Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin tekstil sektöründeki borçlu şirketin malvarlığının terki suretiyle konkordato ve iflas taleplerine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket ile ortakları, mali zorluklar nedeniyle malvarlığının terki suretiyle konkordato tasdiki talep ederek, şirketin ve kişisel mülkleri üzerine tesis edilmiş ipotekli taşınmazlar, arsa tahsis hakkı ve demirbaşlar gibi varlıkların tasfiye edilerek alacaklılara ödeme yapılmasını öngören bir proje sunmuş, mahkeme bu konkordato türünün, borçlunun ekonomik varlığının ayakta tutulmasından ziyade malvarlığının tasfiyesini amaçladığını belirtmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2026/
KARAR NO :2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
TALEP EDENLER:1-
2-
3-
VEKİLİ :Av.
KONKORDATO
KOMİSERLERİ :1-
2-
3-
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİLLER :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Konkordato (Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 309/a İla 309/l), İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 309/a İla 309/l)), İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP: Talep eden borçlular vekili talep dilekçesinde özetle; talep eden borçlu şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, borçu şirkette 2026 Ocak itibarı ile 120 kişi çalışmakta olduğunu, diğer talep eden borçlu gerçek kişiler ... ve ...’ın borçlu şirketin ortakları ve yetkilileri olup, şirketin ekonomik faaliyetleri çerçevesinde şahsi mülkleri üzerinde şirket lehine ipotek tesis etmiş ve şirketin bazı kredi borçlarına şahsen kefalet verdiklerini, malvarlığı terki suretiyle konkordato projesine konu borçlu şirketin fabrikasının bulunduğu taşınmazın mülkiyeti şirkete ait değil ise de, bir kısmı şirket ortağı olan ve davacı olarak yer alan gerçek kişilere, bir kısmı da akrabalık bağı bulunan üçüncü kişilere ait olduğunu, bu taşınmaz şirketin en büyük alacaklısı konumundaki ... Bankası'na ipotekli olduğunu, dolayısıyla şirketin mal varlığına dahil olmamakla birlikte borç tasfiyesi için kaynak niteliğinde olup, ipotek bedeli rehinli malın değerinden çok düşük olduğunu, ipotek borcunun üç katına yakın bir değerde satılmasının mümkün olduğunu, keza şirketin aktifinde bulunan ...'da yer alan arsa tahsis hakkı da ciddi bir kaynak olmaya elverişli olduğunu, yine şirketin demirbaşlarının bir işletmesel bütünlük içinde satılmasının mümkün olduğunu belirterek İİK. 289' uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Yukarıda isimleri yazılı alacaklılar tarafından müdahale talebinde bulunulmuş, Mahkememizce talepler usul ve yasaya uygun görülerek müdahale taleplerinin kabulü ile, ... sistemine kayıtları yapılmıştır.
GEREKÇE
Talep, malvarlığı terki suretiyle adi konkordato istemine ilişkindir. Malvarlığının terki suretiyle konkordato İİK m. 309a, I maddesinde; “Malvarlığının terki suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf etmek veya bu malların tamamını veya bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi verilir.” şeklinde ifade edilmiştir. Kanundaki bu düzenlemeyi de dikkate alarak malvarlığının terki suretiyle konkordato, ödeme güçlüğü (aczi) içinde olan bir borçlunun, kanunda belirtilen nitelikteki alacaklı çoğunluğu ile yaptığı ve yetkili makam tarafından tasdik edilmesiyle borçlunun malvarlığının kısmen veya tamamen alacaklılara geçtiği ve alacaklıların da bu malları tasfiye edip, alamadıkları alacakları için borçluyu kalan borcundan kurtarma yükümlülüğüne sokan bir konkordato türüdür. Malvarlığının terki suretiyle konkordatonun temelinde borçlunun ekonomik varlığının ve işletmesinin durumunun düzeltilmesi değil; bilakis, borçlunun ekonomik bütünlüğünün tasfiyesi yatmaktadır. Bu yönüyle 4949 sayılı Kanunun genel gerekçesinde ifade edilen borçlunun ekonomik varlığının ve işletmesinin mümkün olduğunca ayakta tutulması amacıyla bağdaşmadığı söylenebilir. Ancak buna rağmen bu konkordato türünün de borçlunun yararına olan yönlerinin bulunduğunun belirtilmesi gerekir. Malvarlığının terki suretiyle konkordatonun borçlu bakımından en önemli avantajı, iflas takiplerindeki gibi iflasın hukuki sonuçlarının doğması ve borçlu hakkında borç ödemeden aciz belgesi düzenlenmesinin söz konusu olmamasıdır. Daha da önemlisi bu konkordato türünde de borçlu haciz ve iflas takiplerinden kurtulmaktadır (m. 289, I). Öte yandan malvarlığının terki suretiyle konkordato alacaklıların menfaatine de hizmet etmektedir. Hatta malvarlığının terki suretiyle konkordato alacaklıların menfaatleri daha ön plana çıktığı söylenebilir. Zira, borçlunun malvarlığının tasfiyesi sonucunda alacaklılar iflasa nazaran daha fazla oranda pay alabilme imkanına sahip olabilirler. Malvarlığının terki suretiyle konkordato, adi konkordatodan farklı olmasına rağmen, bir çok açıdan, özellikle konkordato talebinin başlangıcından tasdik aşamasına kadar bir çok yönden adi konkordatoya benzemektedir. Bu husus Kanun koyucu tarafından açıkça öngörülmüştür. Zira, İcra ve İflas Kanunu m. 309l hükmüne göre, niteliğine aykırı düşmedikçe 285 ilâ 308 inci maddeler malvarlığının terki suretiyle konkordatoda da uygular. O halde, adi konkordatoya ilişkin hükümlerin, en azından tasdik aşamasına kadar, kural olarak, malvarlığının terki suretiyle konkordato hakkında da uygulanacağını söylemek mümkündür.Konkordato talep eden borçlular yönünden; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, mahkememizin █████/2026 tarihli kararı ile, İİK'nun 286. maddesinde sunulması zorunlu olan belgelerin sunulduğu ve gider avansının yatırıldığı anlaşılmakla; İİK'nun 287/1. maddesi gereğince borçlular hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilerek konkordato komiserler kurulu görevlendirilmiş ve geçici mühlet süresi içinde konkordato komiserler kurulu tarafından nihai raporun sunulmuş olduğu görülmüştür.Konkordato komiserler kurulu geçici mühlet içinde sunmuş oldukları raporunda, davacı şirket ve şahısların mali durumları, malvarlıkları ve revize edilen konkordato projesine ilişkin incelemeler sonucunda, davacı şirketin aktiflerinin rayiç toplamı 303.420 309.29.-TL; şirket borçlarının rayiç toplamı 653.773.250,00.-TL, rayiç değerlere göre özvarlık durumu 350.352.940,71-TL olup, aktifin borçları, karşılayabilecek durumda olmadığı borca batık olduğu, davacı şirketin projelerinde de yer verildiği üzere 661.122.569,00 TL tutarında borcu bulunduğu, ... tahsisi ve fabrika binası dışındaki borçlu şirket mülkiyetindeki varlıkların borç tasfiyesinde kullanılmalarına dair zorluk çıkabilecek bir husus olmadığı, ... tarafından tahsis edilen arazinin ise davacı şirketin faaliyetini sonlandırmış olması ve ilgili arazinin hali hazırda çıplak arsa niteliğinde olması, yaklaşık 20.000 metrekare yüzölçümündeki bu arazinin %25'inin kapalı alan olarak yapıldığı bir işletme yapılmadan mülkiyetinin şirkete geçmeyeceği gibi nedenlerle ... arazi tahsisine dair projede yer verilen kısım ... Bölge Müdürlüğünün 15.05.2026 tarihli yazı cevabına göre gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, davacı gerçek kişilerle birlikte üçüncü kişilerin de hissedarı olduğu ( Fabrika Binası Taşınmazı) yönünden ise projenin uygulanabilirlik değerlendirmesinin önem arz ettiği, çünkü projenin iflas haline göre fark oluşturma ihtimali bulunan en temel borç ödeme kaynağını fabrika binasının taşınmazının satışı oluşturduğu, bu bağlamda dosyaya dava dışı hissedarlar tarafından sunulan yazılı muvafakat yazılarında şirketin adi alacaklıları yönünden bir vaadin yer almadığı, ilgili taşınmaz hissedarlarının tamamı ile birlikte ipotek alacaklısı bankanın projede yer verilen satışına açık ve geçerli bir rıza vermedikçe projenin bu kısmının ve dolayısıyla projeyi iflas senaryosundan ayıran temel kısmın gerçekleştirilebilir olma ihtimalinin bulunmadığı, geçici mühlet süresince yapılan tespitlerde fabrikanın bulunduğu taşınmaz hissedarlarının akrabalardan oluştuğu, taşınmaz hissedarlarının çoğunun aynı zamanda şirketin de hali hazırda ya da geçmiş dönemlerde hissedarı olduğu, ticaret sicil gazetesi tetkikinden geçmiş dönemlerde çeşitli sermaye arttırımı ve pay devri işlemlerinin yer aldığı, buna bağlı bir kısım işlemlerin ... 2 ATM 2023/... Esas Sayılı dosyasına konu olduğu, bu durumda hissedarların birlikte hareket etmediği, projeye taşınmaz hissedarı olan dava dışı kişilerce muvafakat verilme ihtimalini şüphede bıraktığı yönünde kanaat oluşturduğu şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce duruşma günü verilerek konkordato talep eden borçlular ve vekilinin, müdahil vekillerinin ve konkordato komiserlerinin beyanları alınmıştır. Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; İİK'nun 287/5.maddesinde; "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmü öngörülmüştür. İİK'nun 292.maddesinde; "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:... b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. ..." hükmü öngörülmüştür. İİK'nun 308.maddesinde ise; "Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir." hükmü öngörülmüştür. Görüldüğü gibi; İİK'nun 292. maddesinde; iflasa tabi borçlu tarafından kesin mühletin verilmesinden sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde re'sen iflas kararı verileceği düzenmiştir. İİK'nun 287/5.maddesinde ise, İİK'nun 292.maddesinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Konkordato talep eden borçlular tarafından dosyaya sunulan revize projelerinde, talep eden borçlu şirket yönünden, alacaklarının tahsilinden 68.000.000,00-TL; stokların paraya çevrilmesi sonucu 6.000.000,00-TL; şirket ile ... ... Tekstil Boyahaneleri ... ... arasında imzalanan "arsa tahsis sözleşmesi” uyarınca hak sahibi olunan 6685 ada 1 numaralı parselin satışından 131.000.000,00-TL; şirkete ait 4 adet taşınmazın satışından dolayı 11.000.000 TL; şirket varlığını oluşturan tesis makine ve cihazlardan 64.000.000 TL; şirket adına kayıtlı taşıtların satışından 11.100.000,00-TL; şirkete ait demirbaşlardan 2.510.000 TL gelir elde edileceğinin öngörüldüğü, şirket ortağı ...’ın hissedarı olduğu fabrika ve arsası olan taşınmaz satışından elde edeceği satış gelirinin tamamını yaklaşık 206.000.000-TL olarak şirkete nakdi sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği, öncelikli olarak ipotek borçlusu durumunda olduğu ... bankasına olan hissesi oranında bakiye borcun ödenmesi sonrası kalan bakiye bedeli şirkete nakdi sermaye olarak koymayı taahüt etmekte ve şirketin borçlarının ödenmesinde kaynak olarak kullanılmasına yazılı muvafakat etttiği, aynı zamanda maliki olduğu bir kısım taşınmazları gösterdiği, aynı şekilde şirket ortağı ...’ın da fabrika ve arsası olan taşınmaz varlık satışından elde edeceği satış gelirinden hissesine düşen 51.500.000,00-TL’yi öncelikli olarak ipotek borçlusu durumunda olduğu ... Bankasına olan bakiye borcun hissesi oranında ödenmesi sonrası kalan bakiye bedeli şirkete nakdi sermaye olarak koymayı taahhüt etttiği, şirket ortağı olmayan taşınmaz hissedarların bir bölümü de, hisselerine düşecek olan bedel hisseleri oranında ipotek alacaklısına ödeme olarak yapılacak (yaklaşık 95.800.000,00-TL) ve ipotek borçluları yapmış oldukları bu ödeme nedeni ile ödedikleri tutar için asıl borçlu şirkete alacakları için rücu etmeyeceklerine yazılı olarak taahhüt ettiklerini belirtmiş; şirket ortakları diğer gerçek kişi borçluların da konkordato projesinin fabrika ve arsa vasfındaki taşınmaz satışına bağlandığı belirtilmiştir.
Malvarlığı terki suretiyle konkordatoda, borçlunun faaliyetine devam etmesi değil, mevcut malvarlığının en yüksek değerde tasfiye edilerek alacaklılara ödeme yapılması hedeflenir. Talep eden borçluların borçlarını herhangi bir tenzilat uygulamadan ödemeyi taahhüt ettiği, borçlarının bir kısmının teminatlı olduğu, ödemelerin tahmine dayalı satışlar (stok ve g.menkul) ile karşılamayı taahhüt etmesi dikkate alındığında, borçlarını ödeyebilmesinde, alacakların ve stokların nakde dönüş kabiliyeti ile taşınmazlar ve makine-ekipmanların satışının kabil olup olmaması ve fiyatlarının konkordato projesinin uygulanabilirliği açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Borçlunun sunmuş olduğu revize projesinde 68.000.000,00-TL ticari alacaklar gösterilmiş ise de, projede 3. Kişilerden olan alacakların dayanağı, tahsil yöntemi, vadeleri ve tahsilatların nasıl gerçekleştirileceği açıkça gösterilmemiştir; ve yine projede yer alan stokların paraya çevrilmesi sonucu 6.000.000,00-TL elde edilecek gelir olarak belirtilmiş ise de, şirketin bilançosunda stok kaydının şirketin fiili stok durumunu yansıtmadığı, stokların yerinde fiilen tespitinin yapılamadığı anlaşılmakla; konkordato projesine dahil edilen bu malvarlığı kalemleri gerçekçi ve uygulanabilir görülmemiştir.Konkordato projesinin en önemli ayağı olan borçlu şirketin bir dönem üretim faaliyetlerini yürüttüğü, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5/38 parselde kayıtlı "betonarme iki katlı idari bina ve bir katlı fabrika ve arsası" niteliğindeki taşınmazın rayiç bedelinin 620.033.190,50 TL olarak tespit edildiği, söz konusu taşınmaz, borçlu şirketin mülkiyetinde olmayıp, borçlu şirket ortakları ... %33,33; ... %8,33 hisseye sahipken, diğer hissedarlar ... %11,11; ... ... ... %11,11; ... ... %11,11; .... ... %8,33; ... ...%8,33 ve ... ... %8,33 olduğu, borçlular ... ve ... söz konusu taşınmazdaki hisselerinin satılması halinde kendi paylarına isabet edecek net satış bedelinin, şirketin borç tasfiyesinde kullanılmak üzere şirket hesabına aktarılmasına muvafakat ettiklerini yönelik adi yazılı taahhütname muvafakatname sunulduğu, diğer hissedarlardan ... ... ve ... ... imzalı taahhütname içeriğinde ve gerekse ... ..., ..., ... ... ... vekilinin dosyaya göndermiş olduğu 03.06.2026 tarihli dilekçe içeriğinde, taşınmaz üzerindeki hisseleri oranında ipotek alacaklısı bankanın yapacağı tahsilattan kalan tutarı hisseleri oranında taraflarına nakden ayrı ayrı ödenmesi koşulu ile taşınmaz satış işlemine muvafakat ettikleri görüldüğü, taşınmazın 620.033.190,50 TL muhtemel bedelle satılması ve taşınmaz üzerindeki 230.000.000,00 TL limitli banka ipoteğinin mahsup edilmesi neticesinde; borçlular ... ve ... hisselerine düşen kaynağın doğrudan adi alacaklıların ödemesinde kullanılacağı taahhüt edildiği, taşınmazın bir kısım diğer hissedarlarının ise, taşınmazın satışı halinde ipotek alacaklısı bankanın alacağının tahsilinden sonra kalan tutarın kendilerine ödenmesi koşuluyla satışa muvafakat verdikleri, konkordato davasının esas konusunu adi alacaklılar oluşturduğundan 3.kişilerin bu taahhütlerinin adi alacaklılar yönünden bir değer ifade etmediği gibi, taşınmaz devir taahhüdünün resmi şekilde düzenlenmesi esas olduğundan dosyaya sunulan bu taahhüt ve/veya muvafakatların hukuken geçerliliği ve bağlayıcılığı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, taşınmaz üzerinde ipotek alacaklısı bankanın ipoteği bulunduğundan projenin bu yönü de uygulanabilirlik açısından şüphe barındırmaktadır. Sonuç olarak; borç ödeme kaynağı olarak projede yer verilen bu taşınmaz yönünden mevcut durum itibariyle projenin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali bulunmamaktadır. Yine konkordato projesinin önemli ayaklarından biri, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6685 ada 1 parselde bulunan ... (... Tekstil Boyahaneleri ... ... Bölgesi) arsa tahsisinden elde edilecek gelirdir. Değerleme raporunda bu arsa tahsis hakkının rayiç değeri 131.195.125,00 TL olarak kıymeti takdir olunmuştur. Ancak, komiser heyetince ... Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereya karşılık dosyaya kazandırılan 15.05.2026 tarihli cevapta; ... Uygulama Yönetmeliği hükümleri gereğince parsel tahsis hakkının üçüncü kişilere satışı veya devrinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Bu yönüyle, ... arazisinin satışı mümkün olmadığı gibi borçlu şirketin arsa tahsis sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini de yerine getirmediği, anlaşılmakla ... arazi tahsisinin borç ödeme tasfiyesinde kaynak olamayacağı, ... Bölge Müdürlüğünün istisnai nitelikte belirttikleri şartlarının konkordato mühletince gerçekleştirilme ihtimali bulunmadığı, projenin bu yönünün gerçekleştirilme ihtimalinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mevcut konkordato koşulları çerçevesinde, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşması mümkün değildir. Öte yandan talep eden borçlu şirketin tekstil sektöründe kumaş düz boya, emprime ve dijital baskı ile apre alanlarında uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, talep eden gerçek kişiler de borçlu şirketin ortağı ve yetkilileri oldukları, borçlu şirketin Ocak-2026 yılı itibariyle ticari faaliyetlerine son verdiği ve akabinde mal varlığının terki suretiyle konkordato talebi doğrultusunda Mart-2026 itibariyle geçici mühlet sürecine girdiği, borçlu şirketin gerek mühlet öncesinde ve gerek mühlet sonrasında mütemadiyen çok sayıda işçinin akdini feshettiği, bununla birlikte şirketin fabrika binasında bulunan 4 adet güvenlik görevlisinin istihdamının malvarlığının korunması açısından elzem olduğundan komiser heyetince 4 işçinin işletmenin güvenliklerin istihdamında önceliği ve devamının sağlandığı, mühlet süresince komiser heyetinin bilgisi ve onayı dışında bir kısım arabuluculuk süreçlerinin yapıldığı, bu işlemlerin işçi alacakları yönünden nispi eşitsizliğe mahal verdiği, borçlu şirketin ticari faaliyetlerini sonlandırmadan ve konkordato sürecine girmeden önceki dönemde, özellikle 2025 yılı içinde, piyasadan yüklü miktarda stok-hammadde tedarik ettiği ve karşılığında 2026 yılı ve sonraki muhtelif tarihler olmak üzere ileri tarihli çekler keşide ederek tedarikçilerine teslim ettiği, borçlu şirketin gerek 31.12.2025 tarihli mali bilançolarında verilerinde 265.688.233,89 TL stok bildirilmiş ve yine revize projeye esas olarak sunulan 06.03.2026 tarihli mali tablolarında 11.297.701,57 TL stok olarak gösterilmiş ise de, şirketin fiili stok durumunu yansıtmadığı, borçlu şirket yetkililerince şirketin stoklarında olması gereken ürünlerin akıbeti hakkında komiser heyetine, ürünlerin Denizli'de bir başka firma uhdesinde fason üretim yapılmak üzere gönderildiği belirtilmiş ise de, stokların yerinde fiilen tespiti ve sayımı hususunda şeffaf olmadıkları, yanıltıcı bilgi verdikleri dosyaya sunulan komiser raporu, bir kısım alacaklı müdahale dilekçeleri içeriğinden sabit olmasına göre, işletmenin malvarlığını koruma ve alacaklıları aleyhine aykırı eylem ve işlemlerde bulunmama ilkesi çerçevesinde, somut olayda dürüst bir borçludan da söz edilemez. Açıklanan tüm bu nedenlerle konkordato talep eden borçluların dürüstlük kuralına aykırı işlem ve eylemler sergilediği ve konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı tespit edilmekle; konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, borçlu şirketin borca batık olduğu anlaşılmakla, İİK'nun 308. maddesi gereğince iflasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İflasına karar verilen borçlu şirketin mevcut stok durumu ve mal varlıklarının miktarı dikkate alınarak iflas tasfiyesinin İİK'nın 308/2 maddesi uyarınca adi usulde yapılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Talep eden borçlular ... Tekstil Dericilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... hakkındaki konkordato talebinin İİK'nun 292 ve 308. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, talep eden borçlular hakkında kesin mühlet verilmesi talebinin ayrı ayrı reddine; talep eden borçlular hakkında verilen mahkememizin █████/2026 tarihli geçici mühlet kararının ve kararla birlikte verilen tedbirlerin kaldırılmasına, tedbirlerin kaldırılması hususunda ilgili yerlere yazılmasına,
Talep eden borçlular yönünden geçici mühletin kaldırılması nedeni ile İİK' nın 294, 295, 296 ve 297. maddesinde düzenlenen sonuçların kalkmış olduğunun tespitine, Komiserler kurulunun görevinin sona erdirilmesine, Talep eden borçlular hakkında konkordato talebinin reddedildiğinin İİK'nun 288. maddesi gereğince ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Tekstil Dericilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin borca batık olduğu anlaşıldığından █████/2026 günü ve saat 13:50 itibariyle İFLASINA ( iflas tasfiyesinin İİK 308/2 maddesi uyarınca, adi tasfiye olarak belirlenmesine), İflasın gecikmeksizin ... İflas Müdürlüğüne bildirilmesine, iflas masrafının ilgili iflas dosyasına aktarılmasına,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00.-TL peşin harç ve 732,00.-TL karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar gider avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işleri müdürlüğünce yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, talep edenler vekili ile bir kısım veri müdahiller vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!