Tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve imar-ihya yoluyla davacı adına tescili talebinin reddedilerek mera vasfıyla mera siciline kaydedilmesine dair bölge adliye mahkemesi kararı.
Özet: Davacının 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız kullandığını ileri sürdüğü tapusuz bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımıyla adına tescili istemiyle açtığı davada, Hazine zilyetlikle edinim şartlarının oluşmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi davacının talebini reddedip taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının talebinin reddini onamış, ancak taşınmazın imar-ihya edilmediği ve mera niteliğinde olduğundan Hazine adına tescilinin hatalı olduğuna hükmederek, taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılıp mera siciline kayıt ve tescil edilmesi yönünde düzeltilmiş bir karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Bitlis ili, Ahlat İlçesi, ... Beldesinde bulunan dava konusu taşınmaz çalışmalarında tapulama harici olarak bırakılmıştır.Davacı vekili; 25.506 metrekare yüz ölçümlü taşınmazı yirmi yılı aşan süreden beri malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, taşınmaz üzerindeki mevcut taşları temizleyerek kullanılır hale getirdiğini ve üzerinde tasarrufta bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine; 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinim koşullarının davacı yönünden gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini savunmuş ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, dava ve duruşmalara katılmamış, davaya karşı savunma getirmemiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un ihya edilen taşınmazlara ilişkin 17. maddesinin 2. fırkası, "il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz" hükmünü içermekte olup buna göre, imar planına alınan bir taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak mülk edinilebilmesi için tüm koşulların imar planının onay tarihine kadar oluşmuş olması gerektiği, kural olarak, dere yataklarının 4721 sayılı Kanun'un 715. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olması ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı, ancak nehir, çay gibi aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabileceği, dava konusu taşınmaz tespit dışı bırakıldığından 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde imar ve ihya için öngörülen tüm olumlu ve olumsuz koşulların davacı lehine oluşup oluşmadığının araştırılıp belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın, (A) ve (B) harfleri ile belirtilen alanlarda özel mülkiyete konu tarım arazisi olmadıkları, imar ve ihya hususunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, toprak yapısı ve teknik bilirkişi raporları ile de doğrulanamadığı, davacının dava konusu taşınmaz bölümünde malik sıfatıyla zilyetliğinin ve kanunda belirtilen yirmi yıllık sürenin tamamlanmadığı ve bu doğrultuda davacının kazandırıcı zamanaşımına göre adına tescil hakkını kazanamadığı, pulluk derinliğinin bulunmadığı, imar ve ihya ile tarıma kazandırılmadığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın yeni parsel numarası verilerek tarla vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut 03.07.2023 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazların imar ihya edilmediği ve mera niteliğinde meradan açma olduğu, jeodezi bilirkişi raporunda incelenen 2001 tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazlarda herhangi bir zirai faaliyetin olmadığı, davacının davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ancak mera olarak sınırlandırılan bir taşınmazın kullanım ve yararlanma hakkının tespiti ile meranın bu kimseler adına tescilinin farklı hukuki olgular olduğundan Hazine lehine tescil kararı verilmesinin hatalı olduğu, yapılması gerekenin kullanım hususu saptanan taraflar lehine kullanım hakkı olduğunun şerh edilmesi ile yetinmek olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen hususla sınırlı kabulü ile kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353. maddesinin 1. bendinin (b) bendinin 2. alt bendi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, Bitlis ili, Ahlat ilçesi, ... köyünde kain 06.06.2023 hâkim havale tarihli teknik bilirkişi raporundaki krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazın yeni parsel numarası verilerek mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve Mera Siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.