İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, teminat kesintisi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 133.617,37 TL teminat alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; ancak yapılan bilirkişi incelemeleri, sözleşme maddelerine göre teminatın iadesi için davacının SGK borcu yoktur yazısı ve işçi ibra belgelerini sunması gerektiğini, bu koşulların takibin başlatıldığı tarihte yerine getirilmediğini ve alacağın henüz muaccel olmadığını tespit ederek, davalının itirazının haklı olabileceğini ortaya koymuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 20.09.2023 tarihli sözleşmenin imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında aldığı işi eksiksiz tamamladığını, ancak davalının ödemeleri yapmadığını, bu nedenle davalı aleyhine müvekkili tarafından -----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir cari alacağının bulunmadığını, davacı yanın sadece teminat alacağının bulunduğunu, teminat alacağı için ise şartların oluşmadığını beyan ederek davanın reddine davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 133.617,37 TL asıl alacak 19.438,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.055,95 TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 15.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun aynı gün itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Davacının defter ve kayıtlarını incelemek ve rapor tanzim etmek üzere --- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan raporda özetle; taraflar arasında 20.09.2023 tarihli sözleşmeye dayalı olarak yürütülen iş ilişkisi kapsamında davacı tarafından çeşitli tarihlerde hakediş ve hizmet faturaları düzenlendiğini, bu faturaların davacının yasal defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedildiğini, 10.01.2024 tarihi itibarıyla davalı adına ----- Alıcılar hesabında 565.862,85 TL tutarında borç bakiyesi bulunduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibinde, bu borcun tamamı değil; yalnızca hakediş faturaları üzerinde açıkça belirtilen teminat kesintisi tutarları olan toplam 133.617,37 TL tutarındaki alacağı icra takibine konu edildiğini belirtmiştir.Davalı defterlerini incelemek ve rapor düzenlemek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı yanın defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacı tarafından düzenlenen hakkedişlere karşılık düzenlenen faturalardan sözleşmenin 4. Md. kapsamında toplam 133.617,37 TL teminat kesildiğini, ve 426.01.010.1687 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabı/-----hesabına Alacak kaydedildiğini, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 133.617,37 TL alacağının bulunduğunu, davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin delil dosyaya sunmadığını, işbu kapsamda teminatın iade şartlarının oluşup oluşmadığının tespit edilemediğini belirtmiştir.Dosya rapor tanzim etmek üzere sözleşme hukuku uzmanı bilirkişiye ve mali müşavir bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; kök raporda Sözleşmenin 30. Maddesinde ise nakdi teminatın iadesinin, davacının davalıya SGK dan borcu yazısı sunması ile, işçilerden alacağı ibralara ve işçiler tarafından açılmış herhangi bir iş davası olmamasına bağlandığı, bu belgelerin sunulması halinde ödemenin 45 gün vade ile yapılacağını, dosya içerisindeki belgelere bakıldığında, davacını alacağının nakit teminat kesintisinden oluştuğunu, Sözleşme kapsamında davacının davalıya SGK borçları olmadığına ve işçilerden aldığı ibra belgelerini davalıya sunduğuna dair bir veriye rastlanılmadığını, bu kapsamda borç muaccel olmayacağından, davalının ödemezlik defiine binaen, ilgili bedeli ödemekten kaçınabileceğini tespit ettiklerini, davacının takip tarihinden sonra 13.11.2025 tarihi itibarıyla SGK borcu yoktur yazısı aldığının görüldüğünü, bunun haricinde işçilerden alınan ibralara rastlanılmadığını, davacının işçilere borcu olmaması halinde, SGK borcu yoktur yazısının 13.11.2025 tarihinde alındığı nazara alındığında, davacının alacağının bu tarihten 45 gün akabinde 28.12.2025 tarihinde, 06.06.2024 takip tarihinden sonra muaccel olabileceğini belirtmişlerdir.Dava, sözleşmeye dayalı hak ediş alacağı ile nakit teminat bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: Taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, fatura konusu hizmeti yerine getirip getirmediği, karşılığında davalının fatura bedellerini ödeyip ödemediği, bu kapsamda davacının başlattığı takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraf defter ve kayıtları sunulan belgeler ve beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında bir eser sözleşmesi olduğu ve davacının ödenmeyen hak edişi bulunduğu noktasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ödemezlik defii noktalarında toplanmaktadır.Eser sözleşmesinde yüklenicinin asli edim yükümlüğü, eserin meydana getirilmesi ve teslimiyken, iş sahibinin asli edim yükümlülüğü kararlaştırılan bedeli ödemekten ibarettir.Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça yüklenicinin alacağını talep imkanı edimini ifa etmesi ile muaccel hale gele gelmektedir. Bununla beraber eserin eksik veya ayıplı olması durumunda iş sahibinin ödemezlik definde bulunabileceği kabul edilmektedir.Bunun haricinde, karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde, tarafların mübadele ilişkisine soktuğu edimler için de ödemezlik definin ileri sürülebileceği kabul edilmektedir.TBK m. 97’de düzenlenen borcun ifa edilmediği defi, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı dimin en azından ifası teklif edilene kadar borçlunun edimin ifasından kaçınmasını sağlayan bir karşı hak olarak görülüp ödemezlik defi olarak tanımlanmaktadır.Borcun ifa edilmediği definin şartları ise karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin varlığı, edimler arasında mübadele ilişkisinin bulunması, muaccel edim ve karşı edim borcunun varlığı, önce ifa yükümlülüğünün olmaması, karşı edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemiş veya ifasının teklif edilmemiş olmasıdır.Hukukumuzda ödemezlik defindeki temel mübadele ilişkisi asli edim yükümlülükleri üzerinden değerlendirilmektedir. Bu bakımdan asli edim yükümlülüğüne bağlı, bağımsız talep hakkı vermeyen yan edim yükümlülükleri kural olarak, mübadele ilişkisi içerisinde yer almadığından borcun ifa edilmediği defi ileri sürülememektedir.Bununla beraber asli edimden bağımsız yan edim yükümlülüğü ile ilgili olarak, sözleşmede bir mübadele ilişkisi kararlaştırılmışsa, bu halde de ödemezlik definin ileri sürülebileceği kabul edilmektedir.Bu kapsamda uygulamada eser sözleşmesinde, iş sahibinin bedel ödeme borcunun ifasının, yüklenici tarafından hak ediş haricinde bir takım belgelerin teslimine bağlanması durumunda, iş sahibinin belgeler teslim edilene kadar ödemeden kaçınabileceği, sözleşmede bu yan edim yükümlülüğü için mübadele ilişkisine yer verilmemesi halinde ise iş sahibinin, ödemeden kaçınamayacağı ve borcunun muaccel olacağı kabul edilmektedir.Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, taraflar arasındaki sözleşmede, 4. Maddede kati teminat ve 11. Maddesinde ise hak edişlerden kesilecek %5’ lik nakit teminat kesintisinin düzenlendiği, Sözleşmenin 30. Maddesinde ise nakdi teminatın iadesinin, davacının davalıya SGK dan borcu yazısı sunması ile, işçilerden alacağı ibralara ve işçiler tarafından açılmış herhangi bir iş davası olmamasına bağlandığı, bu belgelerin sunulması halinde ödemenin 45 gün vade ile yapılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda davacı yan işçilerden ibra alındığına ilişkin bir belge dosyaya sunmamakla birlikte SGK’dan borcu yoktur yazısının 13.11.2025 tarihinde alındığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının alacağının bu tarihten 45 gün akabinde, 28.12.2025 tarihinde muaccel hale geldiği, takip tarihi olan 09.05.2024 tarihinde muaccel bir alacak olmadığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; takip tarihi itibariyle davacının davalılardan sözleşme koşullarına göre muaccel hale gelmiş herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve davacı bilirkişi raporu ile alacağını ispat edemediği anlaşıldığından koşulları oluşmayan kötüniyet takip tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın reddine,2-Kötü niyet tazminat talebinin reddine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.614,70 TL harçtan mahsubu kalan 1.882,70 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.