Danıştay 6. Daire, Adana Seyhanda parselasyonla müstakil parselin hisseli hale gelmesi iddiasını inceleyerek istinaf kararının bozulması talebini değerlendirdi.
Özet: Danıştay, Adanada uygulanan bir parselasyon işleminin iptali talebiyle açılan davada, davacının müstakil parselinin işlem sonucunda hisseli hale geldiği iddiasıyla temyiz edilen ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarını incelemiş; alt mahkemelerce tahsisin müstakil olarak yapıldığı belirtilse de, dosyada yer alan maddi olay tespitlerinin davacının hak edişinin büyük kısmının hisseli olarak tahsis edildiğini göstermesi üzerine, bu çelişkinin hukuka ve mevzuata aykırılık oluşturabileceği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaatine varmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı / ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Seyhan Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, parselasyon sonucu davacıya öncelikle kadastral parselinin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden tahsis yapıldığı, geri kalan kısmının ise yine davacıya ait ... ada ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alanda oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden yapılarak söz konusu parselin müstakil olarak tahsisinin sağlandığı, çok küçük bir kısmının ise teknik zorunluluktan dolayı kendi kadastral parselinin dışında oluşturulan imar alanlarından verildiği ve yapılaşma koşulları açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından dava konusu parselasyon işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müstakil parselinin dava konusu parselasyon sonucu hisseli hale getirildiği, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıya ait Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Seyhan Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla uygun bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmıştır. Uyuşmazlığa konu parsel; anılan uygulama imar planında Taks:0,50, E:2,00, Yençok:24,50 m yapılaşma koşullarında sanayi alanında kalmaktadır. Taşınmazı da kapsayan alanda Seyhan Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla parselasyon işlemi kabul edilmiştir. Davacıya ait tam hisseli 74.652,03 m² yüzölçümüne sahip ... ada, ... parsel, ayırma çapı ile ayrılarak 46.109,73 m²'lik kısmı uygulamaya girmiş, 6.135,64 m² düzenleme ortaklık payı kesintisinden sonra kalan 39.974,09 m²'lik hakedişinin 38.590,50 m²'si kök parselinin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... parselden hisseli olarak, kalan 1.383,52 m²'sinin ise uygulama alanında bulunan davacıya ait ... ada, ... parselden (eski ... ada, ... parsel) tahsisi yapılmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: İşlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan şekliyle3194 sayılı İmar Kanununun "Arazi ve Arsa Düzenlemesi" başlıklı 18.maddesinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez." hükmüne yer verilmiştir.Bu maddenin uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan işlem tarihinde yürürlükte bulunan İmar Kanunun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar" başlıklı 10. maddesinde; "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a. Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır. b. Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır. c. Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, imar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar iddiaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Parselasyon işlemi sonucunda, uygulama imar planına ve ilgili yönetmeliğe uygun yapılaşabilecek imar parsellerinin oluşturulması ve düzenleme sahasındaki parsel maliklerine mümkün mertebe eski parsellerinin bulunduğu veya yakınındaki yerden ve müstakil olarak imar parseli verilmesi gerekmektedir. Hukuki veya teknik zorunlulukların bulunması halinde ise, parsel maliklerine eski parsellerine eşdeğer nitelikte başka bir yerden imar parseli tahsis edilebileceği gibi imar tahsislerinin hisseli olarak yapılması da mümkündür. Uyuşmazlıkta; davacıya ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 46.109,73 m²'lik kısmının müstakil olarak uygulamaya dahil edildiği, düzenleme ortaklık payı kesintisinden sonra kalan 39.974,09 m²'lik hakedişinin; 38.590,50 m²'sinin kök parselin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... parselden hisseli olarak tahsisinin yapıldığı, söz konusu parselde ki diğer hissedarın da aynı yerde bulunan 12069 ada, ... parselin tam hisseli maliki olduğu, diğer ifadeyle söz konusu müstakil iki parselin aynı yerde oluşturulan ... ada, ... parselde hisselendirildikleri, oluşturulan imar parselinin büyüklüğünün ise 79.875,30 m² olduğu, düzenleme sahası içerisinde çok daha küçük yüz ölçümüne sahip parsellerin oluşturulduğunun görüldüğü, müstakil parsel olabilecek nitelikte ve büyüklükteki davacıya ait taşınmazın olduğu yerde hangi teknik gerekçe veya zorunluluk nedeni ile daha büyük bir imar parseli oluşturularak hisseli şekilde tahsisinin yapıldığının davalı idarece somut olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında, tam mülkiyet sahibi davacıya dava konusu parselasyon sonucu hisseli olarak yapılan tahsiste parselasyon tekniklerine ve dağıtım ilkelerine uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.