılanması gerekli bedeller olup, ancak kooperatifin malvarlığının bulunmaması ve tasfiye talep eden kurum tarafından bu hususun bilinmesi halinde tasfiye talep eden kuruma yüklenebilecektir. Mahkemece, davalı kooperatifin mal varlığı bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmış ise de davalı kooperatifin ticari defterlerinin incelenmediği anlaşılmış olup, davalı kooperatifin ticari defterleri incelendikten sonra mal varlığı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve buna göre tasfiye masraflarını ve tasfiye memuru ücretini kimin karşılayacağının belirlenmesi gerekir.
Ayrıca her ne kadar mahkemece davacı Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de, davalı kooperatif iddia edilen dağılma nedenine kendi sebebiyet verdiğine ve bu suretle de işbu davanın açılmasına neden olduğuna göre, mahkemece karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Yargıtay (Kapatılan) 23.Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih ████████ Esas- ████████ Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!