Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, muhasebecinin sahte belge düzenleme fiiline iştirakten kesilen vergi ziyaı cezasında somut iştirak ve menfaat tespiti eksikliğini hukuka aykırı buldu.
Özet: Davacı muhasebeciye, muhasebe hizmeti sunduğu mükellefin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği iddiasıyla kesilen vergi ziyaı cezalarına karşı açılan davada, davacının mesleki özeni göstermeyerek bazı ilkeleri ihlal ettiği tespit edilse de, belgelerin sahte olarak düzenlenmesine nasıl iştirak ettiğine veya bu iştirakten nasıl menfaat sağladığına dair somut bir tespit ve inceleme bulunmadığı; dolayısıyla iştirak fiilinin yeterli delille kanıtlanamadığı vurgulanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YVERGİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : ████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, muhasebe kayıtlarını tuttuğu ve beyannamelerini verdiği ...'nın gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle anılan mükellef tarafından ziyaa uğratılan 2010 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın Ekim, Kasım ve Aralık dönemleri ile 2011 yılının Ocak ve Şubat dönemlerine ait katma değer vergilerinin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesi hükmüne uygun olmadığı gerekçesiyle yeniden dava açılmak üzere reddine dair mahkeme kararının, davacıya tebliği üzerine öngörülen dava açma süresinden sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen mahkeme kararı, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2015 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla usulsüz olarak tebliğ edilen dilekçe ret kararı üzerine davacının yenileme dilekçesini tebellüğ tarihinden itibaren süresi içinde verdiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararı üzerine Mahkemenin, yeniden düzenlenen dava dilekçesini başka eksiklikler nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmüne uygun olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin ardından yeniden düzenlenen dava dilekçesinin bu defa 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yeniden açılan davada verilen... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:Davalı idarece davanın süresi içinde açılmadığı iddia edilmiş ise de dilekçe ret kararı üzerine süresinde verilen yenileme dilekçesi ile açılan davada süre aşımı bulunmadığı anlaşılmıştır.... hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu raporda anılan fiile iştirak etmesi nedeniyle ziyaa uğratılan vergilerin bir katı tutarında vergi ziyaı cezalarının davacı adına kesilmesi gerektiği belirtilmiştir. Rapordaki tespitler dikkate alınarak ... adına alınan takdir komisyonu kararlarına istinaden davacı adına dava konusu vergi ziyaı cezaları kesilmiştir. ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda davacı ile ilgili olarak şu tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir:i. █████/2010 tarihinde inşaat taşeronluğu faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettiren ... ile aralarında muhasebe işlemlerinin yürütülmesine ilişkin █████/2011 tarihli sözleşme bulunan ...'ın anılan mükellefe ait 2010 yılının Kasım, Aralık dönemleri ile 2011 yılının Ocak, Şubat dönemlerine ilişkin beyannameleri verdiği tespit edilmiştir.ii. ... tarafından verilen muhtasar beyannameler ile çalışan işçi sayılarının gerçeğe aykırı olarak fazla beyan edildiği tespit edilmiştir.iii. ... tarafından, anılan mükellefe bilanço usulünde defter tutması gerektiği bildirilmesine rağmen vergi dairesi müdürlüğüne bu konuda herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu durum tarafsızlık ve sosyal sorumluluk ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. iv. ...'ın belgeleri görmeden beyanname verdiği bu durumun belgesiz kayıt olmaz ilkesine ters düştüğü belirtilmiştir.v. ... tarafından anılan mükellefle aralarında kurulan güven ilişkisine istinaden ilgili dönem beyannamelerinin verildiği ifade edilmişse de beyan edilen hasılat tutarı ile diğer mükelleflerin Ba bildirimleri arasındaki uyumsuzluğa ilişkin herhangi bir açıklama yapılamamıştır. Bu uyumsuzluğun dikkatten kaçması mesleki özen gereği mümkün bulunmamaktadır.vi. ...'ın konuya ilişkin ifadesinin muhasebe kayıtlarını tuttuğu diğer mükellefler için verdiği ifadeler ile benzer olduğu, ifadelerde sorumluluğunun bulunmadığını belirttiği ancak şüpheli bulduğu durumları vergi idaresine bildirmediği tespit edilmiştir.vi. Paravan şirketler arasındaki fatura trafiği dikkate alındığında, ...'ın bu şirketlerin yalnızca muhasebecisi olmasının tesadüf olamayacağı belirtilmiştir.Olayda, davacının ... ile imzaladığı sözleşme uyarınca verdiği muhasebecilik hizmeti süresince mesleğin gerektirdiği özeni göstermemesi sebebiyle birtakım mesleki ilkeleri ihlal ettiği kabul edilmekle birlikte davacının bu belgelerin sahte olarak düzenlenmesine nasıl iştirak ettiğine ilişkin somut bir tespit bulunmamaktadır. Davacının ve ...'nın bu husustaki ifadelerine başvurulmamış, iştirak suretiyle elde edilen menfaatin ne düzeyde olduğuna dair herhangi inceleme yapılmamıştır. Dolayısıyla iştirak fiilinin ne şekilde gerçekleştiği somut biçimde ortaya konulamadığından dava konusu cezalarda hukuka uygunluk görülmemiştir.Mahkeme bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı:Davacının, hakkında olumsuz tespitler bulunan birden fazla şirketin muhasebe işlemlerini yürüttüğü, sahte belge düzenleme fiiliyle ilişkisi bağlamında hakkında Kamu İhale Kurumu tarafından alınmış karar bulunduğu sahte belge düzenleyen şirketler arası fatura trafiğinde rolünün olduğu tespitleri bir arada değerlendirildiğinde menfaat sağlamak üzere sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği açık olduğundan dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:Davacı hakkında Kamu İhale Kurumu kararı olması, davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğini ortaya koymaya yeterli bir tespit olmadığından dava konusu cezalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ziyaı cezalarının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,2-... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.X - KARŞI OY:Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.