Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi kaynaklı teslimat gecikmesi kira tazminatı talebi ve mücbir sebep itirazlarının değerlendirildiği istinaf davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafından vadesinde teslim edilmeyen iki ön ödemeli konutun sözleşmeden kaynaklanan kira tazminatının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebini ele almaktadır; davacı, sözleşme gereği her bir konut için aylık 500 TL gecikme tazminatı ödenmesi gerektiğini iddia ederek toplam 22.000 TL alacağını talep ederken, davalı ise sözleşmedeki 180 günlük tazminatsız ek teslim süresi ile 120 günlük teslim süreci hükümleri ve COVID-19 pandemisinin mücbir sebep teşkil etmesi nedeniyle inşaatın ve malzeme tedarikinin geciktiğini, bu nedenle gecikmeden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2022
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında yapılan Antalya 11.Noterliği’nin █████/2018 tarihli ve
... yevmiye numaralı ve Antalya 11.Noterliği’nin █████/2018 tarihli ...yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmeleri
uyarınca ... Mahallesi ... ada, .... parselde ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm
ve .. Blok ... numaralı bağımsız bölümlerin davalı tarafından 31.12.2019 tarihinde
müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını,
her ne kadar bu sözleşmeler yapılmış olsa da davalı tarafında sözleşmenin gereklerini
yerine getirmediğini, açılış tarihi itibariyle halen taşınmazların teslimatının
gerçekleşmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin 4.maddesinin 7.fıkrası
uyarınca satıcının bağımsız bölümün tesliminin gecikmesi halinde her ay için alıcıya
500,00 TL kira tazminatı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını,
davalı Tarafından taşınmazların teslim edilmediği gibi iş bu kira tazminatlarının da
hiçbir şekilde ödenmediğini, sözleşmelerin 4.maddesinin 7.fıkrası uyarınca 2020
yılının 12 ayı ve 2021 yılının ilk 10 ayı için her konut için ay başına 500,00 TL,
toplamda iki konut için 22.000,00 TL kira tazminatı bedelinin ödenmesi gerektiğini,
işbu kira tazminatlarının tahsil edilememesi üzerine Antalya 11.Noterliği aracılığıyla
... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini,
ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine Antalya Genel İcra Dairesi nezdinde
... esas sayılı numarası ile 22.348,95 TL değerinde icra takibi başlatıldığını,
işbu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla, davalının
yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin
karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mün’akid sözleşme ile belirlenen şartlar bağlamında bağımsız
bölümlerin tesliminin davacı adına gerçekleştireceği ile birlikte, belirtilen sebeplerle
teslimde gecikme olmadığını, zira sözleşmenin 4.7.sayılı maddesinde söz konusu
bağımsız bölümün tesliminin satıcı müvekkili tarafından tüm mücbir sebep halleri
istisna olmak kaydıyla 180 gün bağımsız tazminatsız olarak ertelenebileceğinin
kararlaştırıldığını,
işbu hükme göre mücbir sebep olmasa dahi teslim süresinde 180 gün kadar erteleme
yapılabileceğinin belirtildiğini, davacı yan ile müvekkili şirket arasındaki ortak kabul
gereği teslim başlangıç tarihinin tazminatsız olarak ve hiçbir şart ile sürülmeksizin 180
gün daha ertelenebileceğini, bu bağlamda davacının her ihtimalde 26.06.2020 tarihine
kadar kira tazminatı ya da teslim talep etme hakkı bulunmadığının tartışmasız
olduğunu,
bununla birlikte yine bağımsız bölümün bulunduğu parselde büyüklüğü ve bağımsız
bölüm sayısı göz önüne alındığını, bağımsız bölümlerin teslimlerine başlandığında
dahi kısa sürede teslim işlemlerinin göz önüne alındığını ve teslimin yapılması için
120 gün gerekebileceğinin değerlendirildiğini, bu bağlamda davacının her ihtimalde
█████/2020 tarihine kadar kira tazminatı ya da teslim talep etme hakkının
bulunmadığını, işbu uygulamaya sözleşmenin 4.4.maddesinde değinildiğini,
sözleşme ile belirlenen bu sürelerin ve 2020 Mart ayı ile birlikte ortaya çıkan Covid-
19 pandemisi ve mücbir sebep olarak hesaba katılmaksızın istemde bulunulmasının
taraflar arasında mün’akid sözleşmeye ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve kabulünün
mümkün olmadığını, dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid-19 bulaşıcı hastalık
sebebiyle Mart 2020 itibarı ile hayatın akışının değiştiğini,
Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Pandemi” olarak ilan edilen süreçte sokağa çıkma
yasağı kısıtlamaları dâhil bulaş riskinin azaltılması amacı ile İdare tarafından birçok
tedbir alındığını, bu tedbirler kapsamında şantiyede kalan ve gerek çalışma gerekse de
barınma alanında bir arada olan işçilerin sağlığının ön plana alındığını ve metrekare
başına düşen işçi sayısında dahi kısıtlamalar getirilerek işçi kapasitesinin
düşürüldüğünü,
idarece ilan edilen sokağa çıkma yasakları ile müvekkili şirketin şantiyede iş görme
hızının ciddi ölçüde düştüğünü, toplamda 96 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini,
bu yasakların pratikte en az 2 katı süre şantiye işlerinin durma noktasına ulaşmasına
sebep olduğunu,
inşaat yapım malzemelerinin tedarikinde sıkıntılar yaşandığını, Çin’den ithal edilen
ürünlerin geciktiğini, tüm sektörler gibi inşaat sektörünün de tıkanma noktasına
geldiğini, tedarik ve personel hususlarında oluşan durumlar karşısında müvekkili
şirketin kusura olmaksızın gecikmelerin meydana gelmişse de bu sürelerin inşaat
süresine eklenmesi gerektiğini,
müvekkilinin etki alanı dışında gelişen salgının taraflarca öngörülemeyecek mücbir
sebepler arasında olması gereği, müvekkili şirketin bu sürede teslim ve dolayısıyla
kira tazminatı ödeme mükellefiyetinin bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, kaldı
ki taraflar arasında belirlene ‘kira tazminatı’nın bir tazminat şekli olduğunu,
taraflardan birisinin aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için aleyhine hüküm edilen
tarafın kusurlu olması gerektiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile
vekâlet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Sunulan sözleşme, ihtarname, dilekçe kapsamı ve bilirkişi raporu nazara alınarak sözleşmenin 4. Maddesinin 7. Fıkrasına dayalı talebin 4.1.maddede yer alan 120 günlük süre ve 4.7. Maddede yer alan 180 günlük süre nazara alındığında davacının 26.10.2020 tarihi itibari ile teslim borcunun muaccel olması gerektiği, ancak 24.03.2020 tarihli ....(mükerrer) sayılı resmi gazetede yayınlanan 2280 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ekinin 3. Maddesi uyarınca bina ve inşaat hizmetleri alanında faaliyette bulunan mükelleflerin 01.04.2020 - 30.06.2020 tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabulü gerektiği, bu 90 günlük sürenin teslim tarihine eklenmesiyle muacceliyet ve temerrüt tarihinin 24.01.2020 tarihi olacağı, takip tarihine kadar 9 aylık süre içerisinde her ay için 500,00 TL gecikme tazminatı öngörüldüğünden davacının daire başına 4.500,00 toplamda 9.000,00 TL cezai şart alacağı olduğu ve davalıya yaptığı ihtar masrafının (348,95 TL) da davalıdan tahsil edilebileceği vicdani kanaatine varılmakla.." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli araştırma ve incelemeden yoksun bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, sözleşmelerin tüm uzatım sürelerinin birbirine eklenerek hesap yapılmasının doğru olmadığını, covid nedeniyle eklenen sürenin yanlış hesaplandığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ifa imkansızlığı bulunan tüm günlerin süreye eklenmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirkete atfedilecek bir kusurun olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan, sözleşme hükümleri ve Covid dönemi göz önüne alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bulunmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan toplam 179,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgililerine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!