İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Satıştan Kaynaklanan E-fatura ve Cari Hesap Alacağına İlişkin İcra Takibine İtirazın İptali Davası Özeti.
Özet: Ticari satımdan ve cari hesaptan kaynaklanan 42.401,48 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, bilirkişi incelemesi sonucunda davacı firmanın yasal defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalıya kesilen e-faturalara süresinde itiraz edilmediği ve elektronik ortamda tebliğ edilmiş sayıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve davacının davalıdan olan alacağının doğruluğu tespit edilirken, davalı tarafın iddialarını destekleyici delil sunmadığı ve itirazının haksız olduğu yönünde bulgulara yer verilmiştir.

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin, davalı şirketten olan 04.07.2024 tarihli 125.251,36-TL bedelli e-faturadan ve cari hesaptan kaynaklanan 42.401,48 TL bakiye alacağının tahsili amacıyla davalıya karşı.... İca Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile haciz yoluyla ilamsız takip başlatılarak örnek no:7 ödeme emri gönderildiğini, takip borçlusu davalı tarafından ödeme emrine karşı süresinde itiraz edilerek takip durmuşsa da ileri sürülen itiraz sebepleri yerinde olmadığını, itirazının iptali ile duran takibin devamına, haksız ve kötüniyetli davalı yan aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... San. ve Tic. A.Ş.'nin davacı şirkete hiçbir şekilde borcu bulunmamakta olup, tıpkı yapılan icra takibi gibi mahkeme huzurunda açılan işbu dava da hukuka aykırı olup, reddi gerektiğini, zira davacının takibine dayanak olarak gösterdiği cari hesap tablosu tek başına müvekkilimin davacı şirkete borcu olduğunu ispatlamadığını, ispat yükü kendisinde olan davacı, alacağı olduğunu kesin delillerle ispatlayamadığını, ayrıca kesinlikle alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte huzurdaki davada zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmesi sebebiyle de dava hukuka aykırı hale gelmekle davanın reddini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 42.401,48-TL asıl alacak borcun ödenmesi amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 12.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 07.11.2024 tarihinde borca itiraz ettiği görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişinin 15.05.2026 tarihli raporunda özetle; Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafından davalı adına e-fatura düzenlendiği davacı tarafından kesilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediği, faturaların elektronik ortamda davalıya ulaştığı, faturaların davalıya tebliğ edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, alacak konusu faturaların davacı tarafından ticari defterlere işlendiği, davacının yasal defter kayıtlarını yansıtan cari hesap ekstresinden de taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça kesilen faturalar karşılığında davalının ödeme yaptığı, tarafların bildirimlerin birbirini doğruladığı, dava dosyasında mevcut alacak konusu faturaların GİB tarafından davacı ve davalı şirkete ait Ba-Bs Formlarında bildirildiği, davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihi 07.11.2024 ve dava tarihi 30.04.2025 itibariyle davacının davalıdan 42.401,48 TL alacaklı olduğu, aynı ticari ilişkisi kapsamında davalının takas mahsup define konu edebileceği karşılık alacağının bulunmadığı, davacı ve davalı tarafın icra inkâr tazminatına ilişkin taleplerinin değerlendirilmesi ve takdirinin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.
DELİLLER:
1-.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası
2-Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, e-fatura
3-Bilirkişi raporu
4-Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu borç bakiyesi bulunduğu iddiasıyla davacının alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında davalı aleyhine ica takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafın hazır bulunmadığı gibi mazeret de bildirmediği, bu nedenle bilirkişi incelemesinin sadece davacı defterleri üzerinde yapıldığı, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere, davacının alacağına dayanak olan faturanın davalıya elektronik ortamda tebliğ edildiği, faturaya itiraz edilmediği, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davacı alacağının ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne,
İcra inkâr tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; takip konusu alacak belirli, hesaplanabilir ve likit nitelikte olup dava konusunun fatura ve cari hesap kayıtlarına dayandığı, davalının borca yönelik itirazının haksız olduğu sabit olduğundan, İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si olan 8.480,29-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, bu husus hükümde sehven reddine şeklinde yazıldığı nedenle hükmün tashihine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 42.401,48-TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 8.480,29-TL icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 2.896,44-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.281,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.105,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca 42.401,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10.06.2026
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Tashih Şerhi
Mahkememizin; █████/2026 tarih, ... sayılı kararın hüküm kısmında davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı hesabı kısmında her ne kadar;
"Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 8.480,29-TL icra inkar tazminatı talebinin reddine," şeklinde yazılmış ise de; sehven icra inkar tazminatı talebinin reddine yazıldığı anlaşılmakla maddi hesap hatası yapıldığından;
"Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 8.480,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde tashihine; 6100 Sayılı Yasanın 304. maddesi uyarınca karar verildiği şerh olunur.
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!