Muris muvazaası iddiasıyla açılan bedel davasında, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddedilerek temyiz sonucunda onanması.
Özet: Miras bırakanın kadastro tespiti öncesinde taşınmazı davalılara devrettiği ve bu işlemin mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı iddiasıyla açılan bedel istemli davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazın kadastro tespiti 1993 yılında kesinleşmiş olmasına rağmen davanın 2024 yılında açılması nedeniyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini tespit ederek davanın usulden reddine karar vermiş, Yargıtay ise bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Marmaris 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir.Davacı; muris ...'nin kendisi ve murisin eşi ...'nin haberi olmadan taşınmazını mirastan mal kaçırma yolu ile davalılara pay ettiğini, taşınmazın 08.09.1992 kadastro tespit tutanağı ile 2 01... parsel olarak tapuda davalılar adına tescil edildiğini, davalıların izale-i şuyu davasına konu ettikleri taşınmazı dosyanın sonucunu beklemeden 3. şahsa sattıklarını ileri sürerek şimdilik 20.000,00TL zarar veya sebepsiz zenginleşmeden doğan alacağın mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar; davanın süresinde açılmadığını, kadastro tespitine itiraz edilmediğini, murisin taşınmazlarını paylaştırdığını, mal kaçırma amacı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza ilişkin henüz bir tapu kaydı oluşmadan muris tarafından davalılara hibe yoluyla devredilmesi nedeniyle 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı somut olaya uygulanamayacağı, muris kadastrodan önce öldüğünden davanın kadastro öncesi nedene dayalı bir dava halini alacağı, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastro çalışmasının 10.06.1993 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın kesinleşen tespite binaen tespit malikleri adına tapuya tescilinin yapıldığı, eldeki davanın 20.03.2024 tarihinde açıldığı, kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının muris annesi ...'ye muris ...'ten intikal eden ve muris ...'dan da davacıya geçen aynî hak yönünden de davacının hukuki durumunda bir değişiklik oluşmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.