Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, doğal afette ticari belgeleri zayi olan faktoring şirketinin zayi belgesi talebinin, ilk derece mahkemesince TTK 82/7 kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir faktoring şirketi, sel felaketi sonucu şubesindeki ticari belgelerin zayi olduğunu belirterek Türk Ticaret Kanunu madde 82/7 uyarınca zayi belgesi verilmesini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak belgelerin TTK ve VUK kapsamında saklanması zorunlu ticari defter veya kayıt niteliğinde olmadığını ve elektronik ortamda depolandığını belirterek talebi reddetmiş, şirket ise istinaf başvurusunda, zayi belgesinin uygulama alanının yanlış değerlendirildiğini, kaybolan belgelerin ticari faaliyetlerinin asli unsuru olduğunu ve mahkemenin saklama yükümlülüğünü hatalı yorumladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2026TALEBİN KONUSU: Zayi Belgesi VerilmesiGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: Talep eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ... Faktoring A.Ş, .... Finansal Hizmetler Grubu’nun bir şirketi olup ... AŞ. bünyesinde ve ... Şubelerinde faaliyet gösterdiğini, ... Tarihinde ... İlinde meydana gelen doğal afette, ... Mahallesi ... Cad. No: ... / Antalya adresinde bulunan ... A.Ş ... Şubesini sel bastığını, şubenin zemin ve bodrum katında büyük zarar meydana geldiğini, söz konusu sel baskınında şubenin bodrum ve zemin katında gerek ... A.Ş.'ne gerekse müvekkil ...Faktoring A.Ş.'ne ait hem geçmiş döneme ait işlem görmüş belgeler hem de kullanımı bekleyen belgelerin tamamen su altında kalarak zayi olduğunu, söz konusu sel baskını nedeniyle zayi olduğu tespit edilebilen belgelerin listesi ekte CD/Flash bellek kapsamında yer aldığını, zayi olan belge asılları listesinin son halinin müvekkil .... Faktoring A.Ş'den celbi ile, zayi olan belge asılları listesinin müvekkil ... Faktoring AŞ'den celp edilerek müvekkil şirket tarafından bildirilen /bildirilecek olan belge asılları yönünden TTK 82/7 madde hükmü uyarınca zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Mahkememizce bu konuda inceleme yapılarak mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış ve raporda talep konusu belgelerin TTK ve VUK kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan ticari defter ve diğer kayıt ve belgelerden olmadığı, bahse konu belgelerin Bankacılık Kanunu ve bankacılık işlemleri kapsamında kendine has düzenlenen belgeler olduğu ve şubeler tarafından taranarak genel merkeze aktarıldığı ve birkaç yerde elektronik ortamda depolanan belgeler olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli mahiyette olduğu gözetilerek hükme esas alınmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu uyarınca talep konusu belgeler arasında TTK ve VUK kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan ticari defter ve diğer kayıt ve belgeler olmadığı gözetilerek..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu 82/7 maddesinin amacı ve uygulama alanının yanlış değerlendirildiğini, zayi belgesinin, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler hakkında verilebileceğini, müvekkilinin banka değil, faktoring şirketi olduğunu, bilirkişinin müvekkili şirketin şubesinin olup olmadığını yahut bahse konu belgelerin sisteme taranıp taranmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin, “saklama yükümlülüğü” kavramını hatalı yorumladığını, TTK 82/7 maddesinin sadece yevmiye, kebir ve envanter defteri ile sınırlı olmadığını, faktoring şirketleri bakımından; faktoring sözleşmeleri, temlik bildirimleri, borçlu cari hesap dökümleri, tahsilat evrakları, finansman belgeleri, ilgili kredi ve teminat dokümantasyonuna ilişkin belgelerin ticari faaliyetin asli unsurları olduğunu, yerel mahkemenin, belgeleri “Bankacılık Kanunu kapsamında düzenlenen belgeler” olarak nitelendirmek suretiyle TTK kapsamı dışında değerlendirme yaptığını, zayi belgesinin amacının gözetilmediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Türk Ticaret Kanunu m. 82; " (1) Her tacir;a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini,b) Alınan ticari mektupları,c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini,d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.(2) Ticari mektuplar, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalardır.(3) Açılış ve ara bilançoları, finansal tablolar ve topluluk finansal tabloları hariç olmak üzere, birinci fıkrada sayılan belgeler, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak kaydıyla, görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanabilirler; şu şartla ki;a) Okunur hâle getirildiklerinde, alınmış bulunan ticari mektuplar ve defter dayanaklarıyla görsel ve diğer belgelerle içerik olarak örtüşsünler;b) Saklama süresi boyunca kayıtlara her an ulaşılabilsin ve uygun bir süre içinde kayıtlar okunabilir hâle getirilebiliyor olsun.(4) Kayıtlar 65 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca elektronik ortama alınıyor ise, bilgiler; bilgisayar yerine basılı olarak da saklanabilir. Bu tür yazdırılmış bilgiler birinci cümleye göre de saklanabilir.(5) Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır.(6) Saklama süresi, ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yılsonu finansal tablolarının hazırlandığı ve konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.(7) Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.(8) Gerçek kişi olan tacirin ölümü hâlinde mirasçıları ve ticareti terk etmesi hâlinde kendisi defter ve kâğıtları birinci fıkra gereğince saklamakla yükümlüdür. Mirasın resmî tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fıkra gereğince on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanır." şeklinde düzenlenmiştir.Zayi edilen defter ve belgeler tacirin saklamakla yükümlü olduğu ve kullanılmış ticari defter ve belgeler olmalıdır (Bu ve diğer şartlar yönünden bkz; Şener, Oruç Hami, Ticari Defterlerin Ve Belgelerin Saklanması, Zıyaı, Zayi Belgesi Böyle Bir Belgenin Alınması ve alınmamasının Hüküm Ve Sonuçları (özellikle TTK 68/IV), Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt : 6, Sayı : 1, 2004, s.233-294, s. 245 vd.).İstinaf incelemesine konu dosyaya bakıldığında, mahkemece, bilirkişiden rapor aldırıldığı ancak bilirkişi raporu içeriğinde esasen Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu gereğince tutulması gereken defterlerden bahsedildiği, onların isimlerinin belirtildiği ve sonuç olarak, davacının yaşanan sel baskınından zarar gördüğü ve zayi olduğunu beyan ettiği ve zayi belgesi verilmesini talep ettiği evrakların VUK ve TTK kapsamında tutulması zorunlu olan defter ve belgelerden olmadığı, zayi olduğu beyan edilen belgelerin ticari defter tutulmasını etkiler nitelikte belgeler olmadığı, bahse konu belgelerin Bankacılık Kanunu ve Bankacılık ve Factoring İşlemleri hakkında ve her bankanın kendine has düzenlediği belgeler olduğu, ayrıca ve ekseriyetle söz konusu belgelerin hemen hemen tamamının şubeler tarafından taranarak bankaların genel merkezine sistem üzerinden aktardığı ve birkaç yerde elektronik ortamda depolanan belgeler olduğu, ancak söz konusu belgelerin şubede yer alan asıl imzalı nüshalarının zayi olduğunun beyan edildiği, mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Yukarıda anılan kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, zayi belgesi verilmesi yönünden mahkemeye başvurabilmek için sadece ticari defterlerin kaybolması gerekmemektedir. Tacir, ticari defterlerinin yanında, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini ve TTK'nin 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.Mahkemece bu yönden bir araştırma yapılmamıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu da bu yönüyle eksik incelemeye dayanmaktadır ve mahkemece denetlenmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm verilemez.Mahkemece, davacının faktoring şirketi olduğunu ve yaptığı ticari faaliyeti de göz önüne alarak inceleme yapacak, konusunda uzman bilirkişiden veya bilirkişilerden, zayi olduğu belirtilen belgelerin TTK m. 82 kapsamındaki belgeler kapsamında olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi yerinde olmamıştır.Sonuç olarak, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Talep eden vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. TİCARET MAHKEMESİ'NİN █████/2026 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince talebin yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde talep edene İADESİNE, 5-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından ve talebin niteliği gereği vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.