Mirasbırakanın ilk eşinden olan kızını miras dışı bırakma kastıyla ikinci eşine yaptığı taşınmaz devrinin muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescili talebi.
Özet: Bir mirasçı tarafından, murisin mal kaçırmak ve kendisini miras dışı bırakmak amacıyla taşınmazlarını ikinci eşine muvazaalı olarak sattığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; murisin satış ihtiyacı olduğuna veya satış bedelinin ödendiğine dair somut delil bulunmadığı, davacının miras dışı bırakılma niyetinin bulunduğu ve gerçek amacın bağış olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanarak devrin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; muris ...'ın maliki olduğu 2 32... parsel (eski 854 parsel) ile 2 67... parsel (eski 1415 parsel) sayılı taşınmazları davalı eşine satış yoluyla devrettiğini, devrin mal kaçırmak kastıyla yapıldığını, muris tarafından düzenlenen .... Noterliğinin 04.05.2020 tarih ve 0 ... yevmiye numaralı vasiyetnamede de murisin gerçek amacının davacıyı miras dışı bırakmak olduğunu, vasiyetnamede adına intikal eden malları diğer çocukları ... ve ...'a bıraktığını, murisin davacı dışında bütün mirasçılarına mal paylaşımı yaptığını ancak davacıya müstakil halde hiç bir mal bırakmadığını, davacıyı uzun yıllar istemediğini, davacının her konuşma girişimine karşı çıktığını ve evladı olarak görmediğini, sağlığında bütün çevresine davacıya hiç bir mal bırakmayacağını da açık açık söylediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptaline ve miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalının Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kısıtlanmasından ötürü vasisi kızı ... cevap dilekçesinde; murisin taşınmazları davalı eşine sattığını, satışın gerçek olduğunu, murisin iki kez iflas ettiğini, o dönemde yaşadıkları ev icra yoluyla satılmak üzereyken kısıtlının anne ve babası devreye girerek borçları ödediğini, isteğe bağlı sigorta primlerinin tamamının merhum kızları ... tarafından ödenerek murisin 1990 yılında emekli olduğunu, muris ile davacı arasında hiçbir zaman baba-evlat ilişkisi kurulmadığını, muris bakıma muhtaç hale gelince bakımının davalı ve çocukları tarafından yapıldığını, satış karşılığı kızı ...'un annesi adına murise nakit olarak elden bir miktar altın ve para ödediğini, murise ait taşınmazların sadece bu taşınmazlar olmadığını, muris vasiyetnamesinde davacıyı miras dışı bırakmadığını, sadece kendisinden önce vefat eden kızı ...’dan kendisine intikal eden ve edecek olan değerlerinin öz kardeşlerine kalması amacıyla vasiyetname düzenlediğini, mal kaçırma iradesi olmadığını, 2 32... parsele dava dışı ...'ın yaptığı duvar, bahçe, ev ve diğer iyileştirmelerin tespiti ile ihbarı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Feri Müdahil ...; taşınmaları annesinin satın aldığını, muvazaa olmadığını babasının 2 51... parseli de satmak istediğini, kendisinin engel olduğunu, şuan 61 parselde yol, sınır duvarı, bina çalışmaları yaptığını, dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar karşı davalı vekili ve feri müdahil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının murisin ilk evliliğinden olma kızı, davalının ise ikinci evliliğini yaptığı eşi olduğu, murisin işlem tarihinde emekli olduğu, mal satma ihtiyacı olduğuna ve satış bedelinin davalı tarafından murise ödendiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, murisin davacı kızı ile görüşmediği, davalı savunmasının tanık beyanları ile desteklenmediği, davacı tanıklarının davacı iddiasını doğruladığı, dava konusu 2 32... parselde bulunan taşınmaz üzerine yapılan muhdesatın eldeki davanın konusu olmayıp muhdesat üzerinde hak iddia edenlerin ayrıca açacağı davada bu hususun değerlendirilebileceği, ilk derece yargılaması sırasında feri müdahil tarafından bu yönde açılmış bir dava bulunmadığı, bu durumda üst arza tabidir kuralı gereğince taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın dava değerinin tespitinde dikkate alınması gerektiği, bu doğrultuda alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, sonuç olarak murisin gerçek amacının bağış olduğu, hak taleplerinin önüne geçmek için işlemi muvazaalı olarak satış gösterdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 188.012,46 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan, 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden feri müdahilden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.