2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını, temyiz süresindeki yanıltma ve dava zamanaşımı nedeniyle bozarak düşme kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, sanığın cezaevinde yanlış yasa yolu bildirimi nedeniyle yaptığı eski hale getirme talebinin kabul edilerek temyizin süresinde olduğunun belirlenmesinin ardından, 14.05.2011 tarihli eylemin niteliğine göre uygulanan 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin inceleme tarihine kadar dolduğu tespit edildiğinden, mahkumiyet hükmü bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın 16.02.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, aynı Kanun'un 42/1. maddesi gereği Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle Mahkemenin 20.02.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmakla; karar tarihinde Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunan sanığa, SEGBİS vasıtasıyla tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltılması nedeniyle sanığın eski hâle getirme talebinin kabulüyle öğrenme üzerine sunduğu temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın olay tarihinde gündüz vakti katılanın iş yerinden yüz metre uzunluğunda kabloları alması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için Kanun’da belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 14.05.2011 olan suç tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!