T.C. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ortakların Müşterek İmza Yetkisi Kararı Öncesi Bir Ortak Tarafından Şirket Gayrimenkulünün Oğluna Muvazaalı Devri Nedeniyle Açılan Tapu İptali, Tescil ve Tazminat Davası.
Özet: Davacı şirket, eski yöneticilerinden birinin, şirket yetkilendirme kararı değişmesine rağmen bu durum henüz tescil edilmeden, önceki tek başına temsil yetkisini kötüye kullanarak şirkete ait bir taşınmazı, gerçek bir satış iradesi ve bedel olmaksızın muvazaalı şekilde öz oğluna devrettiğini ileri sürerek, yapılan bu usulsüz tapu devri işleminin iptali ile taşınmazın şirket adına tescilini veya taşınmazın rayiç bedelinin davalılardan tahsilini talep etmektedir.

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : █████/2024
BİRLEŞEN DAVA : Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize gelen ve mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 30.12.2011 tarihinde 5 ortaklı olarak kurulduğunu, bu hususun 06.01.2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak tescil olunduğunu, işbu tarihten bu yana müvekkili şirketin faaliyetine devam ettiğini, şirket kuruluşunda şirket ortakları olan 5 kişinin; ..., ..., ..., ..., ... ...'un, 30.12.2031 tarihine kadar müdür ve münferiden temsile yetkili olarak kararlaştırıldığını, şirket ana sözleşmesinde gayrimenkul alım satımına ilişkin özel hüküm bulunmayıp genel hükümlere göre işlem yaptığını, ancak ortaklar kurulunun 01.09.2024 tarihli kararı ile : '' 1 EYLÜL 2024 tarihi itibari ile şirketi her hususta müşterek imzaları ile temsil ve ilzam etmelerine karar verilmiştir.'' denilerek yetkinin yeniden düzenlendiğini, işbu kararın, noterde tasdik edildiğini, ancak henüz bu kararın, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmediği tarihte ortaklardan ...'un, 02.10.2024 tarihinde İstanbul ili ... İlçesi ... Köyü 110 Ada 5 Parselde bulunan şirkete ait taşınmazı muvaazalı şekilde öz oğlu ...'a satış göstermek sureti ile devrettiğini, ancak şirketin aktifinde herhangi bir artış olmadığı gibi ...'un gerçek iradesi de satış değil kendi lehine haksız menfaat elde etmek olduğunu, yargılamaya konu olayda ortaklardan ... ile oğlu ... arasında yapılan devir işlemi her ne kadar satış olarak gösterilmişse de üçüncü kişileri aldatmak niyeti ile beyan ve iradeleri arasında açıkça bir uyuşmazlık olduğunu, zira şirkete ait bir malın, bila bedel olarak henüz 18 yaşındaki hiçbir kazancı ve başka mal varlığı bulunmayan öz oğluna devrinde herhangi bir satış iradesi olmadığının açık olduğunu, şirketin aktifinde satıştan kaynaklı herhangi bir artış olmadığı gibi satış bedeli olarak herhangi bir banka havalesi ve/ya para transferi de bulunmadığını, herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymasının zorunlu olduğunu, davalıların, davaya konu taşınmazları tekrar üçüncü kişilere devretmeleri ve mal kaçırmaları söz konusu olduğunu beyanla; davaya konu İstanbul ili ... İlçesi ... Köyü 110 Ada 5 Parselde bulunan taşınmazın ve şirkete ait diğer taşınmazlar olan İstanbul İli ... İlçesi 2935 Ada 7 Parsel, ... İli ... ilçesi ... 227 Ada 9 Parsel, ... İli Şahinbey İlçesi Ulaş ... Ada 16 Parsel, ... İli Merkez 1713 ada 3 Parsel, İstanbul İli ... İlçesi 3035 Ada 3 Parsel, İstanbul İli ... İlçesi Küçükköy ... Mevki 6880 Parselde bulunan taşınmazların üçüncü kişilere devrine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini veya tapu kütüğüne davalı şerhi işlenmesine, dava konusu İstanbul ili ... İlçesi ... Köyü 110 Ada 5 Parselde bulunan taşınmazın muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile müvekkil şirket adına tesciline, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul görmemesi halinde, davaya konu taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce ihtiyati tedbir talebi dava konusu taşınmaz yönünden kabul edilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyası bu dosyamız ile birleşmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..., ... ve ..., ..., ... ... tarafından 30.12.2021 tarihinde kurulduğunu, seçilen müdürlerin 30.12.2031 tarihine kadar münferiden şirketi temsile yetkili kılındıklarını, Şirket ortaklarının tümünün imzalarını içeren 01.09.2024 tarihli kararla bu tarih itibarıyla ortakların her birinin şirketi her hususta "müşterek imza ile temsil ve ilzam etmeleri" yönünde karar alındığını, şirket temsilcilerinin ortaklar tarafından belirleneceği öngörülmüş iken 01.09.2024 tarihinde tüm müdür ortakların toplanarak şirketin tüm müdürlerin müşterek imzalarıyla temsil edileceği yönünde karar aldıklarını, bu kararın davalı ortak müdür ...'u da bağladığını, ortak müdür ...'un önceki imza sirküsünü kullanarak dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 110 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 02.10.2024 tarihinde öz oğlu olan davalı ...'a devrini yapmasının geçersiz olduğunu, Davacı şirketin açtığı asıl davanın kabülü ile İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 110 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından öz oğlu olan davalı ...'a usülsuz olarak olarak devrininin yapılması nedeniyle, taşınmazın devir sonucu oluşan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı şirketin usülsüz satışa ilişkin açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmediği takdirde davacılar ..., ..., ...'un açtığı davanın kabulüne, İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 110 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından öz oğlu olan davalı ...'a yapılan devir nedeniyle oluşan mevcut tapusunun iptali ile davacı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline, Mahkemece tapu iptali ve tescil istenemeyeceği, uğranılan zararın TL karşılığının istenebileceği kanaatinde ise taşınmazın karar tarihine en yakın tarihdeki değerinin TL karşılığından şimdilik 100.000,00 TL nin işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya görev ve yetki itirazlarının olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyanın derdest olduğunu, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ortağı ve yetkilisi olduğu şirket tarafından müvekkili aleyhine dava açılabilmesi için şirketin bu konuda almış olduğu bir genel kurul kararının bulunması gerektiğini, ... İnşaat Dekorasyon Emlak, Oto... Şirketi tarafından bu konuda alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından açılan davanın dava koşulu yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirketin █████/2021 tarihinde 50.000 TL sermayeli ve her bir ortağın eşit sermaye sahibi, münferit müdürü ..., ... ..., ... , ... ve ... tarafından kurulduğunu, zaman içerisinde şirketin, müvekkilinin de üstün çabalarıyla ticari hayatına devam etmiş ve birtakım taşınmaz mallar elde ettiğini, hali hazırda şirketin üzerine 5-6 tane taşınmaz olduğunu, şirketin ticari hayatı boyunca ortaklar genellikle kendi nisaplarına düşen hisse ve taşınmazların tasarrufu hakkında bir takım kararlar alıp bu kararları münferiden uygulandığını, bu şekilde şirketin yönetimine katıldığını, fakat ..., ..., ... tarafından şirketin zaman içerisinde elde etmiş olduğu karları, şirketin aktifinde bulunan bazı taşınmazların satışından elde edilen gelirleri ve buna benzer şirket aktifinde bulunan hakları diğer kardeşleri ve şirket ortakları olan M.... ve ... ile paylaşılmadığını, bu iki kardeşin, aktiflerin paylaşımı konusunda adeta şirketten dışlandığını, şirketin ticari hayatına devam etmesinde güçlük çekilmesi üzerine █████/2024 tarihinde şirket genel kurulunun toplandığını ve gayrimenkullerin paylaşıldığını, dava konusu taşınmazın kendisine düştüğünü, diğer taşınmazların diğer ortaklara düştüğünü, herke tasarruf yetkisi verildiğini, bu nedenle işlem yapıp devir ettiğini, bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılmış .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası devam ettiğinden derdestlik itirazlarının olduğunu, Müvekkili aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında davacı tarafın esas yönünden ileri sürdüğü iddialar kendi dava dilekçesinde de görüleceği üzere diğer davalı yönünden bağlayıcılığı olma ihtimali olsa da müvekkili yönünden böyle bir ihtimal bulunmadığını, Müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğu, davacıların kabulü de nazara alınarak davanın HMK 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, söz konusu iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesindeki; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmü ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190/1. maddesindeki “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” hükmü uyarınca davacı tarafça kanıtlamadığını, davacı tarafından dosyaya ispata elverişli herhangi bir somut delil sunulunmadığını, üçüncü kişilerin, ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olan hususları bilmediklerini iddia edemeyeceklerini, tescil edilmesi gerektiği halde tescil edilmemiş veyahut ilanı gerekli olduğu halde ilan edilmemiş bir husus, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez şeklinde TTK m. 37’de “Görünüşe Güven” ilkesi düzenlendiğini, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerine konan ihtiyati tedbirin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davada iyi niyetli üçüncü kişi olarak bulunduğunu, söz konusu iddiaların hiçbir şekilde tarafı olmadığını beyanla, ihtiyati tedbirin İstanbul ili ... İlçesi ... Köyü 110 Ada 5 Parsel yönünden kaldırılmasını ve davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddini, aksi halde iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkili yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tapu kayıtları incelenmiştir. Taşınmazın şirket tarafından 2016 yılında satın alındığı ancak davalı ... tarafından şirketi temsilen davalı ...'a █████/2024 tarihinde 2.020.000,00TL'ye satıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin █████/2024 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararıyla, oy çokluğu ile sorumluluk davası için yetki verildiği görülmüştür.
Birleşen dava ile asıl davamızın konusunun aynı ancak dayanılan hukuki sebeplerin farklı olduğu ve derdestlik durumunun olmadığı anlaşılmıştır.
Bildirilen deliller toplanmış ve tarafların sunduğu deliller ile dosya bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır.
Mahkememizce resen seçilen gayrimenkul değerleme uzmanı ve harita mühendisi bilirkişi kök raporunda özetle; "dava konusu taşınmazın konumu ,halihazır durumu, alanı, kullanım biçimi ile satış bedeline tesir eden bilumum faktörler, dönemsel sosyo-ekonomik verilerin gayrimenkul piyasasına etkileri göz önüne alındığında; taşınmazın rapor tarihi itibariyle güncel değerinin 33.850.000 TL, taşınmazın █████/2025 dava tarihi itibariyle değerinin 32.225.302,50 TL, taşınmazın █████/2024 satış tarihi itibariyle değeri, 27.520.319,18 TL olarak tahmin ve takdir edildiği, " bildirilmiştir.
İtirazlar üzerine ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ek raporunda özetle; " 110 ada 5 parsel: 10.095,48 m2 x 3.352,98 TL /m2= 33.850.000 TL olarak tahmin edildiğini, dava tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle değeri TÜİK ve Merkez Bankası verilerine göre, 27.860.152,77 TL olarak hesaplandığı, " bildirilmiştir.
Asıl dava yönünden bilirkişinin belirlediği bedel üzerinden davacı taraf eksik harcı ikmal etmiştir.
Davacı vekili sunduğu ıslah dilekçesi ile; ".... ATM ... Esas numaralı dosyasında görülen ve mahkememiz dosyasıyla birleştirilen dava yönünden; öncelikle usulsüz işlem nedeniyle tapunun iptali mümkün olmaması halinde şirketin uğradığı zarar için 100.000,00TL tazminat talebini, yalnızca şirketin uğradığı zarar için 100.000,00TL olarak ıslah ettiklerini, asıl dava yönünden ise muvazaa sebebiyle tapu iptal ve tescil talebinin devam ettiğini, ıslah dilekçesi doğrultusunda birleşen dava açısından davalıların müşterek ve müteselsilen 100.000,00TL zarar ile sorumlu tutulmasını " talep etmiştir.
Birleşen davacılar tapu iptal ve tescil talebi yönünden harç yatırmamış, sadece asıl davada açılan tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde birleşen davada tazminata hükmedilmesini istediğini bildirdiği ve sadece 100.000,00TL üzerinden harç yatırıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, davacı şirkete ait iken davalı ... tarafından yönetim yetkisi kötüye kullanılarak taşınmazın muvazaalı ve belgesiz olarak diğer davalı oğluna devir ettiğinden bahisle görünürdeki işlemin satış ama gerçekte bağış ibaresi bulunduğundan bahisle, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Birleşen dava konusunun da aynı taşınmaza ilişkin olduğu ancak davacıların dosyamız davacısı yanında 3 gerçek kişi daha olduğu, tapu iptali ve tescil olmazsa yöneticini sorumluluğu kapsamında şirket lehine tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Taşınmazın davalı ... tarafından şirketi temsilen oğlu davalı ...'a devir edildiği davalı ...'un savunma dilekçesi ile sabit görülmüştür.
Davalı ... savunmasında, şirket mallarının ortaklar arasında pay edildiğini ve bunun karara bağlandığını, bu nedenle hakkını devir ettiğini ileri sürmüş ise de, ortaklar kurulunca imzalanmış ve kesinlik kazanmış bir karar olmadığı, sunulan belgenin yırtık olduğu ve bağlayıcı olmadığı, satış bedeli ile gerçek bedel arasında misli fark olduğu, dolayısıyla taşınmazın muvazaalı devir edildiği ve davalı ...'ın da bunu bildiği, bu halde muvazaa iddiası sabit olup tapunun iptali ile davacı şirket adına tesciline karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada talep kabul edildiğine ve taşınmazın tapusu şirkete döndüğüne göre, birleşen davada istenen tazminat talebinin konusuz kaldığı ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmış, buna dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
A-Asıl dava yönünden,
1-Davacının davasının KABULÜNE, Dava konusu İstanbul ... ... mah. 110 Ada, 5 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline,
2-Asıl dava yönünden alınması gereken 1.903.127,00 TL harçtan, peşin alınan 475.782,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.427.344,25 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama nedeniyle harcanan 475.782,75 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 34.687,50 TL yargılama giderlerinin davalılardan müteselsilen alınarak asıl davada davacı şirkete verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 1.334.601,53 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
B-Birleşen dava yönünden,
1-Asıl dava kabul edildiğinden ve birleşen dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 732,00TL karar harcının davacının peşin yatırdığı 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile ‬artan 975,75 TL harcın birleşen davacılara iadesine,
3-Birleşen davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi ve talep halinde ödeyen tarafa iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!