Muris muvazaasına dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil ile tenkis taleplerinin, mirasbırakanın mal kaçırma kastı bulunmadığının ispatlanamaması gerekçesiyle reddine ilişkin kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Bu dava, mirasbırakanın bir bağımsız bölümü oğluna mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil ve olmazsa tenkis talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uyarak murisin mal kaçırma kastının ispatlanamadığı, terekede başka mal varlıklarının bulunduğu ve bedel farkının tek başına muvazaayı kanıtlamadığı gerekçeleriyle davanın reddine dair verdiği kararın, temyiz incelemesi sonucunda hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı; muris babası ...'ün İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... 6 45... parseldeki 2 nolu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı ortanca oğluna sattığını, bedel ödenmediğini, davalının alım gücü, murisin de taşınmaz satma ihtiyacı olmadığını, bedelin rayiç değerden çok düşük olduğunu, davalı evlendikten sonra murisin başka eve taşındığını ileri sürerek tapu kaydının pay oranında iptali ile adına tescilini, olmazsa tenkis istemiştir.
Davalı; davacının devri bildiğini, satışın gerçek olduğunu, bedelin devir öncesi ve sonrasında peyderpey ödendiğini, davacının yurt dışında okuyup çalıştığını, murisle kendisinin ilgilenip baktığını, murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirir bir husumeti olmadığını, çocukları arasında ayrım yapmadığını, temlik dışı ...'te 3 yazlık, .'da 1 daire, araç ve mevduat bulunduğunu, murisin hayat pahalılığı ve yaşlılık nedeniyle satışa ihtiyacı olduğunu, ...'de büfeden kazandığı parayla bedeli ödediğini, kendisinin de mirasçı olması nedeniyle satış bedelinin indirimli ve zamana yayılan şekilde ödenmesinin normal olduğunu, devrin ivazlı olup tenkise de tabi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli kararıyla; mal kaçırma kastının varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 16.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; murisin çocukları arasında ayrım yapmadığı, husumet ve küskünlük bulunmadığı, özellikle davanın kabulünde menfaati bulunan kardeş ...'ın murisin çocukları arasında ayrım yapmadığını beyan ettiği, akraba olan tanıkların da murisin çocuklarına maddi-manevi destek olduğunu beyan ettikleri, devrin aile içinde bilindiği, davacının da murisin ölümünden önce devri öğrendiği, bedel ve değer arasındaki farkın tek başına muvazaayı ispata yetmediği, murisin terekesinde başka mal varlıkları da bulunduğu, mal kaçırma ve davacının saklı payını ihlâl kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.02.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; tarafların bildirip dinletilmekten vazgeçmedikleri tanıklarının beyanlarının alınmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin gelir ve malvarlığı sahibi olduğu, davacı ile davadışı oğlu ...'ın yurtdışında uzun süre çalıştıkları, davalının ise murisle birlikte büfe işletip dava konusu evde birlikte yaşadıkları, büfenin ruhsat sorunları nedeniyle davalıya devredildiği, murisin temlik dışı ...'te yazlıkları olduğu, davacıya ...'da arsa aldığı sonra satıldığı, davacıya ev alması için borç para verdiği, muris ve davacı arasında mal kaçırmasını gerektirir dargınlık, küslük olmadığı, özellikle davanın kabulünde menfaati bulunan kardeş ...'ın murisin çocukları arasında ayrım yapmadığını beyan ettiği, akraba olan tanıkların da murisin çocuklarına maddi-manevi destek olduğunu beyan ettikleri, devrin aile içinde bilindiği, davacının da murisin ölümünden önce devri öğrendiği, bedel ve değer arasındaki farkın tek başına muvazaayı ispata yetmediği, murisin terekesinde başka malvarlıkları da bulunduğu, bunları da devretme imkanı varken devretmediği, mal kaçırma ve saklı pay ihlal kastının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 552,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!