Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen İtirazın İptali Davasında, Çek ve EFT ile Yapılan Fazla Ödemeden Kaynaklanan 220.000 TL Ticari Alacağın Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine Davalının Haksız İtirazının Kaldırılması Talebi.
Özet: Davacı şirket, davalıdan satın aldığı hizmet için 420.000 TL fatura bedeline karşılık iki farklı yöntemle toplam 840.000 TL ödediğini, davalı tarafından 200.000 TL kısmi iade yapılmasının ardından kalan 220.000 TL fazla ödemenin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının cevap dilekçesi sunmamasına rağmen haksız itirazı nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağını talep etmek amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, Davalı şirketin itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, Müvekkili şirketin davalıdan.... hizmeti satın aldığını, Bu hizmet karşılığında davalı şirket tarafından ... fatura numaralı, 17.05.2024 tarihli e-fatura düzenlendiğini, Söz konusu 420.000,00 TL tutarındaki fatura bedeli için müvekkili şirket tarafından davalıya iki farklı tarihte ve iki farklı yöntemle toplamda 840.000,00 TL ödeme yapıldığını, İlk ödemenin müvekkili ... tarafından düzenlenen ... numaralı, 05.09.2024 vadeli 420.000,00 TL tutarlı çek ile yapıldığını, Bu çekin davalı şirkete teslim edildiğini ve ödeme günü geldiğinde davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, Müvekkilinin cari hesap ekstresinde bu işlemin 14.05.2024 tarihli "Çek çıkışı" olarak kaydedildiğini, Teslim edilen çekin ödeme gününün ileri bir tarih olmasından kaynaklı olarak davalı şirketin, müvekkili şirketten ödemenin bi an önce yapılmasını istediğini, çeki teslim edeceklerini belirttiklerini ve bu sebeple 19.07.2024 tarihinde müvekkili şirketten davalı şirketin hesabına 420.000,00 TL tutarında EFT yoluyla ikinci ödeme gerçekleştirildiğini, Bu işlem de müvekkilinin cari hesap ekstresinde 19.07.2024 tarihli "Gönderilen havale" olarak yer aldığını, Müvekkilinin karşı taraftan bedelini ödediği çeki teslim almak istediğini, Buna ilişkin defalarca girişimde bulunmasına rağmen karşı tarafın çeki teslim etmemekte ısrar ettiğini ve sonuç olarak çeki iade etmediğini, teslim edilmediğini, aksine çek bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, Bu durum karşısında davalı tarafın 420.000,00 TL tutarında haksız ve sebepsiz olarak zenginleştiğini, Müvekkili şirketin bu fazla ödemenin iadesi hususunda davalı ile görüşmelerde bulunduğunu ve davalı şirketin 19.07.2024 tarihinde müvekkili şirket hesabına 200.000,00 TL tutarında bir havale ile kısmi iade yaptığını, Ancak, kalan 220.000,00 TL tutarındaki fazla ödemenin davalı tarafından iade edilmediğini, Müvekkili şirketin cari hesap ekstresi, davalının müvekkiline halen 220.000,00 TL borçlu olduğunu açıkça gösterdiğini Kalan 220.000,00 TL'lik alacağın tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, Ancak davalı tarafın, bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, Davalı şirketin itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu bu nedenle davalı şirket aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, Müvekkilinin sabit hale gelen alacağını ödemeyerek başlatılan icra takibine itiraz ederek alacağı sürüncemede bırakan davalı şirketten müvekkilinin alacağını tahsil edememe riskini doğurduğunu ve mal kaçırma ihtimalini gündeme getirdiğini, Davalının üzerine kayıtlı taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine ihtiyaten haciz konulması gerektiğini, Davanın kabulüne, Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı üzerinden devamına, Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 220.000,00-TL fatura alacağı ve 5.496,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 225.496,99-TL yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesap nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davalı defterlerini ibraz etmediği, davacının defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı ... ....’ne ait 2024 yılı ticari defterlerinin elektronik ortamda (e-defter) tutulduğu, yevmiye defteri ve defteri kebir e-beratlarının ilgili dönemler itibarıyla yasal süresi içinde Gelir İdaresi Başkanlığı’na yüklendiği, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve bu haliyle TTK ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu 17.05.2024 tarihli, 420.000,00 TL bedelli faturaya istinaden davacı kayıtlarında; 05.09.2024 vadeli, ... nolu çekin davalıya verildiği ve bu çekin banka tarafından hesaba borç kaydedilerek ödendiği görülmektedir. Ayrıca 19.07.2024 tarihinde yapılan 420.000,00 TL tutarlı EFT’nin 200.000,00 TL’lik kısmının davalı tarafça iade edildiği saptanmıştır. Bu işlemler neticesinde davacı, ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 220.000,00 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Her ne kadar .... cevabi yazısında çekin 'karşılıksız' işlemi gördüğünü ve hesapta bakiye bulunmadığını bildirmişse de; .... ödeme dekontunda, çek bedelinin 05.09.2024 tarihinde saat 16:28'de hesaptan tahsil edildiği teyit edilmektedir. İlgili çek ödeme işlemi, davacının ticari defterlerine 'çek ödemesi' olarak kaydedilmiş olup, defter kayıtları ile ... banka ekstreleri birbirini doğrulamaktadır. Takdiri Yüce Mahkemenize ait olmak üzere; muhatap banka beyanı ile ödeme bankası kayıtları arasındaki bu açık çelişkinin giderilmesi amacıyla ; T.....’den ; Söz konusu çek bedelinin hamiline (çek muhatabına) ödenip ödenmediğinin, Ödeme yapılmış ise tarih ve saat bilgisi, Ödeme yapılmamış ise çek yaprağının fiziken iadesinin yapılıp yapılmadığı, ... ... tarafından çek ödemesi için gönderilen 420.000,00 TL'nin ...'ya iadesinin yapılıp yapılmadığı, ... ..... çek ödemesi için gönderilen 420.000,00 TL'nin davacının hesabına geri iade gelip gelmediğinin sorulması, Gelecek cevabi yazı neticesinde, çek ödemesinin gerçekleştiğinin sabit olması halinde davacının takip talebinde belirttiği üzere 220.000,00 TL asıl alacak ve 5.496,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 225.496,99 TL davalı yandan alacağı bulunduğu, aksi durumda ise davacı yanın davalı yandan bir alacağının bulunmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malın teslimi TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi , █████/2020 Tarih, ...... Esas, ...... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri incelenmiş düzenlenen █████/2025 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi olan █████/2025 tarihli faturadan kaynaklı davacının 220.000,00TL alacaklı olduğu yönündeki mali tespit ile ... yazı cevabı dikkate alındığında davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 220.000,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 44.000,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 15.028,20-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.850,93-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 12.177,27-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 2.850,93-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.553,83-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.181,60-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 97,56'sı olan 8.957,57-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.487,76-TL'sinin davalıdan, 112,24-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 5.496,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalı
Hakim .....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!