Dolandırıcılık suçunda sanık müdafiinin temyizinin esastan reddiyle, bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince beraat eden sanığın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusu kabul edilerek bir yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin eylemin basit yalan kapsamında kaldığı ve suç unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu, Yargıtayca yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, iddia ve savunmaların değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve hükmün hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle esastan reddedilerek mahkûmiyet kararının onanmasıyla sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E. ████████ K.SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Bulancak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli kararı ile dolandırıcılık suçundan, sanığın beraatine karar verilmiştir.2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dolandırıcılık suçundan, sanığın 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyizi; sanığın eyleminin basit yalan kapsamında kaldığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bulancak 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.