Danıştay, enerji şirketinin Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 38. maddesinin enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan farkların vergilendirilmesine ilişkin hükmünün iptali talebini değerlendiriyor.
Özet: Bu dava, 30/12/2023 tarihli ve 555 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 38. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptali istemiyle açılmış olup, davacı şirket, tebliğin, Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesinin parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan farkların vergilendirilmesine yönelik olmayan asıl amacına aykırı şekilde fazladan vergi tahakkukuna yol açtığını iddia etmektedir; davalı bakanlık ise tebliğin kanunla verilen yetki kapsamında çıkarıldığını, yeni bir vergi getirmediğini ve hukuka uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLLERİ : Av. ...-Av. ... Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA (... Başkanlığı)VEKİLİ : Av. ..., Av. ...İSTEMİN KONUSU: █████/2023 tarihli ve 32415 (2.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:555)'nin iptali istemidir.DAVACININ İDDİALARI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 2. bendinin (c) alt bendi uyarınca enflasyon düzeltmesinin; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate alınacak tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, malî tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanmasını ifade ettiği, l ve m alt bentlerinde ise enflasyon düzeltmesine ilişkin muhasebe hesaplarının tanımlandığı, bu hükümlerin vergilendirmeye yönelik olmadığı, enflasyon düzeltmesi sonucu vergilendirme yapılacak durumların ayrıca aynı fıkranın 5. bendinin 5. ve 7. paragraflarında belirtildiği, bu durumların istisnai olduğu, bu hükümlerde belirtilen durumlar dışında enflasyon düzeltmesi yapılmasının vergilendirmeye sebep olmaması gerektiği ancak yapılan düzeltme sonucunda 2024 yılının Nisan-Haziran dönemine ilişkin fazladan vergi tahakkuk ettirildiği ve tahakkuk karşı da ayrıca dava açıldığı, dava konusu Tebliği'in 38. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının anılan hükümlere aykırı olduğu ileri sürülmektedir.DAVALININ SAVUNMASI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 8. bendinde, enflasyon düzeltmesiyle ilgili usul ve esasların belirlenmesi yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili kılındığı, enflasyon düzeltmesiyle yeni bir vergi konulmadığı, yapılan düzeltmeyle mükelleflerin bilanço durumuna göre vergi matrahının azalıp artabileceği, tebliğin hukuka aykırı olmadığı ve normlar hiyerarşisine aykırı işlem tesis edildiği iddiaları yasal dayanaktan yoksun olduğu savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : İlgili Kanun maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verdiği yetki kapsamında, kanunun uygulamasında izlenilmesi gereken yolu gösteren ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmeyen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI: ...DÜŞÜNCESİ : Dava, parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması neticesinde ortaya çıkan enflasyon düzeltme farkının vergilendirmede dikkate alınmaması gerektiği yolunda ihtirazi kayıtla verilen 2024 yılının Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergi beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi nedeniyle tahakkuk eden geçici vergilerin dayanağı olduğu ileri sürülen █████/2023 tarihli ve 32415 (2. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin tamamının iptali istemiyle dava açılmıştır. Dava dilekçesinde, davacı şirket tarafından 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin tamamının iptali istenilmekle birlikte, ileri sürülen iddialar ve davacının ihtirazi kayıtla beyanname vermesinin dayanağını oluşturduğu görülen Tebliğin 38.maddesine hasren uyuşmazlık incelenmiş ve davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Yüksek enflasyonla mücadele eden ülkelerde vergilemenin enflasyonun etkisinden arındırılarak gerçekleştirilebilmesi amacıyla birtakım uygulamalara başvurulmuş olup, bunlardan bir tanesi de enflasyon düzeltmesi kurumudur. Enflasyon düzeltmesi, vergi sistemimizdeki yerini ilk olarak 5024 sayılı Kanunla ve █████/2003 tarihinden geçerli olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298.maddesi ile almıştır. Aynı zamanda geçici 25. madde de Vergi Usul Kanununa eklenmiştir. █████/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7338 sayılı Kanun ile mükerrer 298. maddenin başlığı ''Enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme'' olarak değiştirilmiş, maddeye (Ç) bendi eklenmiştir. Yürürlük tarihi █████/2022 olan 7352 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na Geçici 33.madde eklenmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının (1)numaralı bendinde kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutacakları, enflasyon düzeltmesi uygulamasının, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona ereceği, kapsama giren mükelleflerin, geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla malî tablolarını düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak zorunda oldukları düzenlenmiştir.213 sayılı Kanun’un mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının (8) bendinin (b) alt bendinde ise; mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla hangi tür malî tabloların; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulup tutulmayacağını ve geçici vergi dönemlerinde düzeltilip düzeltilmeyeceğini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Geçici 33. maddesinin birinci fıkrasında;''Geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere (…)174 ve 2022 hesap dönemleri(kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.'' hükmü, Üçüncü fıkrasında;''█████/2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez.'' hükmü,Altıncı fıkrasında; ''Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.'' hükmü yer almıştır. Enflasyon düzeltmesi, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının (9) numaralı bendinde belirtilenler haricindeki mükellefler tarafından en son 2004 yılı itibarıyla uygulanmıştır. Kanun’un belirlediği gerekli şartların oluşmaması nedeniyle 2005 ila 2020 yıllarında enflasyon düzeltmesi yapılmamıştır. 213 sayılı Kanun’un Geçici 33. maddesinde, geçici vergi dönemleri de dâhil olmak üzere 2021 ve 2022 hesap dönemleri ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde mükerrer 298. madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağı hükme bağlanmış, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ve E: ████████; K: ████████ sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan “…2021…” ibaresi iptal edilmiştir. 213 sayılı Kanun’un mükerrer 298.maddesi ve Geçici 33.madde ile getirilen düzenleme uyarınca 2023 hesap dönemi sonunda geçici vergi dönemleri dahil izleyen hesap dönemlerinde mükellefler █████/2023 tarihli mali tablolarında yer alan parasal olmayan kıymetlerini enflasyon düzeltmesine tabi tutacaktır. Bu düzeltme işlemlerinin usul ve esasları █████/2023 tarih ve 32415 ikinci mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenmiş, daha sonra █████/2024 tarih ve 32352 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 560 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile enflasyon düzeltmesi yapacak mükelleflerin (213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (9) bendi kapsamındaki mükellefler hariç)2024 hesap döneminin birinci geçici vergi döneminin sonu itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapmayacakları öngörülmüştür. █████/2024 tarih ve 32814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 563 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, enflasyon düzeltmesi kapsamında olup, █████/2023 tarihli gelir tablosundaki brüt satışları toplamı 50.000.000 TL’nin altında olan mükelleflerin (213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (9) bendi kapsamındaki mükellefler hariç) 2024 hesap döneminin ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapmamalarına dair açıklamalar yer almıştır.█████/2025 tarih ve 32648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 582 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de; enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmesi halinde 2025 hesap döneminin birinci, ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde kapsam dahilindeki mükellefler tarafından (213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (9) bendi kapsamındaki mükellefler hariç) enflasyon düzeltmesi yapılmamasına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Davacı tarafından, enflasyon düzeltmesi neticesinde hesaplanan kârın vergi matrahına dahil edilmesi ve buna göre vergilendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ'de yer alan düzenlemelerin Anayasa'nın 73. maddesinde düzenlenen vergilerin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı bendinde enflasyon düzeltmesiyle ilgili hangi hallerde vergilendirme yapılacağının açıkça kurala bağlandığı, bu haller dışında enflasyon düzeltmesi neticesinde yapılan hesaplamaların vergilendirmenin bir unsuru olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek, esasa ilişkin değerlendirmelere geçilmiştir.Enflasyon düzeltmesi, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının (2)numaralı bendinin (c) alt bendinde tanımlanmıştır. Buna göre enflasyon düzeltmesi, parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate alınacak tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, mali tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanması olarak ifade edilebilir. Enflasyon düzeltmesinin temel amacı, fiyatlardaki artışların bilanço ve gelir tablosu kalemlerinde meydana getirdiği değer kaybının giderilmesi ve vergi matrahında enflasyon nedeniyle meydana gelen ancak gerçek durumu yansıtmayan artışın yol açtığı olumsuzlukların ortadan kaldırılmasıdır.213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 2.bendinde;''l) Enflasyon fark hesapları; parasal olmayan kıymetlerin düzeltme işlemi sonrası değeri ile düzeltme öncesi değeri arasındaki farklarının kaydedildiği hesapları,m) Enflasyon düzeltme hesabı; parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan farkların kaydedildiği hesabı (Bu hesap enflasyon fark hesapları ile karşılıklı olarak çalışır. Parasal olmayan aktif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar bu hesabın alacağına, parasal olmayan pasif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar ise borcuna kaydedilir. Enflasyon düzeltme hesabının bakiyesi gelir tablosuna aktarılmak suretiyle kapatılır.)'' hükmü getirilmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 7.bendinde;'' Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının yeniden oluşması halinde; enflasyon düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere enflasyon düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. Ancak, matrahın tespitinde geçmiş yıl malî zararları mukayyet değerleri ile dikkate alınır. Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.Bu işlemlerden doğan pasif kalemlere ait fark hesapları için (5) numaralı bendin beşinci paragraf hükmü uygulanır.'' düzenlemesi yapılmıştır. 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ''Cari dönem kârı/zararı'' başlıklı 38. maddesinde; ''(1) 2024 hesap dönemine ait vergi matrahı, düzeltilmiş bilançoya göre tespit edilecektir.(2) Geçici vergi dönemleri ve hesap dönemi sonu itibarıyla oluşan kâr ya da zarar, “Enflasyon Düzeltme Hesabı”nın bakiyesine göre bulunacaktır.“Enflasyon Düzeltme Hesabı”nın bakiyesi, “Enflasyon Düzeltmesi Kârları/Zararları” hesapları aracılığıyla “Dönem Kârı veya Zararı Hesabı”na devredilerek kapatılacak ve verilen bakiye türüne göre işletmenin dönem kâr ya da zararı görülmüş olacaktır.(3) █████/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7491 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 17 nci maddesi ile, 213 sayılı Kanunun geçici 33 üncü maddesinde yapılan düzenlemeye göre bankalar, █████/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki şirketler, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri tarafından geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2024 ve 2025 hesap dönemlerinde yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.Bu hüküm uyarınca, bu mükellefler geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2024 ve 2025 hesap dönemlerinde bilançolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacak, ancak düzeltme sonucu oluşacak kar veya zararlarını dönem kazancının tespitinde dikkate almayacaklardır.'' hükmü yer almıştır.Dava konusu 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğin 2.maddesinin (2) fıkrasında; 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (8) numaralı bendinin ve Geçici 33 üncü maddesinin altıncı fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak, 2023 hesap dönemi ve şartların oluşmasına ve devamına bağlı olarak (geçici vergi dönemleri dâhil) izleyen hesap dönemlerine ilişkin enflasyon düzeltmesi işlemlerinin usul ve esaslarını belirlemek amacıyla yayımlandığı belirtilmiş olup, Tebliğin ilgili Kanun maddelerinde verilen yetkiye uygun olarak hazırlandığı sonucuna varılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 2.bendinin (l) ile (m) bentleri ve bu fıkranın bütünündeki düzenleme ile Geçici 33.madde dikkate alındığında, parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucu oluşan farklar ''Enflasyon düzeltme hesabı'' nın alacağına, parasal olmayan pasif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar ise borcuna kaydedilecek, bu hesabın bakiyesi gelir tablosuna aktarılmak suretiyle kapatılacak ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır. Bu itibarla 31.12.2023 tarihini takip eden dönemlerde enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda yapılacak olan enflasyon düzeltmesi, gelir tablosu ile ilişkilendirilecek ve doğrudan vergi matrahını etkileyecektir. Mükelleflerin parasal olmayan aktif kıymetlerinin düzeltme farkları, parasal olmayan pasif kalemlerin düzeltme farklarından yüksekse vergi matrahında artış meydana gelmesi, parasal olmayan pasif kıymetlerin düzeltme farkları, parasal olmayan aktif kalemlerin düzeltme farklarından yüksekse vergi matrahında azalma meydana gelmesi ve daha az vergi ödenmesi söz konusu olacaktır. Dolayısıyla enflasyon düzeltmesinin vergisel etkisi, işletmelerin yapısına göre farklılık gösterecektir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na 20/1/2022 tarihli ve 7352 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen geçici 33. maddenin birinci fıkrasında yer alan “Geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021…” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi █████/2023 tarihli ve E: ████████, K: ████████ sayılı kararında; ''Bunun yanı sıra enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlere ilişkin vergi matrahının tespiti aşamasında vergi matrahına etki eden enflasyon düzeltmesine tabi unsurların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarlarının dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre 213 sayılı Kanun’un mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrası uyarınca mükellefler tarafından enflasyon düzeltmesinin ilgili döneme ait gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri ile yapılması ve düzeltmelerin yapıldığı tarih itibarıyla yasal defter kayıtlarına intikal ettirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.'' gerekçesine yer verilmiştir.Konuya ilişkin olarak yukarıda yer verilen kanun maddeleri ve Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen kararından da anlaşıldığı üzere bilanço esasına tabi gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, enflasyon düzeltmesinin yasal koşullarının oluşması durumunda enflasyon düzeltmesi yapması ve vergi matrahının tespitinde, enflasyon düzeltmesine tabi unsurların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarlarının dikkate alınması gerekmektedir. Davacı tarafından iddia edildiği gibi enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan düzeltilmiş değerlerin dikkate alınması sadece 213 sayılı Kanun’un mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan, kanunen kabul edilmeyen giderler, istisnalar ve geçmiş yıl mali zararlarının enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarları ile matrahın tespitinde dikkate alınması ve (6) numaralı bendindeki, amortismanlar ve itfa paylarının düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanması haliyle sınırlı değildir. Açıklanan nedenlerle, █████/2023 tarihli ve 32415 (2. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 38.maddesinin iptali isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacı vekili Av. ... ve davalı idare vekili Av. ...'in geldiği görülerek, Danıştay Savcısı ...'ın katılımıyla duruşmada tarafların vekillerine usulüne uygun söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesinin alınmasından ve Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenilerek dosyadaki belgelerin incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: █████/2023 tarih ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 555 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay tarafından karara bağlanacağı kuralına yer verilmiştir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun idari dava türlerinin sayıldığı 2. fıkrasının 1. bendinin a alt bendinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 2. bendinin (c) alt bendinde, enflasyon düzeltmesi; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate alınacak tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, malî tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanması şeklinde tanımlanmış, aynı fıkranın 5. bendinin dördüncü paragrafında düzeltme sonucu bulunan tutarların, izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınacağı belirtilmiştir. Aynı fıkranın 8. bendinin (h) alt bendiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı, enflasyon düzeltmesiyle ilgili usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır. 213 sayılı Kanun'un geçici 33. maddesinin birinci fıkrasında geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere (…) ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağı, üçüncü fıkrasında, █████/2023 tarihli mali tabloların, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulacağı, yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkının geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterileceği, bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârının vergiye tabi tutulmayacağı, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. █████/2023 tarih ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 555 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 38. maddesinin 1. fıkrasında, 2024 hesap dönemine ait vergi matrahının, düzeltilmiş bilançoya göre tespit edileceği, 2. fıkrasının birinci bendinde, geçici vergi dönemleri ve hesap dönemi sonu itibarıyla oluşan kâr ya da zararın, “Enflasyon Düzeltme Hesabı”nın bakiyesine göre bulunacağı, ikinci bendinde, “Enflasyon Düzeltme Hesabı”nın bakiyesinin, “Enflasyon Düzeltmesi Kârları/Zararları” hesapları aracılığıyla “Dönem Kârı veya Zararı Hesabı”na devredilerek kapatılacağı ve verilen bakiye türüne göre işletmenin dönem kâr ya da zararının görülmüş olacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava konusu █████/2023 tarih ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 555 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 38. maddesinin 1. ve 2. fıkrası dışındaki hükümleri yönünden davacı tarafından, dava açmakta menfaati bulunduğu hususu ortaya konulamadığından, davanın bu kısımlarının ise incelenmeksizin reddi gerekmiştir.Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmak suretiyle verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiş olup bu ilke takdire dayalı keyfi uygulamaları önleyecek sınırlamaların yasada yer almasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yasa ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Buna göre vergide mükellefiyet, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil, uygulanacak yaptırımlar ve zamanaşımı gibi konuların yasayla düzenlenmesi zorunludur.Öte yandan, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyeraşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyeraşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı dolayısıyla düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.Bireylerin sosyal ve ekonomik durumlarını etkileyecek keyfi uygulamalara neden olmaması için vergilendirmede, temel konuların yasalarla belirlenmesi gerekir. Ancak, yasa ile her konuyu bütün kapsam ve ayrıntılarıyla düzenlemenin olanaklı bulunmadığı durumlarda, Yasanın daraltılması ve genişletilmesi sonucunu doğurmayacak şekilde, uygulamaya ilişkin konularda yürütme organına açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte idari işlem yapma yetkisi verilebilir.213 sayılı Kanun'un geçici 33. maddesinin üçüncü fıkrasının, █████/2023 tarihli mali tabloların, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulacağı ve aynı Kanun'un 298. maddesinin (A) fıkrasının 5. bendinin dördüncü paragrafının, düzeltme sonucu bulunan tutarların, izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınacağı düzenlemeleri göz önüne alındığında, sözü edilen hükme uygun şekilde ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 8 bendinin (h) alt bendiyle verilen yetki doğrultusunda kural altına alınan █████/2023 tarih ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 555 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 38. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında hukuka aykırılık görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. █████/2023 tarih ve 32415 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 555 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 38. maddesinin 1. ve 2. fıkrası dışındaki hükümleri yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2. Tebliğ'in 38. maddesinin 1. ve 2. fıkrası yönünden ise DAVANIN REDDİNE,3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işlere ilişkin ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,4.Posta giderleri avansından artan tutarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya re'sen iadesine,5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.