İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararların istinaf yoluyla incelenemeyeceğine hükmetti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu açılan tazminat davasında talep edilen ihtiyati haciz süreci ve davalı tarafın ölümünden sonra mirasçılarının haczin kaldırılması ya da değiştirilmesi taleplerine ilişkin istinaf başvurusunu incelemektedir. İlk başta reddedilen ihtiyati haciz talebi, yapılan istinaf başvurusu üzerine kabul edilmiş; davalının vefatı sonrası mirasçılarının haczin kaldırılması, taşkın haczin düzeltilmesi veya teminat karşılığı kaldırılması yönündeki talepleri ise ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemeleri kıyasen uygulayarak, ihtiyati tedbirin veya ihtiyati haczin koşulların değişmesi nedeniyle değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin kararların istinaf yoluna kapalı olduğunu, kanun koyucunun ilgili maddelerde kanun yoluna atıf yapmayarak bu tür kararlara karşı istinaf yolunu kapattığını, aksi durumda her karar için yapılacak başvurunun sistemin amacına aykırı olacağını belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas (Derdest Dosya)
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; yaralamalı trafik kazası nedeni ile maddi- manevi tazminat talebi ile birlikte davalı sürücü ...'ın taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları da dahil olmak üzere tüm malvarlığı üzerine teminatsız olarak “ihtiyati haciz” konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile; İhtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257 ve 258/1 maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2025 tarih █████████ E-2025/ 2384K sayılı kararı ile ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece █████/2026 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, davalıların borca yetecek kadar olan tüm malvarlığına 1.500.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
Bu arada █████/2026 tarihinde davalı ... vefat etmiş ve mirasçıları dahili davalıların talebi üzerine mahkemece █████/2026 tarihli dosya üzerinden ara kararı ile; "-Davalı müteveffa ... mirasçıları vekilinin ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karar █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği bu ara karara karşı istinaf başvurusuna rastlanılmamıştır.
Mahkemece davalılar vekilinin talebi üzerine yine dosya üzerinden █████/2026 ve █████/2026 tarihlerindeki ara kararları ile; "Davalı vekilinin taşkın haciz sebebiyle ihtiyati haciz kararının bir taşınmaz üzerinden devam etmesi talebinin REDDİNE, teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması talebinin icra mahkemelerince değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından talebin reddine " karar verilmiştir.
Dahili davalılar vekili █████/2026 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;
HMK'nın 341.maddesine göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karara karşı başvurulacak kanun yolu İİK'nın 258/3. maddesinde, kabulüne ilişkin kararlara karşı başvurulacak kanun yolları ise aynı kanunun 265. maddesinde düzenlenmiş olup kanunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması, değiştirilmesi ve düzeltilmesi halinde hangi yasa yoluna müracaat edileceği gösterilmemiştir.
İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir gibi geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Bu nedenle ihtiyati haciz ile ilgili olarak hüküm bulunmayan hallerde niteliğine aykırı düşmedikçe 6100 sayılı HMK’nın 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan ihtiyati tedbir kurumuna ilişkin yasa maddelerinin kıyasen uygulanması gerekir. HMK'nın 391/3.maddesinde, ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine verilen karara karşı ve HMK'nın 391/5.maddesinde ise yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
HMK'nın 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması düzenlenmiş olup maddenin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmayarak ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri hakkında verilen kararlar için kanun yoluna gidilmesinin yolu kapatılmıştır. Madde gerekçesinde de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir. Her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır. Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecektir.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararının kesinleşmesinden sonra ihtiyati haczin kaldırılması veya değiştirilmesi talepleri hakkında verilen kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasına imkan veren bir yasal düzenleme bulunmadığından dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352/1-ç maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Dahili davalılar vekilinin ve yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca REDDİNE,
2-İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!