Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, Denizli OSBnin bir şirketten talep ettiği arıtma tesisi katılım bedeli alacağı için açtığı itirazın iptali davasında eşitlik ve hakkaniyet tartışmasını değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün (davacı) icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalı firmanın Organize Sanayi Bölgesine sonradan dahil olması ve önceden kurulu altyapısı bulunması nedeniyle arıtma tesisi katılım bedeli ve altyapı katılım bedellerine yönelik ödeme yükümlülüğü ile miktarı konusundaki anlaşmazlığı incelemektedir; davacı, davalının belirli hizmetler için ödemesi gereken bedeli ödemediğini ve altyapı katılım bedeliyle karıştırmakta olduğunu iddia ederken, davalı ise mevcut altyapı koşullarına göre daha düşük ve adil bir katılım bedeli tarifesi uygulanması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: █████/2022
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: █████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkan vekilinin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin Denizli ili, ... ilçesi sınırları dahilinde kurulu bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca onaylı imar planı sınırları içerisinde kalan katılımcılara ait işletmelere 4562 sayılı "Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu" ve OSB Uygulama Yönetmeliği'nde belirtilen hizmet ve görevleri yerine getiren ve yasaların elverdiği ölçüde düzen ve işleyişini sağlayan özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olduğunu, OSB kamu yararı amacıyla kurulmuş bir tüzel kişilik olup, kar amacı gütmediğini, tek amacının kısıtlı gelir kaynaklarını iyi planlayıp, üyelerinin daha iyi ve ucuz hizmet almalarını sağladığını, bu nedenle yaptığı harcamalara karşılık, üyelerinden yasanın öngördüğü bir kısım bedeller tahsil ettiğini, mevcut Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nün güney ve güneydoğusunda bir kısım arsalarda zamanla sanayileşme meydana geldiğini, bu sanayicilerin alt yapı ve diğer OSB hizmetlerinden yararlanmak istediklerine dair talepleri sonrasında bu alanın OSB sınırları içine dahil edilmesi için müvekkili tarafından Bakanlık nezdinde uzun süreçli işlemler yürütüldüğünü, yapılan değerlendirmeler ve düzenlemeler sonucunda, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 23.06.2020 tarihli yazıları ile davalı şirketin de içerisinde bulunduğu 69 hektarlık alanın Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü sınırları içine dahil edilmesine karar verildiğini, ancak müvekkilinin gerek davalı şirkete, gerekse OSB içinde yer alan diğer firmalara yasal mevzuat çerçevesinde, şartlarını da zorlayarak, OSB sınırları içine dahil edilmeden önce hizmet vermeye başladığını, davalının ödemesi gereken 15.09.2017 tarihli yazılarında bahsedilen arıtma tesisi katılım bedeli olduğunu, davalı tarafın yazısında arıtma tesisi katılım bedeli ile alt yapı katılım bedeli talepleri ve ödemelerini karıştırdığını, bu nedenlerle Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasındaki davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, davalının kötüniyetinden dolayı alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, toplanacak deliller ile yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Denizli Organize Sanayi Bölgesi'nin 24.01.1975 tarih ve 7/9359 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile resmen kurulmuş olup 4562 sayılı “Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'na tabi olduğunu, bölgede büyüklükleri 5.000 m² ile 70.000 m² arasında değişen toplam 141 adet sanayi parseli planlanlandığını, 1996 ve 2005 yıllarında ilave imar planı yapılarak parsel sayısının 184'e ulaştığını, davacı müdürlüğün tüm alt ve üst yapı hizmetlerini baştan sona tesis ederek hizmet verdiğini, nitekim sisteme dahil olan davacı ve diğer şirketler bu hususu (m2 başına 4 USD) içeren 15.09.2017 tarihli yazıyı davalıya bildirdiğini, müvekkilinin, davacının 15.09.2017 tarihli dilekçesinde sözünü ettiği m2 başına 4 USD aidat talepli dilekçesine karşı 13.10.2017 tarihinde cevap verdiği ve alt yapı katılım bedeli ile ilgili belirlemeye karşı herhangi bir itiraz ya da olumsuz cevap da vermediğini, sonuç olarak OSB'nin alt ve üst yapı hizmetlerinden ilk baştan itibaren tümünden yararlanan işletmeler ile inkişaf sahası kapsamında, mevcut alt ve üst yapısı ile dahil olan işletmelerin aynı miktarda aidat ödemesinin beklenemeyeceğini, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirketin OSB'ye katıldığı durum ve şartlara göre m2'si 4 USD'yi geçmeyen bir aidattan sorumlu olabileceğini, bu tutarı aşan bir aidatın ise eşitliğe ve hakkaniyete aykırı olacağının tespit olunabileceğini, müvekkili şirketin işletmesinin Ankara asfaltına sıfır, alt ve üst yapısının kurulu olması nedeni ile m2 başına 4 USD aidat şartı ile bölgeye dahilinden sonra, kuruluştan itibaren tüm alt ve üst yapı hizmetlerini davacının temin ettiği firmalar ile aynı miktarda aidat talep edilmesi üzerine davacıya Denizli 3. Noterliği'nin 03.09.2021 tarih ve ....nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, mezkur ihtarnamede müvekkili şirketin OSB ye katılım şartlarında birinin mevcut konum, alt ve üst yapı durumuna göre m2 başına 4 USD katılım payı olduğu ve bu tutarın üyeliğin gerçekleşmesinden sonra 24 taksitte ödenmesi olduğu, üyeliğin tesciline kadar dilekçedeki şatlara uygun hareket edilmesine rağmen son olarak katılım bedelinin m2 4 USD yerine 7 USD olarak bildirimde bulunulmasının doğru olmadığı ifade edilerek düzeltilmesinin istenildiğini, nitekim müvekkilinin muaccel olan katılım bedellerini de girişte müvekkili şirketin konum ve koşularına göre olması gereken 4 USD üzerinden yapmaya başladığını, bu nedenle davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin haklı itirazı üzerine duran icra takibi üzerine işbu itirazın iptali davasının açılmasının da aynı gerekçe ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderlerinin davacıya yüklemesini, %20 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "...davalı şirketin sahibi olduğu taşınmaza yönelik olarak Denizli Organize Sanayi Bölgesinin üyesi olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ödemesi gereken alt yapı katılım bedelinin m2 başına ne kadar olacağı ve buna binaen davalının davacıya borcu olup olmadığı ile ilgili olduğu, davacı taraf alt yapı katılım bedelinin Denizli OSB Müdürlüğü'nün █████/2017 tarihli .... sayılı yönetim kurulu kararı ile bölge inkişaf alanında yer alan taşınmazların Denizli Organize Sanayi Bölgesine katılması nedeni ile alt yapı maliyetleri olarak daha önce belirlenen 7 USD/m2'nin OSB'ye dahil olacak firmalardan tahsil edilmesine karar verildiğinden bahisle alt yapı katılım bedelinin 7 USD/m2 olarak hesap edilmesi gerektiğini iddia etmekte iken davalının davalı şirketin OSB genişleme bölgesine dahil olmak için davacıya yazılı olarak ilettiği şartların kabul edilip yürürlüğe sokulduğunun sabit olup zımni ve örtülü olarak şartların kabul edilip yürürlüğe konmasından sonra davacının alt yapı katılım bedeline yönelik konuşulan ve genişleme bölgesine giriş şartlarından birisi olarak davacıya bildirilen 4 USD/m2'ye ilişkin şartın dikkate alınmamasının düşünülemeyeceğini, bu hususunun dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalının OSB ye katılma şartı olarak ileri sürdüğü alt yapı katılım bedeli olan 4 USD'nin davacı tarafından baz alınan kur karşılığı baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini savunduğu, davalı tarafın henüz OSB içine dahil olmadan █████/2015 tarihli başvurusu ile Denizli OSB hizmetlerinden faydalanmak için davacıya başvuruda bulunduğu, başvurusunda taşınmazının Denizli OSB sınırları içerisine alınmasını ve ilgili OSB yönetim kurulu kararları, genel kurul kararları ile 4562 Sayılı OSB kanunu ve OSB uygulama yönetmeliğinin tüm hükümlerine kayıtsız şartsız uymayı kabul ettiklerini beyan ettiği, bu kapsamda davacı OSB'nin davalının da içinde bulunduğu alanda yer alan firmalara OSB sınırları içine dahil edilmeden önce hizmet vermeye başladığı, davalının başvurusundan yaklaşık olarak 2 yıl sonra █████/2017 tarihinde davalı tarafından davacıya gönderilen yazıda OSB katılımına ilişkin taleplerini bildirdiği ve yazıda "...konuşulduğu üzere m2 başına alınacak olan 4 USD'nin üyeliğimiz gerçekleştikten sonra 24 taksit halinde ödenmesi..." hususunu belirttiği, bu hususta alt yapı katılım bedelinin taraflar arasında 4 USD olarak belirlendiği yönünde dosyada davacı tarafça düzenlenmiş bir belge ya da alınmış bir karar bulunmadığı; fakat Denizli OSB Müdürlüğünün █████/2017 tarihli .... sayılı yönetim kurulu kararı ile bölge inkişaf alanında yer alan taşınmazların ....Belediyesi Sanayi alanı içerisinde yer almalarına rağmen belediye tarafından herhangi bir alt yapı hizmeti verilmediği, bu nedenle firmalara ait parsellerin Denizli Organize Sanayi Bölgesine katılması nedeni ile alt yapı maliyetleri olarak daha önce belirlenen 7 USD/m2'nin OSB'ye dahil olacak firmalardan tahsil edilmesine karar verildiği, █████/2020 tarihinde Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığının kararı ile davalının içinde bulunduğu 69 hektarlık alanın Denizli OSB Müdürlüğüne dahil edilmesine karar verildiği, davalı şirketin OSB ye dahil olmakla 4562 Sayılı OSB Kanunu gereği OSB'nin sağladığı alt yapı hizmetlerini kullanmak zorunda olup bu hizmetler karşılığında alt yapı katılım bedeli ödemesi gerektiği, davacı OSB tarafından alt yapı katılım bedelinin █████/2017 tarihli .... sayılı yönetim kurulu kararı ile 7 USD/m2 olarak belirlendiği, davalının alt yapı katılım bedeli için ödemeyi talep ettiği 4 USD/m2'ye dair yasal bir dayanağın dosya kapsamında bulunmadığı, alt yapı katılım bedelinin davalıdan 4 USD/m2 olarak alınacağı yönünde davacı tarafça alınmış bir karar olmadığı, davalının alt yapı katılım bedelinin 4 USD/m2 olması yönündeki yazısının davacı tarafça bu yönde alınmış bir karar olmadığından ancak bir icap olarak kabul edilebileceği, bu kapsamda davacı tarafça 7 USD/m2 olarak belirlenen alt yapı katılım bedelinin taraflar arasında uygulanması gerektiği ve bu bedel dikkate alınarak yapılan hesap doğrultusunda hazırlanan SMMM bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
kararın, davanın kabulüne yönelik kısmını kabul etmekle birlikte, icra inkar tazminatının reddine yönelik hükmü istinaf ettiklerini, müvekkilinin davalıdan olan Alt Yapı Katılım Bedeli, OSB Genel Kurulu ve OSB Yönetim Kurulu tarafından yapılan/yapılacak giderler doğrultusunda hesaplanan ve diğer tüm üyelerden tahsil ettikleri tutarda talep edildiğini, dosyaya sundukları DOSBM Genel Kurul, DOSBM Yönetim Kurulu kararları, yapılan bütçe ve davalıya yapılan ödeme bildirimleri ile SMMM raporu ve keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, ancak, icra inkar tazminatına hükmetmeme gerekçesi olarak; likid bir alacak olmamasının gösterildiğini, alt yapı katılım bedelinin sanayiciye ait taşınmazın m2 miktarı ile birim bedel üzerinden hesaplandığını, davalı tarafa, 25.08.2021 tarihli, ████████ sayılı yazı ile ödeme tablosunda yer alan, 22.738 m2 x 7 USD= 159.166 USD (1 USD=7,1428 Kr) karşılığı 1.136.890,90-TL tutarın %25’inin 15.09.2021 tarihine kadar peşin, kalanının ise 48 eşit taksitte ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, davalı tarafın bu yazıya karşılık Denizli 3. Noterliği’nin 03.09.2021 tarih, ....Yevmiye Nolu ihtarnamesini gönderdiğini, davalı tarafa son olarak, 19.11.2021 tarih, █████████ sayılı yazıları gönderilerek, peşinat ve taksitlerden bakiye alacak tutarları da belirtilmek suretiyle yazının tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde ödeme yapmaları aksi halde yasal işleme başlanılacağının tekrar ihtar edildiğini, davalı tarafın süresinde bakiye tutarları ödemediğinden hakkında Denizli 9. İcra Müdürlüğü’nün ....Esas sayılı dosyası ile başlattıklarını, davalıdan istenilen alt yapı katılım bedeli ve miktarını hesaplama şekli tamamen Organize Sanayi Bölgesi Kanunu ve Yönetmelikleri ile yasal mevzuata uygun olduğunu, hesaplanabilecek tutarlar olduklarını, davalıya ne kadar miktar talep edildiği ve hesaplama şekline dair defalarca yazı gönderildiğini, buna rağmen, kendi kabul ettikleri 4 USD/m2 üzerinden ödeme yapmakta ısrar ettiklerini beyanla icra inkar tazminatının reddine yönelik hükmü istinaf ettiklerini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ile davalı .... Tekstil San. ve Tic. A. Ş. arasındaki uyuşmazlığın "taşınmazı ve mevcut tesisi" genişleyen bölgede yer alan ve OSB'ye dahil/üye olan "davalıdan alınacak alt yapı katılım bedelinin miktarı"nda toplandığını, normal şatlarda OSB alanlarının ilk olarak kamulaştırma kapsamında oluşturulduğunu, davacı OSB'nin de ilk kuruluşunun bu kapsamda olduğunu, ancak genişleme alanı kamulaştırma işlemi ile değil genişleme bölgesindeki sanayici ve taşınmaz sahiplerinin onayı/kabulü ile gerçekleştiğini, nitekim genişleme sahasındaki tüm parsellerin yine önceki malikler adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu hususta Honaz Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılıp davaya konu parselin tedavüllü tapu kayıtlarının celbi istenmiş iken İlk Derece Mahkemesinin eksik incelemeye neden olarak bu delili celp etmediğini, bu durumda genişleme bölgesine dahil edilmek istenen sanayici ve boş taşınmaz maliklerinin her birinden ayrı ayrı OSB genişleme sahasına dahil olmaları için onay alındığını, o ana kadar hiçbir yatırım yapmamış boş parsel maliklerinin ise taşınmazlarına aşırı değer katacak olan bu genişlemeye hemen muvafakat verdiklerini, bu noktada davalı müvekkilinin genişleme bölgesindeki taşınmazların eşit ve aynı özelliklere sahip olmadığını, bölgedeki grup şirketlerinin tümünün zaten yıllardır tüm alt yapısını kendi imkanları ile oluşturarak faaliyette olduklarını, ne var ki genişleme bölgsinde tarla ya da arsa vasıflı boş taşınmazlar olduğunu, bu tür yerlerle bu yatırımları daha evvel kendisi gerçekleştirmiş sanayicilerin aynı koşullara tabi olmaması gerektiği hususunda OSB yetkilileri ile sanayiciler arasında ön görüşmeler yapılmaya başlandığını, bu kapsamda OSB yetkisi ....'ın sanayicilerle görüştüğünü ve faaliyetine aktif olarak devam ederken genişlemeye dahil olacak sanayicilerin haklı olduğunu, bu nedenle hiçbir alt yapı yatırımı yapmayan ve bölgeye dahil olarak taşınmaz değerleri katlanarak değerlenen üyelerle aralarındaki eşitsizliğin giderilmesi için diğer katılım şartları anında alt yapı katılım bedelinin daha düşük belirlenmesinin uygun olacağını ve ödeme kolaylığı sağlanacağını ifade ettiğini, alt yapısını daha evvel kendisi kuran şirketlerin organize sanayinin genişlemesine katılmasını ve bu şartla bağlamasını kabul ettiğini, müdürlüğe katılım şartlarını yazılı olarak sunmalarının istendiğini, müvekkili şirket ve grup şirketlerinin de OSB'ye 15.09.2017 tarihinde yazılı olarak OSB'ye katılım şartlarını tek tek saydıklarını, bu şartlar dahilinde ve talepleri dikkate alınarak OSB'ye katılımlarının sağlanması şartlarını bildirdiklerini, davalı şirketin OSB genişleme bölgesine dahil olmak için davacıya yazılı olarak ilettiği şartların kabul edilip yürürlüğe sokulduğunun sabit olduğunu, zımni ve örtülü olarak şartların kabul edilip yürürlüğe konmasından sonra davacının alt yapı katılım bedeline yönelik konuşulan ve genişleme bölgesine giriş şartlarında birisi olarak davacıya bildirilen bu şartın dikkate alınmamasının düşünülemeyeceğini, davacı taşınmazının alelade bir yer olmadığını, aynı zamanda kamusal niteliğine de haiz olduğunu, davalının OSB genişleme bölgesine hangi şartlar dairesinde katılmak istediğine dair başvurusunu işleme alıp tüm başvuru şartlarını kabul edip işleme aldıktan sonra "bir tanesini kabul etmiyoruz" demesinin başta TMK'nın 2. maddesinde ifade edilen dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu, aynı zamanda kamu görevi ifa etmekte olan yetkililerin yalan beyanda bulundukları anlamına geleceğini, davacı OSB'nin genişleme bölgesindeki bazı taşınmazların tüm alt yapılarının daha evvel kendilerinin oluşturup aktif olarak faaliyette olması, bazı taşınmazların ise boş olup hiçbir alt yapı yatırımı yapmamış olması ve özellikle boş taşınmazları OSB genişleme bölgesine dahil olarak ciddi oranda değer kazanmış olması gibi hususları da nazara alarak aralarındaki eşitsizliği de gidermek için davalı ve grup şirketlerinde OSB genişleme bölgesine dahil olmakla şartlarını önce karşılıklı görüşerek mutabakata vardıklarını, daha sonra bu şartları davacıya bildirmelerini istediklerini, davalı müvekkili ve grup şirketlerinin de buna uygun hareket ettiğini ve dahil olma koşullarını davacıya bildirildiğini, bunun üzerine davalı ve grup şirketlerinin de içinde bulunduğu bölgenin OSB genişleme bölgesi dahiline ilişkin prosedürler yürütüldüğünü, hal böyle iken başvuru kabul edilip diğer tüm şatlar da uygulanıp salt alt yapı katılım bedeline ilişkin şartın kabul edilmemesinin düşünülemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davacının davalı müvekkili şirket ve grup şirketlerden m2 başına 7 USD alt yapı katılım bedeli istemesinde hukuki isabet olmadığını, davalının OSB'ye katılma şartı olarak ileri sürdüğü alt yapı katılım bedeli olan 4 USD'nin davacı tarafından baz alınan kur karşılığı hesaplama yapılması gerektiği son derece açıkken yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, yapılan keşif ve inşaat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun da davalı ve grup şirketlerinin OSB'ye katılmadan evvel mevcut olduğunun gözlemlendiğini, bu durumda salt keşfin uyuşmazlık konusunu tek başına çözmeyeceğinin de ortaya çıktığını, uyuşmazlığın sanayi ve ticari alanda uzmanlık isteyen hukukçu bir bilirkişi tarafından değerlendirilmeye muhtaç olduğunu, hal böyle iken davalının davacı OSB'ye katılım şartlarını değerlendirmek üzere aralarında sanayi, ticaret ve OSB alanında uzman hukukçu bilirkişinin/öğretim üyesinin de bulunuğu bir heyetten rapor alınmak sureti ile dosyanın aydınlığa kavuşturulması ve tarafların iddia ve taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği hususlarını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Öncelikle eldeki uyuşmazlıkta, OSB'lerin tacir olup olmadığı ve taraf olduğu davaların ticari dava kabul edilip edilmeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gereklidir.
4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı).
6102 sayılı TTK’nın █████/2012 tarih ve 6335 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında da re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da; taraflar arasındaki ihtilafın altyapı katılım bedelinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince görevli olmaması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Buna göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, tarafların istinaf başvurusunun görev dava şartı ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulü ile 353/1-a-3. maddesi gereği görevsiz mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve Dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli Denizli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve davalı vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve .... Esas - ....Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3-Kararı veren Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
4-HMK'nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli Nöbetçi Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA,
5-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına,
6-Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
7-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından taraf vekillerinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
8-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacı ve davalıya iadesine,
9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!