Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, sahtecilik iddiaları ve aslı bulunamayan çek nedeniyle imza incelemesi yapılamayarak senedin hükümsüzlüğüne karar verilen menfi tespit davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin, aleyhindeki icra takibine konu çekteki imza ve kaşenin sahte olduğunu iddia ederek borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi, imza incelemesi için esas teşkil edecek çek aslının ibraz edilememesi nedeniyle senedin hükümsüzlüğünü kabul etmiş, ancak davalının kötü niyeti tespit edilemezken savcılıkça aynı çekle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : ████████ (ESASTAN RET)
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
ESAS-KARAR NO : ████████ E - ███████ K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket aleyhine davalı ... tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas (yeni numara: Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve söz konusu takibin davacı şirkete ait gayrimenkul üzerinde haciz bulunduğunun anlaşılması ile öğrenildiğini, icra takip dosyasında davac şirket adına usulüne uygun yapılan bir tebligatın bulunmadığını, icra takibine konu çek üzerinde mevcut imzanın ve kaşenin müvekkil şirkete ait olmadığını, davacı şirket ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki yaşanmadığını, çekin keşidecisi olarak görünen diğer davalı ...'nun çekin sahte olarak düzenlendiğini şikayet üzerine başlatılan soruşturma sırasında Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ Soruşturma sayılı dosyasında beyan ettiğini, müvekkil şirketin imza sirküleri ile çekin arka yüzünde yer alan imzaların birbiri ile benzerlik göstermediğini, davacı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve takibin iptaline, ayrıca davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, icra dosyasında ödeme emrinin dava dilekçesinde yer alan adrese gönderildiğini, müvekkilin avukat olduğunu, çek cirantalarından olan davalı ...'ın davalının yanında bir süre avukat olarak görev yaptığını, bu süre zarfında müvekkilden borç para aldığını ve borç karşılığı dava konusu çeki verdiğini, davalının diğer cirantaları ve çeki keşide eden kişiyi tanımadığını, çekin vadesi geldiğinde müvekkilin çeki bankaya ibraz ettiğini, ancak bankaca "karşılığı yoktur" kaşesi basıldığını, banka tarafından yapılan inceleme esnasında çekin sahte olup olmadığı hususunda davalıya herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkilin söz konusu çekin sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, davalının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinin Ankara Barosu'na kayıtlı avukat olduğunu, davalı ...'ın kendisine borcunun bulunduğunu ve bu borç karşılığında icra takibine konu çeki verdiğini, kendisinin de borcuna karşılık davalı ...'ya çeki ciro ettiğini, çeki keşide eden kişiyi tanımadığını, çekin sahte olduğunu bilme ve anlama ihtimalinin bulunmadığını, çekin karşılıksız çıkmasından sonra davalı ... tarafından icra takibi başlatıldığını, kendisinin iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... adına usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmış olup, tebligat parçasının █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak ismi geçenin süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
Davalı ... adına usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmış olup, tebligat parçasının █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ancak ismi geçenin süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacı şirketin senetteki imzanın ve kaşenin sahte olduğunu ileri sürdüğü, bu kapsamda imza incelemesi yapılması amacıyla senet aslının dosya arasına alınması için gerekli araştırmaların yapıldığı, ilgili yerlere müzekkere yazıldığı, ancak imza incelenemesine esas senet aslının ibraz edilemediği, dolayısıyla senedin hükümsüzlüğü iddiasına ilişkin imza incelemesinin gerçekleştirilemediği ve senedin bulunamadığının anlaşılması karşısında senedin hükümsüzlüğünün kabulünün gerektiği, bunun yanı sıra Ankara C. Başsavcılığı'nın █████/2021 Tarih ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı dosyası ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, diğer yandan başlatılan icra takibinde davalı yanın kötü niyetinin tespit edilemediği ve kötü niyete ilişkin yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama sırasında çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine/temsilcisine ait olup olmadığının tespiti amacıyla imza incelemesi yapılmasına karar verildiğini, ancak çek aslının temin edilememesi nedeniyle imza incelemesinin gerçekleştirilemediğini, dolayısıyla davacı şirketin çekteki imzanın ve kaşenin şirket yetkilisine/temsilcisine ait bulunmadığı yönündeki iddialarını ispat edemediğini, müvekkil hakkında Ankara C. Başsavcılığı'nın ███████████ sayılı dosyasında başlatılan soruşturma neticesinde █████/2021 Tarih ve ██████████ Karar sayılı kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, bu kapsamda davalının herhangi bir hukuka aykırı eyleminin bulunmadığının tespit edildiğini, söz konusu tespit karşısında mahkemenin kabule yönelik gerekçesinin yerinde olmadığını, dava konusu çekin müvekkile, diğer davalı ciranta ...'dan ciro yolu ile geçtiğini, ismi geçen davalı ...'ın bu çeki ne şekilde ele geçirdiğini davalının bilme şansının bulunmadığını, ayrıca müvekkilin keşideciyi ve diğer cirantaları tanımadığını, çekin vadesi geldiğinde müvekkilin çeki bankaya ibraz ettiğini, ancak bankaca çekin üzerine "karşılığı yoktur" kaşesi basıldığını, banka tarafından yapılan inceleme esnasında çekin sahte olup olmadığı hususunda davalıya herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkilin söz konusu çekin sahte olduğunu anlamasının mümkün olmadığını, davalının iyiniyetli son hamil konumunda bulunduğunu, davalı ...'nun █████/2015 tarihli beyanında borcu ödemeye çalışacağını ifade ettiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu █████/2014 düzenleme tarihli, 29.500,00 TL bedelli çek nedeniyle, davalı alacaklı ... tarafından █████/2014 tarihinde Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas (yeni numara: Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas) sayılı takip dosyası ile 29.500,00 TL asıl alacak, 47,48 TL işlemiş faiz, 2.950,00 TL karşılıksız çek tazminatı ve 88,50 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 32.585,98 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle çek aslının temini yönünde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.015,14 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 503,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.511,35 TL harcın istinaf eden davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!