Mirastan mal kaçırma kastı bulunmayan murisin, kendisine bakan kardeşine bakım ve borç ödeme karşılığı yaptığı taşınmaz satışının muvazaalı sayılmayarak tapu iptali ve tescil talebinin reddi kararı.
Özet: Bekâr ve çocuksuz ölen bir murisin tüm malvarlığını, vefatından kısa süre önce kız kardeşi olan davalıya mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil ile tenkis istemine ilişkin bu davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, murise davalı tarafından uzun yıllar bakıldığı, taşınmaz satışının borçlarını ödeme ve bakım karşılığı minnet duygusuyla gerçekleştiği, bedelin ödendiği ve davacıların saklı paylı mirasçı olmadığı gerekçeleriyle muris muvazaası iddiasını reddetmiş olup, yapılan temyiz incelemesinde de bu kararlar hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.BİRLEŞTİRİLEN (████████ E.) DAVADAASIL VE BİRLEŞTİRİLEN (████████ E.) DAVADAİLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., █████████ K.Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.Asıl ve birleştirilen davada davacılar; bekar ve çocuksuz ölen kardeşleri muris ...'nin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak tüm malvarlığını teşkil eden Trabzon ili, Vakfıkebir ilçesi, ... Mahallesi 2 00... parsel, 2 03... parsel ve 2 02... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının tamamını ölümünden kısa süre önce davalı kız kardeşi ...'e sattığını, murisin taşınmaz satma ihtiyacı, davalının da alım gücü olmadığını, bedel ödenmediğini, bedel ve gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu ileri sürerek davalı adına tapu kaydının davacıların payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini, olmazsa tenkisini istemiştir.Davalı; dava konusu taşınmazların evvelinde kök muris babaları tarafından tüm kardeşlere eşit şekilde hibe edildiğini, kız kardeşi olan muris ...'in de dava konusu taşınmazlardaki hisselerini uzun yıllar kendisiyle birlikte yaşamaları, kendisiyle ilgilenmesi ve bakması nedeniyle duyduğu minnet duygusuyla kendisine sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; kanser hastası olan murise davalı tarafından ahlaki yükümlülük sınırlarını aşar şekilde bakıldığı, muris ve davalının uzun yıllar aynı evde yaşadıkları, bedelin banka havalesiyle murise gönderildiği, murisin bakım karşılığı duyduğu minnet duygusu ve bedel karşılığında dava konusu taşınmazlarını devrettiği, bedel ve değer arasındaki farkın tek başına muvazaayı ispatlamayacağı, kardeşlerin saklı paylı mirasçı da olmadıkları gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile terditli tenkis isteminin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar davalı asıl dava dosyasına süresinden sonra cevap dilekçesi sunmuş ise de birleştirilen dava dosyasında dava dilekçesi ve birleştirme kararının davalıya hiç tebliğ edilmediği, ancak asıl ve birleştirilen davanın aynı işlem, aynı hukuki sebep ve aynı talep sonucunu içerdiği, buna göre süresinden sonra asıl dosyaya sunulan cevap dilekçesinin birleştirilen dosya bakımından açıklama ve ispat hakkı kapsamında kaldığı, tarafların dava dışı kardeşi tanık ...'nın beyanına göre murisin borçları nedeniyle taşınmazlarını sattığı, tarafların kardeş olması sebebiyle bedelin rayiç değerden düşük olduğu, satış bedeli 150.000,00 TL ile murisin borçlarının ödendiği, muris ile davalının beraber yaşadığı ve hasta olduğu süreçte davalı tarafından bakıldığı, diğer tanıkların da bu beyanı doğruladığı, murisin hesabına satış bedelinin gönderildiği, asıl amacının mal kaçırmak değil borçlarını ödemek adına birlikte yaşadığı ve bakımını üstlenen davalı kardeşine satmak olduğu, davacı kardeşlerin de saklı payının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asıl davada davacı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden asıl davada davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... Mağu geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının asıl davada temyiz eden davacılardan; 304,40 TL bakiye onama harcının birleştirilen davada temyiz eden davacılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.