Yargıtay 2. Ceza Dairesi, konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme temyizlerini usulden reddederken, hırsızlıkta gece vakti uygulamasının şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı fazla ceza tayini nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlerin temyiz yolu kapalı olması nedeniyle reddedilirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde ise, suçun işlendiği saatin kesin olarak belirlenememesi ve gece vaktinde işlendiğine dair yeterli delil olmaması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca gündüz işlendiği kabul edilmesi gerektiği halde TCK 143. maddesinin hatalı uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut donulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaI- Sanıklar hakkında konut donulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde iseİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, eksik araştırma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Dosya içeriğindeki kamera izleme tutanakları incelenerek güncelleme yapıldığında suçun 18. 30... .00 saatleri arasında işlendiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre ise gece vaktinin 18.58'de başladığının anlaşılması karşısında, yargılamaya konu suçun gerçekleştiği saatin tam olarak tespit edilemeyeceği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.