Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, bonolarda düzenleme yeri eksikliği sebebiyle kambiyo vasfı taşımadığına ilişkin kararı.
Özet: Davacı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ve arsa üzerindeki takyidatların kaldırılması amacıyla bir müteahhitten alınan borç karşılığında verildiği iddia edilen bonolar nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itirazla, müteahhidin gerçek bonoları alıkoyarak sahtelerini verdiği gerekçesiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti talep etmiş; ancak mahkeme, ibraz edilen bonoların Türk Ticaret Kanununda belirtilen düzenleme yeri unsuru eksikliği nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığını ve bu sebeple sadece yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu belirlemiştir.

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████

T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2015
KARAR TARİHİ : █████/2018
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İSTEM : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Noterliğince düzenlenen ... yevmiye numaralı █████/2010 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden davalının yeğeni olan ...' a, adına kayıtlı arsasını teslim ettiğini, taşınmaz kaydındaki bazı haciz ve şerhlerin temizlenmesi için müvekkilinin, müteahhit ...' tan borç paralar aldığını ve karşılığında iş bu davanın konusu bonoları verdiğini, inşaat yapımında aksamalar olunca müteahhitin müvekkiline kalan dört daireyi kaba inşaat halinde bıraktığını, satışın yaptığı halde tapusunu veremediği dört dairenin de ortada kaldığını, tarafların müteahhit yedindeki bonoları iade etmesi karşılığında müvekkiline kalan kaba inşaat halindeki daireleri tamamlaması ve mütahhitin de satışını yapıp tapusuun veremediği dairelerin tapusunun devri konusunda anlaştıklarını, ancak davalının sözüne sadık kalmadığını, kendisindeki satış yetkisine istinaden veremediği tapular için alıcılara tapu sicil müdürlüğünde devir işlemi yaparken, müvekkilinin azilnamesi ile deviri temin edemediğini, aciz kalan müteahhitin müvekkili ile görüştüğünü ve onu ikna ederek yedindeki bonoların iadesi karşılığında devir işlemini temin için yeniden anlaştığını, ancak müteahhitin müvekkilinin yazısına ve imzasına çok benzeyen başka bonoları düzenleyerek tapu devir sırasında müvekkiline sahte bonoları verdiğini, bu durumda gerçek bonoların müteahhit ... yedinde kaldığını, iş bu bonalar nedeniyle müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin bu bonalardan dolayı başlatılan takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
DELİLLER :
1-Samsun Kapatılan 4. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, █████/2014 tarihinde kambiyo senetleri dayanak gösterilerek 104.952,50 TL asıl alacak ve 6.892,64 TL işlemiş faiz ve komisyonlar olmak üzere toplam 111.945,14 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
2.Gelir İdaresi Başkanlığı 19 Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2018 tarih 67141 sayılı yazı cevabı incelendiğinde; Dairelerine ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı mükellef ...' ün sicil ve dosya kayıtlarının tetkikinde yapmakta bulunduğu ticari faaliyetini █████/2009 tarihinde terk ettiğinin belirtildiği görülmüştür.
3.Gelir İdaresi Başkanlığı 19 Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2018 tarih 69035 sayılı yazı cevabı incelendiğinde; davalı ... hakkında yapılan tetkik neticesinde yazı tarihi itibariyle ilgilinin mükellefiyet kaydının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
4.Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2018 tarih 8485 sayılı yazı cevabı incelendiğinde; davacı ... ile Davalı ... ' ın ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE:
Mahkememiz önünde görülmekte olan dava hukuki niteliği itibariyle davacınan davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile müvekkilinin, Samsun 4. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasında takibe dayanak gösterilen bonolar nedeniyle davalıya altın ve para olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce bonolar üzerinde yapılan incelemede alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, bonolarda düzenleme yerinin bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 776/1-f maddesi gereğince kambiyo vasfını taşımadığı, bu sebeple yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce görev yönünden yapılan değerlendirme
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 778/I-ı. maddesi poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763.madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır.
Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğu sabittir.
Dava, kambiyo vasfı niteliğinde olmayan bonolara ilişkin olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır.
19 Mayıs Vergi Dairesi, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazılar incelendiğinde, hem davacı hem de davalının tacir olmadıkları tespit edilmiştir.
Taraflar tacir olmadıkları gibi somut olayda davaya konu senetlerin kambiyo vasfına sahip olmadıkları bundan ötürü eldeki davanın Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardanda olmadığı sabittir. Bu durumda mahkememiz önünde görülmekte olan davaya bakmaya Ticaret mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev kuralları yetki kurallarından da önce uygulanır.( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi █████/2018 tarih ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı, davanın niteliği, Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, mahkememiz önünde görülmekte olan davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin eldeki davaya bakmakta görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114(1)-c), 115/(2), 138(1) maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmakta görevli mahkemenin Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
5-Mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş olduğundan 6100 sayılı yasanın 331/2 hükmü gereğince davaya başka bir mahkeme tarafından bakılması halinde yargılama harç ve giderlerinin söz konusu mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, mahkememiz kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama harç ve giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair;davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe veya zabıt katibine sözlü beyanın tutanağa bağlanması suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2018
Katip ...
Hakim ...
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!