Firari davacının zor durumundan faydalanılarak petrol istasyonu tapu devrinin gabin ve yolsuz tescil nedeniyle iptali istemi, ticari işlem ve fiil ehliyeti sebebiyle reddedildi.
Özet: Dava, zor durumdaki davacının, firari olması ve borçları nedeniyle yaşadığı sıkıntıyı fırsat bilen davalının, bir petrol istasyonu niteliğindeki taşınmazı piyasa değerinin çok altında bedelle elde ettiğini iddia ederek gabin ve yolsuz tescil hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir; ancak mahkemeler, satış tarihinde davacının fiil ehliyetine sahip olduğunu, tarafların tacir sıfatıyla basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğünü, bilirkişi raporları ve davacının kendi ikrarıyla tapuda gösterilen bedelden daha yüksek bir ödeme yapıldığını göz önüne alarak gabin koşullarının oluşmadığına hükmetmiş ve davanın reddine karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, yolsuz tescil ve gabin hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; aldığı mahkumiyet nedeniyle firari durumda olduğundan işlerini genç yaştaki çocuklarına devrettiğini, çocuklarının iş ve yaşam deneyimleri yetersiz olduğundan yasal prosedürleri bilmediklerini, çeşitli usulsüzlüklerden dolayı çok miktarda vergi cezası ve idari para cezası aldıklarını, çok fazla borçlandıklarını, davalı ...’in yardım edeceğini, bütün borçları kapatacağını, onların da kazandıkça peyderpey borcu ödeyecekleri, karşılığında dava konusu 4 86... parselin adına tescil edileceği konusunda teklifte bulunduğunu, zor durumda olduğundan kabul ettiğini, vekil aracılığıyla taşınmazı devrettiği ve 117.836,00 TL’yi ödediğini, ancak diğer borçlar için oyaladığını, taşınmaz üzerindeki istasyona el koyduğunu, taşınmazı teminat olarak verdiğini, bedeli geri ödemeyi belirtmesine rağmen fazla bedel istediğini, davalının kendisinin içinde bulunduğu zaruretten istifade etmeye çalıştığını, üzerinde iki adet petrol istasyonu olan taşınmazın değerinin 30.000.000,00 TL olduğunu, tapu devrinin hem gabin hem muvazaa hem de gayrimenkullerde tescil sıkı sıkıya sebebe bağlı olduğu için gerçek eder ile ödenen bedel arsasındaki onlarca kat fark nedeniyle hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş; Erciş Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacının hükümlülük nedeniyle kısıtlanarak oğlu ...’nun vasi tayin edildiği, davacı vasisi vekilinin 25.02.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının kısıtlandığı, bizzat verdiği vekaletname ile işlem yapılmasının yolsuz olduğu belirtilerek ıslah talebinin kabulü ile yolsuz tescil, olmazsa gabin hükümleri gereğince tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil talebinde bulunulduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinden husumete izin talep edilmesi üzerine 01.02.2019 tarihli ek karar ile, Mahkemenin 17.01.2019 tarihli kararı ile davacı tahliye edildiğinden vesayetin sonlandırılmasına, husumete izin yetkisi verilmesine yer olmadığına karar verildiği; taşınmazın yargılama sırasında devri nedeniyle HMK'nın 125. maddesi gereği seçimlik hakkın yeni malike karşı tapu iptali ve tescil olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili; Doğubeyazıt ilçesinde ikamet ettiğini ve benzin istasyonu işletmeciliği yaptığını, davacı ile arasında akrabalık bulunmayıp ticari bir ilişki olduğunu, yardım amacı ile hareket etmediğini, taşınmazın alım-satımı konusunda anlaştıklarını, yerin alımı için kredi kullandığını, bankanın ekspertiz raporundaki değeri üzerinde ödeme yaptığını, kimsenin zaruret halinden faydalanma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının şahsına ait borçların mülkiyet bedeli karşılığı olarak tarafından ödendiğini, kredi bedelinin elden ödendiğini, gabinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; dahili davalı ise iyiniyetli olduğunu belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı davanın reddine ilişkin kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, sözlü yargılamanın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gabin yönünden tarafların tacir olması, tacirlerin basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğu, bilirkişi raporunda belirtilen taşınmaz değeri arasında fahiş bir farkın bulunmadığı, satım bedelinin davcının diğer borçları ile birlikte ödendiğinin tanık beyanları ve davacının ikrarı ile sabit olduğu, muvazaa iddiasına ilişkin delil bulunmadığı, yolsuz tescil iddiası yönünden ise taşınmazın 12.01.2015 tarihinde devredildiği, davacının kısıtlanmasına ilişkin kararın 13.07.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının fiil ehliyetine sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık ...'in "..., ...'na 2.860.000,00 TL verdiğini söyledi, ancak ... ise 2.840.000,00 TL aldığını söyledi, ben oradaydım, bunları yazan ...'dır" şeklinde beyanda bulunduğu, davacının bizzat "Ben tanığın beyanını kabul ediyorum, bu şekilde olmuştur, ancak ben kendisi ile dışarıda konuştum ben ne para aldıysam iade edeceğim, petrolümü satmıyorum, bu şekilde konuştuk, ... Bey de oradaydı" şeklinde mahkeme içi ikrarda bulunduğu, davacının kısıtlanmasına ilişkin kararın 13.07.2015 tarihinde kesinleştiği, satış işleminin ise 12.01.2015 tarihinde yapıldığı, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!