Uluslararası nakliyatta hasarlanan çelik emtia nedeniyle sigorta ve taşıyıcı sorumluluğuna ilişkin tazminat davasının istinaf kararı.
Özet: Uluslararası nakliye sırasında çelik konstrüksiyon tekerleklerin hasar görmesi nedeniyle nakliyat sigortasından kaynaklı tazminat talep eden davacı, hasarın taşıyıcının hatalı yüklemesi ve istiflemesinden kaynaklandığını iddia etmiştir. Davalı taşıyıcı şirket, hasarın göndericinin yetersiz sabitlemesinden kaynaklandığını ve usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığını savunurken, davalı sigorta şirketi ise sigortalı malın ambalajlanmasındaki yetersizliğin hasara yol açtığını, zararın bir kısmının üretim hatasından kaynaklandığını ve bu durumun poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili mevzuatı değerlendirerek davayı reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:22.02.2022NUMARASI:█████████ Esas - ████████ Karar DAVA:Tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklı)Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen nakliya emtia sigorta poliçesi tanzim edildiğini, davalı sigorta şirketince 06.06.2016 tarihinde... numaralı irsaliye ile müvekkilinden, ... firmasına nakledilmek üzere alınan 26 adet çelik konstriksiyon tekerlek cinsi emtianın hasar gördüğünü, bu nedenle taşıma şirketine Aliağa ...Noterliğinin 22.08.2016 tarihli ihtarının gönderildiği, hasar bedelin ödenmediğini ve sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine hasarın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, oysa hasarın malların hazırlanmasındaki yetersizlikten kaynaklanmadığını, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasar görmemesi için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerektiğini, müvekkilinin 10.297 Euro kıymetindeki mallarının zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 35.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı .... Şti. vekili, savunmasında özetle; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, uluslararası taşıma nedeniyle CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen Aliağa ... Noterliğinin 22.08.2016 tarihli ihtarının müvekkiline ulaşmadığını ve usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığını, emtiada meydana geldiği iddia edilen hasarın gönderici tarafından yapılması gereken sabitlemenin düzgün yapılmaması nedeni ile bazı paletlerin taşıma esnasında birbirlerine çarpması olduğunu, bu hasardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davanın fiili taşıyıcı....Şti 'ne ihbar edilmesi gerektiğini, faizin miktarı ve başlangıç tarihinin ve talep edilen tazminat mektarının CMR'ye aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketçe çelik tekerlek konstrüksiyon emteasının İzmir'den Almanya'ya nakliyesi esnasında meydana gelen zararların Instute ... şartları dahilinde teminat altına alındığını, sigortalı malın ambalajlanma veya hazırlanmadaki yetersiz ve uygunsuzluğun neden olduğu hasarların teminat kapsamında olmadığını, sigortalı malın ambalajı veya hazırlanmadaki yetersiz ve uygunsuzluğun hasara neden olduğunu, hasar dosyasına göre faturanın 10.297,00 Euro olmasına rağmen 6.600,00 Euro'nun dışındaki kısmın imalattan kaynaklı zarar olduğunu, 21.06.2016 tarihli dilekçede imalattan kaynaklı hasarların ayrıştırılması gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca poliçe gereğince sigorta bedeli üzerinden %1 muafiyet uygulanmasının gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda davacının Almanya'da kurulu dava dışı ... isimli firmaya satışını yaptığı ve davalı ... AŞ tarafından sigortalanan, davalı ..., ŞTİ tarafından ihbar olunana taşıttırılan 28 adet tekerlekten oluşan emtianın İzmir'den Almanya'ya sevki sırasında hasarlandığına dair alıcı firma tarafından düzenlenen hasar tutanağı nedeni ile tazminat talep edilmektedir. 6102 sayılı TTK.’nun 875. maddesine göre; Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.TTK.’nun 879. maddesine ise; Taşıyıcı; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. şeklinde düzenleme mevcuttur. Yine 6102 sayılı TTK.’nun 886. maddesine; Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.CMR’nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı da sorumludur. Eldeki olayda, emtianın 06.06.2016 tarihinde dava dışı alıcıya teslim edildiği ve alıcı tarafından emtianın hasarlı olduğuna dair bir çekince konulmadan ürünlerin teslim alındığı, dava dışı firmanın hasara dair tutanağının 20.06.2016 tarihli olup teslimden 14 gün sonra düzenlendiği, hasara dair ekspertiz raporunun emtia araçtan indirildikten sonra düzenlendiği anlaşılmış olmakla hasarın taşıma sırasında davalıların sorumluluğunda iken meydana geldiği ispat edilmemiş..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Gerekçenin aksine hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini, davalı taşımacının cevabında "Zira ürünlerde meydana geldiği iddia edilen hasarın nedeni gönderici tarafından yapılması gereken sabitlemenin düzgün yapılmaması nedeni ile bazı paletlerin taşıma esnasında birbirlerine çarpmasıdır. İddia edilen hasar ile ilgili müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır." denilerek hasarın tayıma sırasında oluştuğunun kabul edildiğini, buna rağmen hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediğinin kabulünün hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere hasar ihbarı üzerine hasırlanan ekspertiz raporunda emtiadaki hasarın nedeninin tespit edilebilmesi için yükleme fotoğrafları, hasarlı emtina fotoğrafları ve araç üzerindeki istifli fotoğrafları istemiş, dosya üzerinde olan bilgi ve belgeleri de inceleyerek Almanya'ya ihraç edilen 25 palet üzerine ambalajlanmış 28 adet çelik konstrüksiyon tekerlekemtiasının tahliye esnasında hasarlı odluğu ve kanaatine göre, ambalaj yetersizliği sonucu nakliye esnasında frenleme, çukura düşme ve sarsıntılar nedeni ile emtianın kayışlarından kurtularak birbirlerine ve romork kasasına çaprması sonucu meydana geldiğinin belirlendiğini, eksper raporunda bile hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edildiğini, sigorta şirketinin zararı karşılamama nedeni ambalaj yetersizliği olduğu halde mahkemece hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediği gerekçesine dayanmasının hatalı olduğunu, taşıma sorasında oluşan hasar nedeniyle bilirkişi raporunda davalı taşımacının % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ancak mahkemece bu hükümlerin uygulandığı belirtilmediği gibi uzman bilirkişilerden hasarın meydana gelme ve miktarı konusunda defalarca rapor alınmasına rağmen bu raporlara da itibar edilmeme nedeninin gösterilmeden hasarın taşıma sırasında oluşmadığının kabul edildiğini, CMR'nin 9.maddesine göre çekince bulunmaması halinde tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğunun kabul edileceğini, taşımacının CMR'nin 17.maddesine göre teslim anına kadar yükte oluşan hasardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin de hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığını kabul ettiğini, hasarın ambalajlanma hatasından kaynaklandığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, taşıyıcının çekince koymamasının da ambalajların iyi durumda olduğunun karinesi olduğunu, kaldı ki Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2011 tarih ve ████████ Esas sayılı ilamında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi göndere ait olsa dahi yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenle taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerektiğini, müvekkilinin daha öncede aynı ambalajla mal ihraç ettiğini, hasarın bildirilmesi üzerine durumun hemen taşımacıya bildirildiğini ve taşımacının da durumun sigorta şirketine bildirilmesinin istendiğini, alıcının düzenlediği 16.06.2016 tarihli fatura ile 10.297,00 Euro talep edildiğini, hasar tutanağının teslimden 14 gün sonraya ait olması nedeni ile itibar edilemeyeceğine ilişkin kabulün hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, karayoluyla uluslararası taşıma sırasında oluşan emtia hasar bedelinin nakliyat abonman sigortacısı ile taşımacıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu emtiaların Türkiye'den Almanya'ya taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. CMR, TBMM tarafından onaylanmakla iç hukukumuzun parçası haline gelmiştir. Bu nedenle yabancılık unsuru bulunan ve CMR de belirlenen taşımaların bu konvansiyon hükümlerine uygulanması gerekmektedir. Mahkemece HMK'nın 33.maddesine göre Türk hukukunun resen uygulanması gerekirken, gerekçeli kararın 3.sayfasında önce uygulama yeri bulunmayan TTK hükümlerinin ardından da CMR'nin 17.maddesinin yazıldığı, daha sonra hiç bir delil değerlendirilmeden, gerekçesiz olarak davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Bu nedenle mahkemece önce uygulanacak hukukun doğru olarak tespiti ve bu hukukun uygulanarak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğinden, mahkeme kararının öncelikle bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Dava dilekçesinde zararın 10.297 Euro olduğu belirtilerek, 35.000 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Ancak harçlandırma formunda dava değeri 3.500 TL olarak gösterilerek harç ödendiği saptanmıştır. UYAP ortamında yapılan incelemede, dava dilekçesindeki bu husus davacıya açıklattırılmadığı gibi, eksik harcın tamamlanması için herhangi bir işlemin yapılmadığı belirlenmiştir. Harçlar Kanunu 30.maddesi gereğince açıklama istenerek noksan harç ikmal edilmeden müteakip işlemlerin yapılması usulü bir eksiklik olduğundan, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmektedir.Yukarıda belirtildiği gibi mahkemece dosyada bulunan ve hasarın taşıma sırasındaki istif ve ambalajdan oluştuğuna ilişkin tespitler içeren bilirkişi raporları ile ekpertiz raporuna ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. Oysa HMK'nın 297/1.c maddesinde mahkeme kararında bulunması gereken hususlar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Mahkemece anılan maddede belirlenen hiç bir hususa riayet edilmemiştir. CMR'nin 17.maddesine göre taşımacı yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar oluşan hasarlardan sorumludur. Taşımacı ancak hasarın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ve CMR'nin 17/2.maddesindeki durumlardan meydana geldiğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.CMR'nin 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. fıkrasında ise, mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir.CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.04.2012 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı).Alınan bilirkişi raporları, ekspertiz raporları ve davalının beyanı dikkate alınarak hasarın taşıma sırasında oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, bu karinenin aksinin kanıtlanıp kanıtlanmadığının tespiti gerekmektedir. Maddede sözü edilenin bir karine olduğu dikkate alınmadan, hasarın taşıma sona erdiği anda tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Ambalaj, istif, sabitleme gibi işlemler göndericiye ait olsa dahi taşımacının basiretli bir taşımacı olarak bunlara nezaret etme yükümlülüğü bulunduğu dikkate alınarak, bu hususlarda gönderenin veya taşıtanın uyarılmaması halinde taşımacının oluşan zarardan müterafik kusuru nedeniyle sorumlu olduğu dikkate alınmalıdır. Bu mütarafik kusur belirlenirken, taşımacının nezaret yükümlülüğü bulunması nedeniyle kusurun çoğunluğunun gönderen veya yükletene, azının taşımacıya ait olduğu kabul edilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen bu hususların hiç birine uyulmadan, dosyadaki hiç bir delil değerlendirilmeden talebin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2026KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.