Tarıma elverişli olmayan tapusuz taşınmazın imar-ihya ve yirmi yıllık zilyetlik koşullarının sağlanamadığı gerekçesiyle tescil talebinin reddi.
Özet: Davacı tarafından, kadastro dışı bırakılan ve niteliği itibarıyla tarıma elverişli olmayan taşlık/çalılık vasıftaki bir taşınmazın yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunarak kazandırıcı zamanaşımı yoluyla adına tescili talep edilmişse de, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda sunulan bilimsel raporlar ile eski tarihli hava fotoğrafları ve haritalar dikkate alındığında, taşınmazın zilyetlikle kazanım için aranan tarıma elverişli hale getirilme (imar-ihya) şartının yirmi yıllık süre boyunca yeterli düzeyde gerçekleşmediği ve ilgili sürenin dolmadığı, bu nedenle davacının olağanüstü zamanaşımı ile zilyetlik iktisabı koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle tescil davasının reddine karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda; Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, ... Mahallesi, 1 01... parsel sayılı taşınmazın devamında yer alan 12.000 metrekare yüz ölçümlü dava konusu taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinin (c) bendinde yer alan "Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır." düzenlemesi çerçevesinde tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili; kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, ... Mah. 1 01... parselin devamındaki 12.0 00... 'lik taşınmazın tarafınca yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyedi olarak kullanıldığını, zilyetliğinin nizasız ve fasılasız olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın taşlık kayalık bir yapıya sahip olup çevresinde tescil harici bırakılan yerler olduğunu ve sınırları sabit olmayıp genişlemeye elverişli niteliği ve konumu gereği Hazine adına tescili gerektiğini beyanla davanın reddini savunarak taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmaz ile herhangi bir ilgisi bulunmayan müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; tapulama harici bırakılan dava konusu taşınmazın taşlık, kayalık ve kullanılmayan alanlardan ibaret olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davacı yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, davacı vekili ve davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; eksik araştırma nedeniyle dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Yerel Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; kaldırma kararında belirtilen hususlar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşfi müteakiben harita mühendisi tarafından düzenlenen raporda, dava konusu alanın 1956 tarihli memleket haritasında taşlık, 1988 tarihli memleket haritasında ise kısmen taşlık kısmen çalılık olarak görülmekte olup tarıma elverişli olmadığının açıklandığı, bu nitelikteki bir taşınmazın kazanılabilmesi için taşınmazın orman olmaması, kamu hizmetine tahsis edilmemesi ve para ve emek sarfedilmek suretiyle tarıma elverişli hale getirilerek imar - ihya edildikten sonra dava tarihine kadar yirmi yıl boyunca malik sıfatıyla davasız aralıksız zilyetlik sürdürülmüş olması gerektiği, Gaziantep Orman İşletme Müdürlüğünün cevabı yazısından ve ekli amenajman planından her ne kadar dava konusu taşınmazın orman olmadığı belirtilmekle birlikte bu hususun tek başına zilyetlik kazanımı için yeterli olmadığı, tarıma elverişli olmayan dava konusu taşınmazın kazanılabilmesi için imar-ihya edilmiş olması gerektiğinden, dava tarihine göre 04.11.1994 tarihinden önce imar-ihyasının tamamlanarak tarıma elverişli şekilde tarımsal faaliyet konu edilmiş olması gerektiği, harita mühendisinin raporundan da görüleceği üzere taşınmazın 1975, 1985, 1992, 1999 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda tarımsal faaliyet yürütülmediği anlaşılmakla, taşınmazın 1999 tarihinde tarımsal faaliyete konu edilmediği sonucuna ulaşıldığı, yine ziraat yüksek mühendisi ek raporundan da görüleceği üzere dava konusu taşınmazda keşif tarihinde buğday ekili ise de zilyetlikle kazanım süresi olan yirmi yıllık sürenin dolmadığı belirtilmiş olmakla aksi yöndeki bilimsel esaslara aykırı tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmediği, dava konusu (A) harfiyle gösterilen taşınmazın zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığından, imar-ihyanın tamamlanmasından itibaren yirmi yıllık sürenin dava tarihinde henüz dolmadığı anlaşıldığından, davacının açtığı dava ile de davasızlık şartının ihlal edileceği hususun Yargıtayın yerleşik uygulaması olduğundan, ... Belediye Başkanlığının 20.01.2021 tarihli cevabi yazısından dava konusu taşınmazın 29.11.2018 tarihinde yani yargılama sırasında imar planına alındığı anlaşıldığından imar planına alınmasına kadar da yirmi yıllık süre dolmadığından davacının olağanüstü zamanaşımı ile zilyetlik iktisabı şartlarını sağlayamadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine, her ne kadar davalı Hazine taşınmazın adlarına tescilini talep etmiş ise de taşınmazın yargılama sırasında tapuya kayıtları gerçekleştiğinden ve tapusu çıkmayanların da yol olarak imar planına alındığı anlaşıldığından Maliye Hazinesinin tescil talebinin de reddine dair karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen yerlerin 1975,1985,19 92... yıllarına ait hava fotoğraflarında herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı tespit edilmiş olup zirai bilirkişinin ek raporunda dava konusu (A) alanının evveliyatının imar-ihya etmeden tarıma elverişli olmadığı, davacının (A) alanının (J) nolu kısmında dört yıllık diğer kısımlarında ise bir yıllık zilyetliğinin bulunduğu, dolayısıyla yirmi yıllık zilyetliğin oluşmadığı tespit edilmiş olup, açıklanan maddi deliller karşısında, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, dolayısıyla davanın açıldığı 2014 yılına kadar kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı lehine gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak keşif uygulamasının yapıldığı, alınan rapor ve beyanlar ile imar- ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığının tespit edildiği, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, ayrıca fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen alanın 2017 yılında rapora ekli krokide; (B) harfi ile gösterilen 20,74 metrekarelik kısmı ile (C) harfi ile gösterilen 390,25 metrekarelik kısmının davacıya ait 1 01... parsele eklendiği, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan imar uygulaması sonucunda rapora ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 5376,18 metrekarelik alanın 71 23... parsel numarasını aldığı ve TOKİ adına tescil edildiği, (F) harfi ile gösterilen 545,58 metrekarelik alanın 71 25... parsel numarası ile, (G) harfi ile gösterilen 53,30 metrekarelik alanın ise 71 26... parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiği, (I) harfi ile gösterilen 2369,42 metrekaerlik alanın ise paftasında yol olarak gösterildiği, özetle dava konusu (A) taşınmazının dava açıldıktan sonra uygulamalar sonucunda TOKİ ve Hazine adına tapuya tescil edildiği, tapusuz kalan tek kısım olan (I) harfi ile gösterilen 2369,42 metrekarelik alanın ise yol olarak imar planına alındığı anlaşıldığından Maliye Hazinesinin tescil talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!