Vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla miras hisselerinin tapu iptali ve tescili veya bedel ödenmesi talepli davada, vekilin işlemi kötüye kullanmadığı ve bedelin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine dair temyiz edilen karar.
Özet: Mirasçıya ait taşınmaz hisselerinin satışı için verilen vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, bilgisi dışında kardeşine devredildiği ve bedelinin ödenmediği iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel davasında; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, vekalet görevinin kötüye kullanıldığına dair ispat yükünün davacıda olduğu, vekilin davacının talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve tanık beyanlarıyla satış bedelinin davacıya ödendiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle vekalet görevinin kötüye kullanılmadığına karar vererek davayı reddetmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(Aksaray) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin muris babasından intikal eden, Aksaray ili, ... ilçesi, ... köyündeki 464 parsel, 402 parsel, 4068 parsel, 5798 parsel, 6088 parsel 5931 parsel 5959 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesinin satışı hususunda davalılardan ...'ya vekâlet verdiğini, ancak adı geçen vekilinin vekâlet görevini kötüye kullanarak bilgisi ve talimatı olmadan söz konusu taşınmazlardaki hissesini davacının kardeşi ve diğer davalıların murisi olan müteveffa ...’ya devrettiğini fakat tarafına satış bedeline ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kardeşi/mirasçıları adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde güncel bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davacının taşınmazlarını ekonomik olarak zor durumda olmasından dolayı sattığını, bu bedellerin ... tarafından yarısının elden, kalan yarısının ... tarafından banka havalesi yoluyla ödendiğini, tarafların kardeş olması nedeniyle kendisine duyulan güven sonucu tapuda işlem yapılmasının geciktiğini, davacının daha sonra taşınmazı devretmesi için davalı ...’ya vekâlet verdiğini ve bu surette devirlerin gerçekleştiğini, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, bedeli almasına rağmen eldeki davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekâlet görevinin kötüye kullanılması davalarında ispat yükünün, bu dava sonucunda hukuki menfaat elde edecek olan davacı üzerinde olduğu, dosya içeriğine göre 19.09.2012 tarihli ve 7339 yevmiye numaralı vekâletname ile davacının muristen intikal eden miras paylarının, miras hak ve hisselerinin tamamını dilediği bedelle dilediği kişiye satması hususunda davalı ...’yı vekil tayin ettiği, dava konusu taşınmazlar üzerindeki davacıya ait miras hissesi oranında oluşan payın 14.11.20 16... yevmiyeli senetle diğer davalı ...’ya satıldığı, vekil ...'nın bu kez 09.08.2021 tarihli 6470 yevmiye numaralı noter ihtarnamesiyle azledildiği, dinlenen ve görgüye dayalı anlatımlarda bulunan tanık beyanlarından, davacının taşınmazlardaki payını davalı ...’ya bedeli karşılığında devrettiği, dava konusu taşınmazların satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için davalı ... ’ya vekâletname verildiği, vekil tarafından satılan taşınmazların bedelinin alındığının davacı tarafça tanıklar yanında dillendirildiği, satış yapılan kardeş ...’nın vefatı üzerine davacının çocuklarının baskı yaptığını bildirerek taşınmazların yeniden değerlendirilmesini istediği, tarafların bunu kabul etmemesi halinde dava yoluna başvuracağını söylediğinin anlaşılması karşısında davacı tarafın vekâletnamenin başka bir sebeple verildiği ve amacı dışında kötüye kullanıldığı yönündeki iddiasını ispat edemediği, taraflarca açıkça yemin deliline de dayanılmadığından bu hususta hatırlatılma yapılmasına usulen gerek bulunmadığı belirtilerek davanın reddine dair karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı davada ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere davalı ...'ya verilen vekaletin, davacı tarafın hissesinin de satışının yapılmasına ilişkin olduğu sabit olmakla temlikin iradî olup; vekil eden davacının satış talimatına uygun olarak yapıldığı ve vekil tarafından taşınmazların devredildiği anlaşıldığından vekâlet görevinin kötüye kullanıldığından söz edilemeyeceği, dinlenen tanık beyanlarıyla satılan hisse bedellerinin doğrudan davacıya ödendiği hususunun da davalı tarafça ispatlanması karşısında davanın reddine dair karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle taşınmazın vekil ... tarafından davacının kardeşi müteveffa ...'ya satıldığının sabit olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince karar gerekçesinde, vekil ... yerine ... yazılmasının, ayrıca 14.11.2016 tarihli satış işleminin müteveffa ... ile yapıldığı hâlde hataen ...'ya satış yapıldığı şeklinde yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve davacı tarafça, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığı yönündeki iddiasını ispatlanamadığının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!