Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, isim benzerliği ile kötü niyetli tescil iddiasına rağmen pasif husumet yokluğu ve hak düşürücü süre nedenleriyle davanın reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada, davacı, annesi adına tespiti gereken taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında isim benzerliğinden faydalanılarak davalı yengesi adına kötü niyetle tescil edildiğini iddia etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, bir davalı yönünden pasif husumet yokluğu, diğer davalılar için ise kadastro kesinleşmesinden on yıl sonra dava açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermiş; bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmış; nihayet Yargıtay, tarafların iddiaları, savunmaları, uygulanan hukuk kuralları ve yargılama usulünde bir isabetsizlik bulmayarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun görerek onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu; Ordu ili, Akkuş ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 3 77... parsel sayılı taşınmaz, irsen intikal nedeniyle senetsizden davalı ... adına tespit edilmiş olup askı ilanlarının 20.03.2009-22.04.2009 tarihleri arasında yapıldığı, dava açılmaması neticesinde kadastronun 24.04.2009 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; davalılardan ... ve ...’in kardeşi diğer davalı ...’nın ise yengesi olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında annesi adına tespiti gereken dava konusu 3 77... parsel sayılı taşınmazın davalılarca kötü niyetli olarak isim benzerliğinden istifade edilmek suretiyle davalı yengesi adına tespit edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar; davacı iddialarının doğru olmadığını, bilakis davacının, annelerinin yaşlılığından faydalanıp kendisini kandırarak taşınmazın 1/8 hissesini üzerine geçirdiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine ve celbolunan tapu kaydına göre dava açılış tarihinde davacı ve diğer davalılar malik olup davalı ... tapu kayıt maliki olmadığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği; taşınmazın kadastro tespiti 23.04.2009 tarihinde kesinleşmiş olup davacının davasını on yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 29.08.2023 tarihinde açtığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!