Danıştay, Kara Kuvvetleri uzman erbaş alımında kişinin ailesi üzerinden olumsuz çıkan güvenlik soruşturmasıyla sözleşme feshini hukuka aykırı bularak iptal kararını onadı.
Özet: Davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının babası ve ablasıyla ilgili olumsuz bilgiler içermesi ancak davacının kendisiyle ilgili herhangi bir olumsuz durumun tespit edilememesi nedeniyle, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş, bu iptal kararının istinaf ve temyiz incelemesi sonucunda da yerinde görülerek idarenin başvurusu reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı .VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2018/2. dönem uzman erbaş alımı sınavlarından başarılı olan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle göreve başlatılmamasına ilişkin işlemin, yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine Hakkari ili,... Komutanlığına piyade uzman onbaşı olarak atanan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri uyarınca hakkında yapılan yeni güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, babası ... hakkındaki çatışma bölgeleri ile iltisaklı olduğu değerlendirilen GSM hattının ... adına aktive edildiği, hattı şahsın kullanıp kullanamadığının tespit edilemediği, hattın İstanbul ilinde kullanıldığı şeklinde istihbari mahiyette bilgiler bulunduğu, ablası ...'ın FETÖ/PDY'ye müzahir evlerde kaldığı, ablasının eşinin 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı yönündeki bilgi notlarına istinaden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu olumsuz olarak değerlendirilmiş ise de, davacının kendisiyle ilgili olarak güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesine yol açacak herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, babası ve ablası hakkındaki bilgi notlarının ise, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine esas alınmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının hüküm kısmındaki; "adli yardım talebi kabul edildiğinden alınmayan ve aşağıda dökümü yapılan 378,40-TL yargılama giderinin karar kesinleştikten sonra davalı idareden tahsili için Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılmasına," ilişkin kısmının kaldırılarak; "davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden aşağıda dökümü yapılan 378,40-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması gerekmekte ise de; davalı idarenin harçtan muaf olduğu nazara alınarak başvurma harcı, karar harcı ve yürütmeyi durdurma harcı bakımından tahsil işlemine yer olmadığına, resmi posta giderinden harcanan 80,00-TL'lik kısmının davalı idareden tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerinin, güvenlik soruşturması / arşiv araştırmasında ilgili kurumlardan gelen bilgiler ışığında takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu, davacının, üstleneceği görevin sıradan bir kamu görevi olmadığı dikkate alınarak hakkında elde edilen bilgilerin, başka bir kamu görevinde istihdamına engel görülmeyecek olsa bile, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmasını riskli hale getireceği, kamu yararı gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Temyize konu kararın, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması gerekmekte ise de; davalı idarenin harçtan muaf olduğu nazara alınarak başvurma harcı, karar harcı ve yürütmeyi durdurma harcı bakımından tahsil işlemine yer olmadığına ilişkin kısmına gelince;2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, harçlar yargılama giderleri içinde sayılmış olup; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinin birinci fıkrasında ise, yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği düzenlenmiştir.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, "Genel bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan müstesnadır." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un 1 ve 3 sayılı tarifelerinde ise, yargı harçları ve vergi yargısı harçları düzenlenmiştir. Her iki tarifenin de, yargı yerlerine bir başvuru anında başvurandan ve yargı hizmetinden yararlanandan alınacak harçları düzenlediği anlaşılmaktadır.Yukarıda anılan düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yargılama giderleri re'sen yükletilmekte olup, bunun içinde harçlar da mevcuttur. Başka bir ifadeyle, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan ayrıca harç tahsil edilmemekte, yasa gereği yargılama giderleri yükletilmektedir. Dolayısıyla, yargı yerine başvururken ödenmesi gereken harç muafiyeti veya istisnası, yargılama sonunda yükletilen yargılama giderlerini kapsamamaktadır.Bu kapsamda, davacı tarafın lehine sonuçlanan davalarda, davacıdan alınmayan yargılama giderlerinin (harçlar dahil) tümünün davalı idareden re'sen tahsili gerekmektedir.Bu duruma göre, temyize konu kararın hüküm fıkrasında; davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması gerekmekte ise de; davalı idarenin harçtan muaf olduğu nazara alınarak başvurma harcı, karar harcı ve yürütmeyi durdurma harcı bakımından tahsil işlemine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasında Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de, bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; kararın anılan kısmının, "...davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden davanın açıldığı esnada alınmayan yargılama giderleri arasında yer alan başvurma harcı, karar harcı ve yürütmeyi durdurma harcının da davalı idare üzerinde bırakılarak, idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde düzeltilerek onanması gerekmekte ise de; kararın sadece davalı idarece temyiz edilmesi ve temyize gelen tarafın aleyhine hüküm kurulamayacağı (aleyhe bozma yasağı) ilkesi karşısında, bu hususla ilgili olarak hüküm kurulmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, harçlar yargılama giderleri içinde sayılmış olup; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinin birinci fıkrasında ise, yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği düzenlenmiştir.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, "Genel bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 1 ve 3 sayılı tarifelerinde ise, yargı harçları ve vergi yargısı harçları düzenlenmiş olup, her iki tarifenin de, yargı yerlerine bir başvuru anında başvurandan ve yargı hizmetinden yararlanandan alınacak harçlar düzenlenmiştir.Yukarıda anılan düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yargılama giderleri resen yükletilmekte olup, bunun içinde harçlar da mevcuttur. Bir başka ifadeyle, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan ayrıca harç tahsil edilmemekte, yasa gereği yargılama giderleri yükletilmektedir. Nitekim, yargı yerine başvuruda ödenmesi gereken harç muafiyeti veya istisnası, yargılama sonunda yükletilen yargılama giderlerini kapsamamaktadır.Bu kapsamda, davacı tarafın lehine sonuçlanan davada, davacıdan alınmayan yargılama giderlerinin (harçlar dahil), karar sonucunda verilen hüküm fıkrasında davalı idareye yükletilmesi ve bunun sonucu olarak da tümünün davalı idareden re'sen tahsili gerekmektedir.Bu duruma göre, temyize konu kararın hüküm fıkrasında, "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden aşağıda dökümü yapılan 378,40-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması gerekmekte ise de; davalı idarenin harçtan muaf olduğu nazara alınarak başvurma harcı, karar harcı ve YD harcı bakımından tahsil işlemine yer olmadığına..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmadığından, kararın bu kısmının bozulmasına, bozulan kısmın hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.