İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, trafik kazası sonrası vefatın illiyet bağı, kusur ve sigorta teminatı çerçevesinde incelendiği maddi-manevi tazminat talepleri kararı.
Özet: Bu hukuki belge, 13 Mart 2020 tarihindeki bir trafik kazası sonucu ağır yaralanan ve uzun tedavi süreçlerinin ardından vefat eden kişinin eşi, annesi ve babaannesi tarafından, hastane ve bakıcı masrafları ile manevi zararlar için toplam 113.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminat talep edilen bir davayı özetlemektedir; davalılar ise ölüm ile kaza arasında illiyet bağının koptuğunu, sorumluluklarının teminat limitleriyle sınırlı olduğunu ve pasif husumetlerinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemekte, mahkeme ise tarafların kusur durumu, ölümle kaza arasındaki illiyet, maddi ve manevi tazminat koşulları gibi hususları, detaylı adli tıp ve sağlık raporları eşliğinde incelemektedir.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/ 2020KARAR TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Tüm Davalılardan müteselsilen olmak üzere; Eşini kaybeden müvekkili ... açısından, Annesini kaybeden müvekkili ... açısından, ve Babaannesini kaybeden müvekkili ... açısından şimdilik belgelenmiş olan masraflar olan 113.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, Davalılardan ... ve ...’dan müteselsilen olmak üzere; Eşini kaybeden müvekkili ... açısından şimdilik 100.000 TL, Annesini kaybeden müvekkil ... açısından 80.000 TL, Babaannesini kaybeden müvekkil ... açısından 70.000 TL, Manevi Tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın talep etmiş olduğu hastane masrafları poliçe teminatı dışında olduğundan hiçbir şekilde kabul etmediklerini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ancak ve ancak gerçek ve doğrudaN olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, Davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, Ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, Haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, Usulden ret sebebimiz şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Ölümün Gerçekleşmesi ile Müteveffanın 13.03.2020 Tarihinde düştüğündeki yaralanması arasında İlliyet Bağı Koptuğunu, 13.03.2020 tarihli tutanakta da görüleceği üzere müteveffanın tretuvara çıkarken düşmesi sonucu meydana gelen yaralanmasında hayati tehlikesi bulunmadığını, Öncelikle Davacıların aktif husumeti olmadığından ve müvekkillerin pasif husumeti olmadığından davanın dava ehliyetsizliği sebebiyle reddine, Davacıların maddi tazminat taleplerinin usule aykırı olarak her bir davalı için ayrı ayrı talep edilmediğinden esasa girilmeden reddine, Usule ilişkin itirazlarımız sebebiyle davanın reddedilmemesi halinde davacıların haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının tüm talepler yönünden esastan reddine, Dava masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine, Karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER /Taraf vekillerinin belirttiği, Vefat eden ...'ye ait ölüm belgesi, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ... AŞ’ den Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigorta yapıldığını gösterir dosya, Hastane Harcamalarına dair fatura suretleri, Bakıcı faturaları, Tanık - ...'ye ait fotoğraflar, Keşif-Bilirkişi incelemesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığ'ının ... Soruşturma Nolu dosyası, Dosya kapsamındaki tüm ifade rapor ve belgeler Arabuluculuk sonuç tutanağı, Olay yeri fotoğrafları-MOBESE kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu kazada, tarafların kusur durumunun ne olduğu, dava konusu kaza ve davacıların kaza nedeniyle müteveffanın tedavi ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı, ölümün 13.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalıların husumetinin bulunup bulunmadığı ve sorumlu olup olmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı.█████/2021 tarihli ATK raporunda "Her ne kadar zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik ve mikroskobik incelemeler yapılmamış olmakla birlikte, adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin █████/2020 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası sonrası hastaneye kaldırıldığı, radyolojik görüntülemelerde beyinde parankimal kontüzyon, subdural ve subaraknoidal kanama, sol parietotemporal kemikte kırık, solda 11. kotta kırık saptandığı, beyin cerrahisi tarafından acil ameliyata alındığı, kraniektomi ve subdural hematom drenajı yapıldığı, ameliyattan sonra yoğun bakıma alındığı, tedavisinin düzenlendiği, muayenesinde konuşamadığı, akabinde servise alınan hastanın ... ile beslendiği, █████/2020 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, █████/2020 tarihli muayenesinde sağ tarafından güçsüzlük şikayeti olan hastanın muayenesinde sağ hemipleji saptandığı, █████/2020 tarihinde tekrar hastaneye yatırıldığı, muayenesinde sağ taraf plejik, uyku halinde ve yatak yaralarının olduğu, konuşamadığı, çekilen EEG'lerde sol hemisferde organisite bozukluğu saptandığı, genel durum bozukluğu ve solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine yoğun bakıma alındığı, entübe edildiği, PEG açıldığı, tedavisinin düzenlendiği, yoğun bakım ihtiyacı kalmaması üzerine servise alındığı ve servis takiplerinin ardından █████/2020 tarihinde taburcu edildiği, aynı tarihte tekrar hastaneye yatırıldığı, genel durumu kısmen düzelmesi üzerine idrar ve gaita kontrolü olmayan hasta için alt bezi raporu çıkarılarak ve kontrol önerilerek hastanın █████/2020 tarihinde taburcu edildiği, █████/2020 tarihinde evde öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası ve kot kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, Kişinin █████/2020 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile" mütalaa olunmuştur. █████/2022 tarihli ATK raporunda "Birinci durum, Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'nin kusursuz olduğu, ikinci durum, Sürücü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'nin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu" mütalaa olunmuştur. █████/2025 tarihli ATK raporunda 1.Durumun kabulü halinde: Davalı sürücü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'nin % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, 2.Durumun kabulü halinde: Davalı sürücü ...'ın %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'nin %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu kanaatine oy birliği ile karar verildiği" mütalaa olunmuştur. █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı vekilince sunulan 02.03.2021 tarihli talep dilekçesi ise Sayın Mahkemenin █████/2025 tarihli ara kararı birlikte değerlendirilerek müteveffa davacının sadece bakıcı ve tedavi gideri yönünden değerlendirme yapıldığı; 02.03.2021 tarihli talep ile bağlı kalınarak destekten yoksun kalma maddi zara hesabı yapılmadığı, Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 17.01.2025 tarihli raporundaki 1. Duruma göre; yani davalıların kusur sorumluluğunun 9620 oranında olduğu durumda 4.237,92 TL olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 17.01.2025 tarihli raporundaki 1, Duruma göre; yani davalıların kusur sorumluluğunun 9490 oranında olduğu durumda 19.070,64 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 28.12.2020 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.03.2020 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, Davacıların bakıcı gideri dışında talep edebilen tedavi hastane masraflarının alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı” sonuç ve kanaatine varılmıştır.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda "ATK Trafik İhtisas Dairesinin 17.01.2025 tarihli raporundaki 1. Duruma göre; yani davalıların kusur sorumluluğunun %20 oranında olduğu durumda 22.527,25 -TL olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 17.01.2025 tarihli raporundaki 1. Duruma göre; yani davalıların kusur sorumluluğunun %90 oranında olduğu durumda 101.372,625-TL olduğu,” sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalmaya dair maddi tazminat ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 13.03.2020 tarihli trafik kazasındaki kusur durumları ile davacıların maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceklerine ilişkindir.... 56.Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, ... esas █████████ karar sayılı dosyasının incelemede, iş bu dava davacıları ..., ...'nin müşteki, iş bu dava davalısı ...'ın sanık olarak yer aldığı kamu davasının yapılan yargılaması sonunda █████/2021 tarihli karar ile sanık ...'ın TCK’nın 85/1. maddesi gereği taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı TCK 50/4 uyarınca 12.100 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, █████/2024 tarihinde hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.13.03.2020 tarihinde, ...'nde ...'ın karşıdan karşıya geçmekteyken davalılardan ...’ın kullanmakta olduğu "..." plaka numaralı dolmuş–minibüsün çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Dava konusu 13.03.2020 trafik kazasının oluşumuna ilişkin minibüste bulunan yolculardan ... ifadesinde: "...Merkezi önünden Minibüse bindiğini, minibüsün tam hareket edeceği sırada minibüsün önünde yaşlı bayan şahsı gördüğünü ve şoföre dur dur diye bağırdığını, şoförün durduğunu ama minibüsten indiklerinde bayan şahsın yerde yattığını gördüğünü..." beyan etmiş, 18.02.2022 tarihli ifadesinde; "...olay günü ben dolmuştaydım ben kaza yerinden dolmuşa bindim o sırada dolmuş için kırmızı ışık yanıyordu dolmuş duruyordu ben dolmuşa bindim dolmuş için yeşil ışık yandı dolmuşun hareket etmesi ile durması bir oldu etraftan bağırdıkları için dolmuş durdu ben çarpma anını görmedim yaya geçidinden bir kişi yeşil ışıkta geçti. Kazaya uğrayan kişi geçerken yayalar için kırmızı ışık yanıyordu dolmuşa yeşil ışık yandığında yaya geçidinden geçmekte olan kimse görmedim. Az önce kazaya uğrayan kişiye kırmızı yandığını söylememin sebebi dolmuşa yeşil yandığı ve dolmuş da hareket ettiği için. Yayalar için kırmızı yanmış olmasını düşündüğüm için söyledim.." beyan ettiği, dosyaya sunulu delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ile tanık ...'in ilk ifadesinde şoföre veya yaya hangi ışığın yandığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmadığı, olayın üzerinden uzun zaman geçtikten sonra 18.02.2022 tarihli ifadesinde ," kazaya uğrayan kişi geçerken kırmızı yanıyordu " şeklinde ifade verdiği, olay tarihi üzerinden uzunca zaman geçmesi sebebiyle tanığın bu husustaki beyanına itibar edilmemiş, buna karşın ilk ifadesinde ,minibüsün tam hareket edeceği sırada minibüsün önünde yaşlı bayan şahsı gördüğünü ve şoföre dur dur diye bağırdığını," beyan ettiği, davalı ...'ın ifadesinde," minibüsün tam hareket edeceği esnada orada bulunan ve şoför olarak tanıdığı kişinin dur dur diye bağırması üzerine kendisinin hemen frene bastığını, bayan şahsı kör noktada kaldığı için göremediğini beyan ettiği fakat araca yolcu olarak yeni binen tanığın araç hareket etmeden önce yaşlı bayan şahsı gördüğünü açıkça beyan ettiği görüldüğünden davalı ...'ın dikkatli olsaydı karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffayı görebileceği, şoförün görüş alanın tanığın görüş alanına nazaran geniş olduğu, davalı sürücünün yeterince dikkatli olsaydı müteveffayı görebileceği, müteveffanın yaşlı olması sebebiyle kendisine yürümesi yavaş olduğundan müteveffa yola çıktığı anda kendisine yeşil yanmakta, biraz ilerlediğinde kırmızı yanmış olabileceği bu durumun davalı sürücünün araç kullanırken dikkatli olmadığı yönündeki kusurunu ortadan kaldırmayacağından davalının KTK'nın 52/1-b. maddesini ihlal ettiği ve hızın yol koşullarına göre ayarlamayarak fren tedbirini kullanmadığı ve bu şekilde kazanın oluşumunda %90 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'nin ise KTK'nın 68/1-a. maddesinde düzenlenen yayaların uymakla yükümlü olduğu kurallara uymadığı, dikkatsizliği ve tedbirsizliği de gözetilerek davaya konu trafik kazasının oluşumunda %10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu kaza ile ilgili mahkememizce alınan 17.01.2025 tarihli genişletilmiş uzmanlar kurulu raporunun 2.durum hali objektif, gerekçeli, yeterli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması nedenleriyle bu rapora bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Trafik kaza tarihinde ... plakalı aracın, davalı ...'ın sevk ve idaresi altında olması nedeniyle bu davalının sürücü, diğer davalı ...'nın adına kayıtlı olması nedeniyle KTK'nın 85. Maddesi uyarınca işleten, diğer davalı ... A.Ş.'nin zmss poliçesini düzenlemesi nedeniyle kusur oranında müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu kanaatine varılmıştır.Davacının 02.03.2021 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde tüm davacılar için talep ettiği maddi tazminat talebini açıkladığı, buna göre dava dilekçesindeki 113.000,00 TL maddi tazminat talebinin hastane masrafları, bakıcı giderleri ve faturalandırılamamış bir takım ulaşım vb masraflardan oluştuğunu beyan ettiği, buna göre eş ... açısından; 6.500.-TL, oğul ... açısından 100.000,00 TL ve torun ... açısından 6.500.-TL talep ettiği, mahkememizce aldırılan 20.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda davacıların % 10 kusur oranı uyarınca 101.372,625 TL tazmin edebilecekleri zararının bulunduğu tespit edildiği, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle itibar edilmiş, davacıların hastane masrafları, bakıcı giderleri ve faturalandırılamamış bir takım ulaşım vb masrafları bakımı için maddi tazminat taleplerinin 101.372,625 TL üzerinden haklı olduğu kanaatine varılmıştır.Bu nedenlerle davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile, 101.372,625 TL nin 13.03.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin ... teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren) davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... E.... K. Sayılı içtihatı ve aynı mahiyetteki yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç ticari olduğundan avans faize hükmedilmiştir. Davacının manevi tazminat davası bakımından ise, zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22.06.1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı' nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir. Bu durumda TBK' nun 56. maddesi hükmü ve İçtihadı Birleştirme Kararı da nazara alınarak, olayın meydana geliş şekli, kusur durumları dikkate alınarak, davacıların kaza nedeni ile duyduğu elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri bir arada değerlendirilmek suretiyle davacının uğradığı manevi zarar nedeni ile davacıların manevi tazminat talebinde haklı oldukları kanaatine varılmıştır. Bu nedenle de davacıların manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulü ile, ... için 100.000 TL, ... için 80.000 TL ve ... için 70.000 TL olmak üzere 250.000 TL manevi tazminatın 13.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 101.372,625 TL nin 13.03.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin ... teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren) davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 100.000 TL, ... için 80.000 TL ve ... için 70.000 TL olmak üzere 250.000 TL manevi tazminatın 13.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 6.924,77- TL nispi karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.199,37- TL harcın mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, bakiye 725,4-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 17.077,5 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan ve (3) numaralı maddede mahsup edilen 6.199,37 TL harcın davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,6-Davacılar tarafından yapılan 13.500,00- TL bilirkişi raporları ücreti, 54,40- TL başvurma harcı, 764,75- TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 14.319,15 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre 13.860,93 TL sinin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin 3.397,92 TL sınırlı olmak kaydıyla) davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) haklılık durumuna göre, 1.316,34 TL sinin davalılardan( davalı sigorta şirketinin 379,71- TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-HMK'nın 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,9-Davacıların maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca hesap edilen 45.000- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 10-Davacıların manevi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca hesap edilen 45.000- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,11-Davalıların maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca hesap edilen 11.627,37- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,-Dair, taraf vekillerinin huzurunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*