Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, şirket hisse devri sonrası rekabet yasağı ihlali ve haksız rekabet iddiasıyla talep edilen cezai şart tazminatı davası istinaf incelemesi.
Özet: Davacılar, davalının şirket hisselerini devretmesinin ardından imzalanan rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ederek yeni bir firma kurup eski müşterileri ve çalışanları kendine çektiğini iddia ederek, sözleşmedeki 120.000 TL cezai şartın tahsilini talep etmiş; davalı ise rekabet yasağı maddesinin geçerli olmadığını, sözleşmenin amacına aykırılığını ve şahsi sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur, ancak ilk derece mahkemesi davalının rekabet yasağını ihlal ettiğine ve cezai şartı ödemesi gerektiğine hükmetmiş, fakat bu miktarın davalının ekonomik olarak zor durumda bırakabileceğini belirtmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
KARAR TARİHİ : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2021
NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARAR
DAVACILAR : 1-....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... -...- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Dairemizin █████/2024 tarih, ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilleri ve davalının ... Şirketinin ortakları olduğunu, müvekkillerinin davalının söz konusu şirket hisselerini satın aldığını, davalı taraf ile davacılar arasında █████/2019 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından kurulan ... firması müvekkillerin sahibi olduğu ... firmasının müşterilerini iş tekliflerinde bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, hatta bazı firmalar ile çalışmaya başladığını, ... imalatı firma ile davacılar yaklaşık 5 yıldır çalışmakta iken davalı tarafın müşteri bilgilerini bilmesi neticesinde söz konusu firma ile iletişim kurmuş ve firma geçen yıl ocak ayında davacılar ile çalışmayı bıraktığını, ... firmasının şu anda davalının sahibi olduğu ... firması ile çalışmakta ve davacıların eski çalışanı olup davalı tarafın firmasına geçen Doktor ...' in de ... firmasında ...' nin doktoru olarak hizmet verdiğini, ... firması ile davacıların yaklaşık 3 yıldır çalıştıklarını, davalı ... eski ortağı, şirket müdürü ve şirket çalışanı olduğu ... firmasının çalıştığı şirketler ile iletişime geçip, anlaşıp kendi firmasına bağladığını, ancak anlaşamayacağını anladığı şirketlere de ... adına geldiğini belirterek fatura kesip tahsilat yapma yoluna gittiklerini belirterek davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve meni ile sözleşmede belirtilen 120.000,00.TL cezai tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücrerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, ortaklar arasında 12 maddelik bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede esasen bir pay devri yapıldığını ve bu payın tam ederi olan 120.000,00.TL’ nin davalıya ödeneceğinın anlaşıldığını, bu sözleşmenin 9. maddesinde rekabet yasağından bahsedildiğini, bu nedenle rekabet yasağı sözleşmesi başlı başına ayrı olarak düzenlenmesi gerektiğini, sermaye devrini içeren bir sözleşmeye bir madde olarak eklenmesi başka bir sözleşmenin içine gizlenmesi, sözleşemenin ruhuna ve lafzına aykırı olduğunu, bu nedenle bu sözleşme geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin işçi ve işveren arasında yapılması gerektiği sebebiyle de bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesi olduğu iddia edilen protokoldaki maddede bu sözleşme davalı ... ile yapılmış olduğunu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği firmalarla davalı ...' ın değil sahibi olduğu ... Ltd Şti. firması ile sözleşme imzalanmış olduğunu, bu nedenle davalının bu davada taraf sıfatı olmadığı için davanın reddi gerektiğini, davalının kötü hizmetten dolayı davacı firma ile çalışmalarını sonlandıran firmalarla iş yapmış olduğunu, davalı bu firmalarla iş yapmamış olsaydı da davacı firma bu şirketin iddia edildiği üzere davalının eski şirketin namı ile hareket ederek kendi hesabına iş yaptığının doğru olmadığını, ispata muhtaç bir durum olduğunu, davalı ve davacıların sahibi olduğu firma belli bir dönem aynı firmaya hizmet vermiş olduklarını, resen tespit edilecek hususlar ışığında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davalı ...'ın dava dışı ... Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'ndeki hisselerini davacılara devrettikten sonra 2 yıllık rekabet yasağı sözleşmesine uymadığı ve aynı alanda faaliyet gösteren ... Danışmanlık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurarak davacıların hizmet verdiği firmalara fiyat ve sonrasında bir süre de hizmet verdiği, halen de önceden ... Danışmanlık San.ve Tic Ltd. Şti. ile çalışan ancak şu an ... Danışmanlık San. ve Tic Ltd Şti. ile çalışan firmalar bulunduğu, bu haliyle davalının protokol ile üstlendiği rekabet yasağı sözleşmesine açıkça aykırı davrandığı, bu nedenle protokolde belirtilen cezai şartı da ödemesi gerektiği, ancak protokolde belirlenen cezai şartın hisse devir bedeli kadar olduğu ve bu haliyle hükmedilecek cezai şartın davalının ekonomik açıdan mahfına sebep olabileceği, TBK'nın 182/son maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı indirebileceği, somut olayda da cezai şartın fahiş olduğu ve takdiren %50 oranında indirim yapılması gerektiği anlaşılmakla haklı davanın iş bu indirim oranı üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Ayrıca hükmedilen alacağa ticari ilişkinin niteliği nazara alınarak dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, dava haklı görülmekle kabul edildiğinden ve TBK 182/son maddesi uyarınca cezai şartta resen indirime gidildiğinden reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI VE DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından katılım yolu ile verilen istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...'nı şirketten ayrıldığı zaman şirketin değerinin 15.000,00.TL olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 120.000,00.TL yapılmasının nedeninin şirketin müşteri çevresinden dolayı olduğunu, haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedenleri ile sözleşmede belirtilen 120.000,00.TL cezai tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, mahkemenin aksi kanaat de olması halinde 60.000,00.TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca davada iki ayrı davacı taraf bulunduğunu, her bir davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiğini, bu nedenle her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; akdedilen protokolün haksız rekabet yasağına bağlı cezai şarta ilişkin kısmının geçerliliğine ilişkin itirazlarımız saklı kalmak üzere görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davacı şirket yönünden dilekçesinde belirttiği gibi müdür yetkili işçi sıfatlarından sadece "işçi" sıfatı kaldığını, sözleşmeye aykırı fiil ya da eylemden ortada geçerli bir sözleşme söz konusu olmadığını, doğan sorumluluk dava dışı ... firması tüzel kişiliğe ait olduğunu, rekabeti ihlalinde doğan iddia tüzel kişi tacir sıfatı olan ... firmasına ait olduğunu, sözleşmenin 9.maddesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin cezai şart içeren hükümde herhangi bir süre öngörülmemesi sebebiyle müvekkilinin kaydı hayat şartıyla çalışmasını engelleyen sözleşme hükmünün Anayasanın 48. Maddesinde ifadesini bulan çalışma hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini, ilk derece mahkemesince rekabet yasağına dair sözleşmede kararlaştırılmış 2 yıllık bir süre varmış gibi kabul edilerek müvekkilinin sorumluluğu cihetine gidildiğini, sözleşmede herhangi bir süre şartının konulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce █████/2024 tarih, ███████ Esas, █████████ Karar sayılı karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dairemiz kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile dairemiz kararının kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından, tarafların ... şirketinin eski ortakları olup, davalıya ait şirket hisselerinin taraflarınca satın aldığı ve davalı ile █████/2019 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede haksız rekabete ilişkin hükümler olup, davalının, adına kurduğu ... firması vasıtasıyla, eski müşterisi olan şirketlerle iş yaptığı ve kendi firmasına bağladığı iddia edilerek, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve meni ile sözleşmede belirtilen 120.000,00.TL cezai şart alacağının davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, rekabet sözleşmesinin, pay devrini içeren bir sözleşmeye bir madde olarak eklenip, başka bir sözleşmenin içine gizlenmiş olmasının, sözleşemenin ruhuna ve lafzına aykırı olduğunu, bu nedenle bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmesinin işçi ve işveren arasında yapılması gerektiğini, davacılar tarafından iddia edilen işlerin, kendisi tarafından değil, dava dışı ... firması tarafından yapılıp, davada taraf sıfatı olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce █████/2024 tarihinde davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ise █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ile davacılar vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığından, her bir taraf yönünden istinaf talepleri birlikte incelenerek değerlendirilip karar verilmesi gerekirken yalnız davalı tarafın istinaf talebinin incelenerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 359. maddesine aykırı şekilde kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, dairemizce; bozma kararı üzerine davacı ve davalı tarafların istinaf kanun yoluna başvurularına dair inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nun 4/1-c maddesinde "Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. " düzenlemesi ve 6102 sayılı TTK’nun 5/1.fıkrasındaki düzenlemenin TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünü zımnen ilga etmemiş olması dikkate alındığında, TTK'nun 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olan haksız rekabetten kaynaklanan davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, davalının, görevli mahkemenin İş mahkemeleri olduğuna ilişkin istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Pozitif hukukumuzda, hizmet sözleşmelerinde yer alacak rekabet yasağı ve buna bağlı cezai şart konusunda özel düzenleme yapılmışsa da (TBK m. 420, 444, 445, 446), bunun dışındaki sözleşmeler yönünden, bu konuda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, somut olaydaki hisse devir sözleşmesinin eki olarak yapılan rekabet yasağı sözleşmesine, sözleşme sınırlarına ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir.
TBK'nun 26. maddesi uyarınca, taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilir. Bu düzenlemeye göre, kanuni sınırlar içinde kalmak kaydıyla, taraflara sözleşme içeriğini özgür iradeleriyle belirleme yetkisi verilmiştir. TBK'nun 27. maddesinde ise, sözleşme özgürlüğünün sınırları belirlenmiştir. Buna göre, "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur." Bu yasal düzenlemeye göre, kanunun emredici hükümleri, kamu düzeni, genel ahlak ve kişilik hakları, sözleşme özgürlüğünün sınırlarını oluşturmaktadır.
Aynı Kanunun rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin 182. maddesinde ise "Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmü bulunmaktadır.
Tarafların hisse devir sözleşmelerinde rekabet yasağı koymaları ve bunu cezai şart yaptırımına bağlamaları, genel olarak ahlaka ve kamu düzenine aykırı değildir. Ancak rekabet hakkının, çalışma hürriyetinin aşırı sınırlandırılması, kişilik haklarını ihlal eder nitelikte ise, butlandan söz edilebilir.
Somut olayda, davacılar ile davalı arasında imzalanan █████/2019 tarihli ... Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'nin hisse devri protokolü uyarınca davalı ...'ın şirketteki hisselerini 120.000,00.TL bedel karşılığında davacılara devrederek şirketten ayrıldığı, taraflar arasındaki protokolün 8. ve 9. maddesine göre davalının, şirket bilgilerini 3. kişilerle paylaşmamayı ve protokol tarihinden önce hizmet verdiği firma ve şahıslara protokol tarihinden sonra kendisi veya başka bir firma adına doğrudan ya da dolaylı yollardan iş sağlığı ve güvenliği konusunda fiyat vermek, hizmet vermek vb işlem yapmak gibi işlemleri yapmamayı taahhüt ettiği, yine protokolün 10. maddesinde cezai şart olarak yukarıda belirtilen rekabet yasağı kurallarına aykırı hareket edilmesi durumunda davalının aldığı 120.000,00.TL hisse devir bedelini iade edeceğinin düzenlendiği ve sözleşme süresinin 2 yıl olduğunun belirtildiği, bu protokole ek olarak düzenlenen █████/2019 tarihli protokolde de benzer hükümlere ve cezai şarta yer verildiği, taraflar arasında akdedilen protokolda, rekabet yasağı öngörülmesinin ve bunun bir cezai şart yaptırımına bağlanmasının genel olarak ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığı, ancak rekabet yasağı hükmünün çalışma hürriyetini aşırı sınırlandırması ve kişilik haklarını ihlal etmesi halinde butlanının söz konusu olabileceği, hisse devir sözleşmesine ek olarak yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin, davalı tarafından devredilen hisselerin bedelinin tespitinde etkili olduğu, davalının böylece rekabet yasağı karşılığında hisse bedelini tespit ettiği, bunun sonucunda rekabet yasağı karşılığında bir menfaat sağladığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükmünü geçersiz kılacak bir neden bulunmadığı, davalının dava dışı ... Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'nden ayrıldığı ve █████/2019 tarihinde yine dava dışı ... Danışmanlığı San. ve Tic Ltd Şti.'ni kurduğu, mahkemece, müşteri firmalardan celp edilen bilgiler, ticaret sicil kayıtları ve dinlenen tanık anlatımlarından, davalının, dava dışı ... Danışmanlık San.ve Tic Ltd.Şti.'ndeki hissesini davacılara devrettikten sonra 2 yıllık rekabet yasağı sözleşmesine uymadığı ve aynı alanda faaliyet gösteren ... Danışmanlığı San. ve Tic Ltd Şti.'ni kurarak davacıların hizmet verdiği firmalara fiyat ve sonrasında bir süre de hizmet verdiği, önceden ... Şirketi ile çalışan, ancak şu an ... Şirketi ile çalışan firmalar bulunduğu, bu haliyle davalının protokol ile üstlendiği rekabet yasağı sözleşmesine açıkça aykırı davrandığı, bu nedenle protokolde belirtilen cezai şartı da ödemesi gerektiği, ancak, protokolde belirlenen cezai şartın hisse devir bedeli kadar olduğu ve bu haliyle hükmedilecek cezai şartın davalının ekonomik açıdan mahfına sebep olabileceği, bu nedenle mahkemece, TBK'nın 182/son maddesi dikkate alınarak cezai şarttan % 50 indirim yapılmış olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, cezai şartta mahkemece resen indirim yapıldığı için reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti verilemeyeceği ve yine davanın kabul edilen kısmı yönünden isabetli şekilde tek vekalet ücreti verilmesinin yerinde olduğu, çünkü hükmün bölünmezliği ilkesi gereği vekalet ücretinin de bu haliyle bölünmesi mümkün olmadığı için davacılar yararına tek vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu, kararın bu yönleriyle de usule uygun olduğu, davacı ve davalı vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Dairemiz tarafından Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve █████████ esas █████████ karar sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla;
2)-Dairemiz tarafından verilen █████/2024 tarih ve ███████ esas █████████ karar sayılı kararının kaldırılmasına,
3)-Yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
4)-Taraf vekillerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ████████ esas ████████ karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının HMK 356/2. Maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
5)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
6)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.098,60.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.024,57.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.074,03.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)-Dairemizin █████/2025 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar, ███████ Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE,
Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE,
7)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
8)-)-Yargıtay bozma ilamı gereği zorunlu olarak duruşma açıldığından Hukuk Genel Kurulu 'nun █████/2021 tarih, 2021/2-96 esas, ████████ karar sayılı ilamı uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
9)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
10)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, Dair, Davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.█████/2026
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!