Tasarrufun iptali davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, Türk Ticaret Kanunu Geçici 7. Maddesi uyarınca resen terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkin mahkeme kararı.
Özet: Bir alacaklı, borçlu bir şirketin usulsüz gayrimenkul devirleri nedeniyle açtığı tasarrufun iptali davasında taraf teşkilini sağlamak amacıyla, Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan bu şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını talep etmiş; Ticaret Sicili Müdürlüğü ise terkin işleminin hukuka uygun ve mevzuata uygun bir şekilde, gerekli ilanlar yapılarak gerçekleştirildiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyası (TTK Geçici 7.maddesine göre)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Müvekkil, ----- hasım göstererek --- Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemesi nezdinde ---- Esas sayılı dosya ile tasarrufun iptali davası açtığını, yapılan yargılama sürecinde mezkur şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiği anlaşıldığını, taraflarından açılan tasarrufun iptali davasında taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına yetki verildiğini, İhyasını istediği ---- şirketinin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresi ----- şirket ticaret sicilinden 09.10.2015 tarihinde re’sen silindiğini, ihyası istenilen şirketin son yasal temsilcisi ... (...) olması nedeni ile davalı olarak hasım gösterilmiş olup aynı zamanda kendisini şirketi temsile yetkili kişi olarak tayin edilmesini talep ettiğini, İhyasını istediği şirket ticaret sicilinden resen terkin ediliğinden bu davamızda husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunduğunu, Zira mezkur şirket ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, --- Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemesi nezdinde ---- Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan tasarrufun iptali davası öncesinde müvekkili tarafından borçlu ---- Şirketine karşı icra takibi başlatılmış, icra daireleri ve mahkemelerinin yanlış uygulama ve kararları neticesinde alacak tutarı tahsil edilememiş bu süreçte şirket üzerindeki 3 gayrimenkulü elinden çıkardığı gibi faaliyetine de son verdiğini, bu nedenle son çare olarak ---- usulsüz olarak gayrimenkulü devrettiği üçüncü şahıs ----- ve ve -----Şirketine karşı tasarrufun iptali davası yönetildiğini, işbu davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ---- tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinde tasarrufun iptali davası açısındandan hukuki yararımız mevcut olup tüzel kişiliğin ihyasını talep etmiştir. CEVAP: Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte ---- Gazetesinde (07.07.2015 tarihli, ---- Sayılı --- Gazetesi) ilan da edildiğini, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiştir. nitekim dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafça re'sen terkin işleminin usule aykırı olduğu iddiasının ileri sürülmesi de mümkün olmadığını, müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca re’sen terkin ve tasfiye edilen dava dışı ---- şirketinin ihyası talebidir. Dosya içerisine gelen Ticaret sicil müdürlüğünün kayıtlarının incelenmesi sonucu dava dışı şirketin TTK'nun geçici 7. Maddesine göre 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği tespit edilmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesi sonucu davacı ...'nun dava dışı şirketin yetkilisi olduğu ve tarihinin 05.12.2011 olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi (ek 26.06.2012-███████ md) uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince ,sermayelerini anılan KHK ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7(4)-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ---- Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Yerleşik Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ----sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı, emsal Yargıtay --Hukuk Dairesinin ---sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin ----- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı, aynı Dairenin ---- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirket ihyasında tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. Maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.6102 sayılı TTK Geçici 7(15) ek cümle 23.05.2024-███████ maddesi uyarınca 'Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.' maddesi eklenmiştir.Somut olayda; davalı şirketin dosya içerisine gelen ---- Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu TTK Geçici 7.maddesi uyarınca "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğinin 5.maddesi (1-b) bendi uyarınca 09.10.2015 tarihinde resen terkin edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; Ticaret Sicil Müdürlüğünce TTK'nun 7. maddesi kapsamında resen terkin edildiği, dava dışı ----- şirketinin ihyası talebi olduğu, 6102 sayılı Geçici 7 (15) bendine eklenen 23.05.2024-███████ maddesi uyarınca davalı ... Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Açılan Davanın TTK'nın Geçici 7. Maddesi Uyarınca KABULÜ ile;-Davalı ... Sicil Müdürlüğünün ---Sicil numaralı ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası için İHYASINA, -Şirket yetkilisi olarak görünen ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına,-Karar kesinleştiğinde bir nüshasının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00-TL karar harcı başlangıçta yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.